Grinin 51’inci Tonu! Serinin İkinci Kitabı 18 Haziran’da Piyasada…

Geçen yıl sinemaya filmi giren ve Türkiye’de gizli gizli büyük gündem yaratan E.L James’in (İtiraf ediyorum, yaklaşık 2 dakika isminin tek harfi, noktalı olmayan tam halini bulmaya çalıştım ama yok, olmayınca olmuyor işte!) Grinin Elli Tonu romanın ikinci serisi 18 Haziran’da İngiltere’de satışa çıkıyor. Haberlerde yer aldığı kadarıyla Grinin Elli Tonu kitabı son yılların en çok satanı.

Grinin-Elli-Tonu

Romanın yazarı (Tam halini bulmak için verdiğim başarısız mücadeleyi hatırlattığı için o ismi tekrar zikretmek istemiyorum.) ikinci kitabın erkek kahraman Christian Grey’in gözünden yazıldığını açıklamış. Aman, ne güzel! Türkiye’de cinselliğe tukaka diyerek yaklaşan genç kızlarımızın filmden sonra (Film o kadar berbat olmasına rağmen…) dibinin düşmesini ve arkadaşları arasında Jamie Dornan’ı çekiştirmelerini göz önünde bulundurduğumuzda yazarın ne kadar doğru bir tercih yaptığını söyleyebilirim. Burada “genç kızlarımız” kitlesini oluşturanların bir kısmı kitabın filmden daha iyi olduğunu bizzat bana karşı söylemişlerdi. Söylenenlerden sonra vermek istediğim cevabı hep içimde saklamıştım ama zannediyorum burada kendimi tutamayacağım. Romanın dünya çapında çok satmış olması benim gözümde “kötü denmez” olması anlamına gelmiyor. Ortada bir edebi eserden bahsediyor olsaydık benim iyi veya kötü bir yorum yapmam söz konusu olmazdı zaten.

E.L James’in oldukça sabırlı bir insan olduğunu kabul etmemek olmaz. Bir şekilde kitap yazmış herkesi sabrından ve azminden ötürü kutlarım. Ama içimden. Yani bu kendime “Ulan sana da yazıklar olsun be, kaç taslak çöpe gitti de ortada elle tutulur bir şey yok!” dememe bir sebep olabilir. Dolayısıyla her kitap benim için bir öz eleştiri sebebidir. İkinci olarak E.L James’in tebriği hak ettiği nokta şu ki, 2015 dünyasında insanlar kendini bilim ve teknolojinin gelişmesiyle zaten maddiyata doyurdu. Bunu Türkiye’de yiyeceği ekmekten vazgeçip kullanacağı akıllı telefondan vazgeçmeyen insan profilinin çokluğuyla sentezliyorum. Duygusal olarak bir doymaya ulaşmak isteyen insanlar (Bu doyum arayışı dünya çapında.) farklı şeyler yaşamak istiyor. İşte bu noktada insan ilişkilerinde “fantezi” dediğimiz kavram ve eşcinsellik arz-ı endam ediyor. Bunların tamamı benim uzun süre düşünerek ortaya çıkardığım tezlerim. Çoğunluk tarafından kabul görüp görmemesi hakkında herhangi bir yorum yapmayacağım. Yazarın tebriği hak ettiği ikinci noktanın tam da bu olduğunu düşünüyorum: Tüketimin nereye yoğunlaştığını iyi tespit etmiş. Yani insanların ilişkilerinde duygusal birtakım farklılıklar aradığını görmüştür yazar. Veya ondan önce başkaları görmüştür, bilemiyorum. Eğer öyleyse derhal tebriğimi geri aldım.

Kitap yayınlanacağı gün elektronik kitap olarak da satışa çıkacak. Ayrıca İspanyolca versiyonu da orjinaliyle aynı anda yayınlanacak. Yani ilk kitaptan sonra sağlam sermayeyle işe giren yazar ikinci seri için de epey iddialı görünüyor. Ama böyle durumlarda (İlki çok izlenmiş filmler üzerinde görüp geçirmişliğim vardır.) ikincisi hiçbir zaman birinci kadar başarılı olamıyor. Hatta hiç başarılı olamıyor. Genç nesillere ütopik bir yaşamı hedef gösterdiği açısından bakılınca da hiç başarılı olamasın zaten!

Şuraya bir dipnot: Film vizyondayken yaş sınırı olup olmadığını hatırlamıyorum. Muhtemelen vardır. Filmde yaş sınırıyla bir miktar önüne geçebildiğiniz negatif etkiler (Cinsellik burada bahsettiğim olumsuzluğun %10’unu kapsıyor bu arada.) kitapta kendini tabiri caizse tam serbestliğe bırakıyor. Kaldı ki ben bazı konularda 18 yaşın bile bir erişmişlik olmadığı kanaatindeyim. Özellikle bizim gibi üçüncü dünya ülkelerinin toplumlarında büyük bozulmalara yol açabilecek bir senaryo olduğunu belirteyim. Bozukluk sebebi cinselliğin ulu orta sergilenmesinden daha çok söz konusu senaryonun insanlara ütopik bir hedef olarak sunulmasından ileri geliyor.

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Mehmet Kılıç

[Serinletici'den ayrıldı] İnternet kültüründen nasibini almış biri; Kılıç 2009'da başladığı Sword Scene'den bugüne Kılıç Marka'da çekirdek ekibiyle sosyal medya tabanlı kolektif projeler geliştiriyor. Yürütücüsü olduğu kendi projelerinin yanısıra çeşitli internet sitelerinde, bloglarda ve Twitter gibi ortamlarda içerik üretiyor. | mehmet@serinletici.com

İlgili Yazılar:

1 Response

  1. lovecanatan@hotmail.com' fulya dedi ki:

    Türkiyede ne zaman satışa sunulacak bilgisi olan varmi ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.