Serinletici Sinema Kulübü: Julie and Julia

Serinletici Sinema Kulübü önlüğünü taktı ve soluğu mutfakta aldı. Haftanın filmi Julie and Julia ile eğlenceli ve lezzetli bir dünyaya adım atıyoruz. Eğer bu pazartesi hayata ve kendinize olan inancınızı silip süpürdüyse; Julie ve Julia’nın kendilerine olan güvenlerinden ilham alın. Bugün hem hayatınıza hem de yemeklerinize bir tutam cesaret katma günü!

‘Bu film gerçek bir hikayeye dayanmaktadır’ sözü, sanıyoruz ki Julie and Julia için söylenmemiş. Çünkü bu film iki gerçek hikayeye dayanıyor. Farklı zaman diliminde yaşayan iki kadının yaşam öyküsü, yemek tarifleriyle kesişiyor.

Kahramanımız Julia Child için yemek yemek, bir hayatta kalma çabası değildir. Onun için yemek yemek, başlı başına bir tutkudur. Bu tutkusunu kendi elleriyle beslemeye karar verdiği gün, bir başarı yolculuğuna çıktığından habersizdir. Ve tabii yıllar sonra kendisinden ‘Julia Child bir efsanedir’ diye bahsedileceğinden de. Yalnızca yemek yapmakla kalmaz bir de eşsiz tariflerin yer aldığı bir kitapla, adını aşçılık dünyasına altın harflerle yazdırır.

Gelelim Julie Powell’a… Kariyerinde önemli başarılar elde edememiş ve editörlükten memurluğa geçiş yapmış biri Julie.

Yazdığı romanını yıllardır bitiremeyen Julie, anlık bir kararla kendini bilgisayarı ve mutfak arasında mekik dokurken buluverir. Neden mi? Tabii ki Büyük Julia Child Projesi yüzünden.

Amacı Julia Child’dan ilham alarak 365 günde 365 yemek tarifini hayata geçirmektir. Projesine ilk adımı, bir web günlüğü oluşturarak başlar. Sonrasında ise gelsin tarifler, gitsin yemekler

Bir yazar olmak isteyen Julie Powell, yemek pişirme sanatının ustası Julia Child’ın izinden gitmeye karar verince ortalık bir hayli şenleniyor tabii.

Julia’nın mutfağından birbirinden güzel kokular gelirken Julie de hemen yan dairede otururmuşçasına burnuna gelen enfes kokuları içine çekiyor. Zamanla mutfaktan aşk kokuları da gelmeye başlıyor…

Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer sözünü muhtemelen Julia Child söylemiş. Çünkü yaptığı birbirinden enfes yemeklerle kocasını kendine tekrar tekrar aşık ediyor.

Julia kocasını kendine aşık ederken Julie’nin bir kenarda bekleyeceğini düşünmek bile hata olur… Julia’dan hem yemek yapmayı hem de aşkın ne demek olduğunu öğrenir.

Eğer siz de buz gibi pazartesi gününden bunaldıysanız, mutfağa girin ve kendinize basit de olsa hoş bir yemek pişirin. Kokusunu içinize çekin. İçiniz ısınsın. Yemeğinizin tadını çıkarırken de Julie ve Julia size eşlik etsin.

Bon Appétit!

Fragmanı izlemek isteyenler buyursunlar:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar: