Jumanji (1995) ve Dup Dup

Dup dup..

Hayatta sahip olduğunuz güzel söylemler vardır. Ne olduğunu, nereden geldiğini ve bizler için ne anlam ifade ettiğini saniyesinde anladığınız muhteşemliktedir bunlar. Bu söylemler hayatlarımızda öyle yer sahibi olurlar ki, onları kişiselleştirir ve bizleştiririz. Kullanım alanı bizden ibaret olur ve bir noktadan sonra ilk çıkış noktaları belki de “bizi unutmayın” dercesine yüzeye çıkmaya başlar.

//Spoiler İçerebilir//

Toprağa gömülmüş olan, orada kalmalı

Ailesinden ve arkadaş denemeyecek arkadaşlarından “çektikleri” diyebileceğimiz yaşanmışlıklardan sonra bir çocuk ne yapar? Herhalde çantasını alıp gitmek çok kolay bir çözüm gibi gelebilir hepinize ancak Alan Parrish için yeterli değil. Çünkü bir defa dışarıdan sadece bir kutu oyun gibi gözüken Jumanji ile karşılaşmış durumda.

Jumanji’de ikinci perde

Alan’ın gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasının üzerinden geçen yılların ardından Jumanji perdesi, en azından biz masum izleyiciler için bir kez daha; fakat yine Alan’la benzer bir ruh halini paylaşan iki kardeş Judy ve Peter için açılıyor.

Sıra kimde?

Ne demişler; Jumanji’yi “tamamlamayacaksanız başlamayın”. Uzun yıllardır kayıp oyuncuların tamamlanmasının ardından başlayan oyunda, sivrisineklerden aslanlara, maymunlardan devasa bitkilere kadar baş edilmesi gereken şeylerin listesi uzayıp gidiyor. Dikkat edilmesi gerekense oyuna belki bir 26 yıl daha ara vermeye gerek bıraktırmayacak sağlam bir ekip.

Oyunu korumak

Ve anlaşılan o ki, geçmişten alınan dersler neticesinde herkesin tek amacı, engellerin onlardan büyük heveslerle almaya çalıştığı Jumanji’yi korumak oluyor. Üstelik karşılaşılan zorluklar karşısında kaç kez üst üste.

12

Oyunlarda genel geçer kanı olarak herkes kendisi kazanmak ister değil mi? Konu Jumanji ise hayır. Her şey, belki de herhangi birinin oyunu bitirmesi halinde son bulacakken iki zarla istenen 12, kaybedeceklerinin de aslında kazanacağnı müjdeleyen ve o kadar kolay olmayan bir hayaldir orman kanunlarında. Peş peşe hızlı oynamak ise, geç keşfedilen bir liman olabilir pekala da.

Geri dönüş

Kimsenin söz vermediği ama herkesin, her şeyin biteceğine emin olması için ya da umut etmesi için geçerli nedenleri var. Ya da başka çareleri mi var deseydik?

//Spoiler İçerebilir//

Daima dup dup..

Aslında bir yer değişimi söz konusu. Kişiselleştirme ve bizleştirmeden uzak bir Jumanji incelemesinde bu dup dup giriş, girişteki dup dup ise kapanış olurdu. Ama dup dup’u kişiselleştirilmiş ve bizleştirilmiş olarak kabul etmek demek, Jumanji’den, Robin Williams’tan, filmin muhteşem hayal gücünden ve açtığı ufuklardan katbekat fazla tat alabilmek demek aynı zamanda. İzleyin ve hayatınız değişsin. Hayatınız değiştikten sonra izlerseniz de, beni daha iyi anlayın..

Facebook Yorumları
Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Tolga Erbak

1986 yılında Kırklareli’de doğan Tolga Erbak, ilk ve orta öğretimini aynı şehrin Lüleburgaz ilçesinde tamamladı. Eğitim yaşamına İstanbul Kültür Üniversitesi’nde işletme okuyarak devam eden Tolga, üniversite yaşamının ardından İngiltere’de dil eğitimini tamamladı. Bu süre zarfında online dergi EDergim’in genel yayın yönetmenliği, yabancı film/diziler için altyazı çevirileri ve çeşitli dergi & sitelere Formula 1 haber çevirileri yapıp köşe yazıları yazan Tolga, aynı zamanda Türkiye’de önemli yer tutan sözlük sitelerinden Limon Sözlük’ün de kurucusu. Tolga Erbak’ın 2010 yılında başladığı ilk romanı Gidecek Var, yaklaşık 1,5 yılda tamamlandı ve 2012′nin Aralık ayında, Cinius Yayınları’ndan çıktı. 2015 yılında Beykent Üniversitesi İşletme Yönetimi (MBA) bölümünde yüksek lisansını tamamlayan Tolga, yine 2015’te, internet kullanıcılarının değişen beklentileri çerçevesinde Limon Sözlük’ü yeniden konumlandırarak aktüel haber-eğlence sitesi Serinletici'nin kurulmasına öncülük etti ve halen Serinletici'nin genel yayın yönetmenliği konumunda yer alıyor. | tolga.erbak@serinletici.com

İlgili Yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.