The Revenant (Diriliş) 2015

Leonardo DiCaprio Oscar alacak mı?

Bu soru artık üst üste kaç yıldır kafamızı kurcalıyor bilmiyoruz ama Leonardo DiCaprio’nun her yapımında filmden çok aklımıza gelen ilk soru haline geliyor.

O zaman The Revenant için akla gelen ilk soru; en iyi erkek oyuncu Oscarı’ndan başlayalım. Geçmişteki güncel örneklerden The Wolf of Wall Street’te filmin tüm anlattıklarına bakılmaksızın döktüren ama olmayan, efsanevi geçmişte neredeyse alınmadık Oscar bırakmayan Titanic’ten eli boş dönen Leonardo DiCaprio, The Revenant’ta ne yaptı? Dillerden düşmeyen film boyunca sürünmekle başlarsak, kamera arkasında günün dörtte birini “ayı saldırısı makyajı” altında geçirmesini de es geçemeyiz. Normalde vejetaryen olduğu halde gerçek bir karaciğer yemesi ve ölü hayvanların içlerinde uyuması da kolay şeyler sayılmaz.

Pek çok sahne için önerilen dublör yerine kendi işini yapması da Akademi için asil bir davranış olarak kabul edilse gerek.. Eee peki sonuç? Sonuç yine Akademi’de saklı elbette. Bugüne kadar yaptıkları ve yapmadıkları değerlendirildiğinde sonuç sürekli Leonardo DiCaprio’nun aleyhinde oldu. The Revenant ile  Leonardo DiCaprio’nun Oscar’a uzanıp uzanmaması aslında son merak etmemiz gereken soru iken, hep ilk kalmaya devam etmemesi adına aktörün bu altın heykelciği bu kadar kazanmasını istiyoruz belki de.

Ve The Revenant. Esasen Leo’nun hala Oscar’ı alamaması olmasa belki böyle bir yazı da olmazdı. Çünkü film adına konuşulacak şeyler, birkaç dakikalık fragmanın izlenmesinin ardından da edinilecek deneyimler olarak ön plana çıkıyor. Sayısal olarak örneklemek gerekirse Leonardo DiCaprio’nun canlandırdığı Hugh Glass karakterinin 156 dakikalık film boyunca 15 satırdan daha az İngilizce diyaloğunun bulunması dikkatli gözlerden kaçmamanın ötesinde hesaplanmış bir veri olarak bize sunuluyor.

Çok önemli bir veri mi? Tek başına değil ama hikayenin genelindeki amaçsızlık ve bir yere varamama etkisiyle birleştikçe edindiği anlam da hayli artıyor. Kalanında ise, Glass yaralanıyor, ekip yavaşlamamak adını kendisini yaban hayatında tek başına bırakıyor, bir ihanet geliyor ve Hugh Glass toparlanarak intikam savaşı veriyor. Tek cümle, tüm The Revenant.

Filmi sever misiniz? Can alıcı ve herkese göre değişen pek çok cevap içeren bir soru. O yüzden ortalamaya vurursak yine ortalama bir şekilde sinema salonuna girer ve çıkarsınız denebilir. The Revenant’tan pek çok şey kazanmayıp pek çok şey de kaybetmezsiniz. Ama esas soru sürekli ve sürekli kafanızda dolaşırken filmin daha fazlasına odaklanmanızı sağlayamadığı da bir gerçek.

Esas soru mu? Unuttunuz mu bile?

Leonardo DiCaprio Oscar alacak mı?

Facebook Yorumları
Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Tolga Erbak

1986 yılında Kırklareli’de doğan Tolga Erbak, ilk ve orta öğretimini aynı şehrin Lüleburgaz ilçesinde tamamladı. Eğitim yaşamına İstanbul Kültür Üniversitesi’nde işletme okuyarak devam eden Tolga, üniversite yaşamının ardından İngiltere’de dil eğitimini tamamladı. Bu süre zarfında online dergi EDergim’in genel yayın yönetmenliği, yabancı film/diziler için altyazı çevirileri ve çeşitli dergi & sitelere Formula 1 haber çevirileri yapıp köşe yazıları yazan Tolga, aynı zamanda Türkiye’de önemli yer tutan sözlük sitelerinden Limon Sözlük’ün de kurucusu. Tolga Erbak’ın 2010 yılında başladığı ilk romanı Gidecek Var, yaklaşık 1,5 yılda tamamlandı ve 2012′nin Aralık ayında, Cinius Yayınları’ndan çıktı. 2015 yılında Beykent Üniversitesi İşletme Yönetimi (MBA) bölümünde yüksek lisansını tamamlayan Tolga, yine 2015’te, internet kullanıcılarının değişen beklentileri çerçevesinde Limon Sözlük’ü yeniden konumlandırarak aktüel haber-eğlence sitesi Serinletici'nin kurulmasına öncülük etti ve halen Serinletici'nin genel yayın yönetmenliği konumunda yer alıyor. | tolga.erbak@serinletici.com

İlgili Yazılar:

3 Responses

  1. Sezin Nil Tufan dedi ki:

    İzledim ve oyunculuğa bayıldım. Sadece oyunculuğa. Ama Oscar kavramı oyunculuk kadar yapımla alakalı ki Leo’nun bu yılki en büyük dezavantajı olarak bunu görüyor ve ödülü almasını beklemiyorum. Matthew McConaughey’in Dallas Buyers Club’taki Oscar alışından esinlendiler kişisel çabada ama o film muhteşemdi.

  2. Selim Kamitoğlu dedi ki:

    Eleştirilecek yerleri var ama bende genel olarak beğenenlerdenim. Oscar vurgusunu çok güzel belirtmişsin bu arada Tolga. Alsada kurtulup tek filmden bahsedebilsek 🙂

  3. Deniz Çalışkan dedi ki:

    büyük umutlarla sinemada izlemiştim geçen hafta ama beklentilerden uzak bir film. çok vahşi sahneleri var ve onun dışındaki bölümleride çok düşük tempoda geçiyor. oyuncuyu özel olarak ödüllendirirler mi bilinmez ama film olarak oscar’lık değil bana kalırsa. yazına katılıyorum 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.