Serinletici Sinema Kulübü: Woman in Gold

Serinletici Sinema Kulübü bu hafta adaletin peşine düşüyor. Haftanın filmi Woman in Gold ile Viyana’nın tarih kokan sokaklarında bir zamanlar kaybolan adalet, şaha kalkacak. Önümüze engeller çıkacak, bazıları bize bunun imkansız bir hayal olduğunu söyleyecek. Hiçbirine aldırış etmeyeceğiz; çünkü bu film ile tarihi bir ana tanık olacağız.

80 yaşında bir kadın, Maria. Nazi kuşatması sırasında Viyana’dan kaçmış. Suçu, Yahudi olmak!

Viyana’yı terk ettikten sonra Nazi askerleri tarafından evi yağmalanıyor. Birçok değerli eşyaya el konuluyor. Bunlardan birisi de meşhur Woman in Gold tablosu. Yani Maria’nın yengesi Adele’in resmi.

Amerika’ya yerleşmiş, burada kendine bir hayat kurmuş. Ne var ki onca yıl geçmesine rağmen hala bir şeylerin eksikliğini hissediyor. Kardeşinin eşyaları arasında bulduğu mektuplar geçmişe doğru bir yolculuğa çıkmasına neden oluyor.

“Bu anıları canlı tutmak için elimden geleni yapmalıyım. Çünkü insanlar unutur. Özellikle de gençler… Ve tabii bir de adalet var.”

Maria nereye ait olduğunu hatırlayamıyor. Geçmişi bugüne taşımaya karar verdiği an yolu avukatı Randy ile kesişiyor.

Sanki 68 yıl değil de yalnızca bir dakika geçmişçesine başından geçen hiçbir şeyi unutmayan Maria, her birimizi bu hikayeye ortak ediyor. Gerçek olduğu kadar cesaretle süslenmiş bir hikayeye…

Yıllar yıllar önce, efsane ressam Gustav Klimt, Maria’nın yengesi Adele’in resmini yapıyor. Ortaya meşhur Woman in Gold tablosu çıkıyor. Woman in Gold, yani Altın Kadın, Maria’nın adalet arayışını körüklüyor.

80 yıl önce yengesi Adele Bloch-Bauer, yeğeni Maria’ya şunları söylüyor: “Bir gün bu kadar utangaç olmayı bırakman gerekecek. Hayat bunu senden isteyecek.

Adele’in sözleri Maria’ya cesaret veriyor. Yıllar önce Viyana’dan kaçan Maria, yıllar sonra korkularıyla yüzleşmeye karar vererek ‘ülkesine’ dönüyor.

‘Tek düşmanım, korku.’

Maria ve Randy, birlikte pek çok engeli aşıyorlar. Birbirlerine destek oluyorlar. Zaman zaman savaşma isteklerini kaybetseler de geçmişte yapılan yanlışlar için ‘adalet’ arayışlarını kaybetmiyorlar.

Yıllar boyunca Viyana’nın adeta simgesi haline gelen Woman in Gold tablosu için Avusturya hükümeti ile bir savaş başlıyor. Randy, mahkemede tüm insanlığa bir ders veriyor:

“Bu an tarihi bir an. Geçmişin ‘şu an’dan bir şey istediği an.”

Ve adalet yerini buluyor. Maria’nın anıları hayat buluyor. Hem geçmiş hem de gelecek kazanıyor.

Eğer ihtiyacınız olan cesaret ise, Maria’yı kendinize örnek alın. Geçmişe bağlılığını, geleceğe karşı umudunu ve anılarına sıkıca sarılmasını hatırlayın.

Hatırlayın ki anılarınız canlı kalsın…

Serinletici Sinema Kulübü olarak, bizlere bu pazartesi ilham kaynağı olma şerefini bahşeden Maria Altmann’a ve Altın Kadın Adele Bloch-Bauer’a teşekkürü bir borç biliriz. 

Facebook Yorumları
Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

9 Responses

  1. Sezin Nil Tufan dedi ki:

    Ah işte bu! Hikayesine Serinletici ekibi olarak ilk elden haber olarak tanıklık ettiğimiz bir film yorumu. Gerçek hikayeler her daim ilgimi çekmiştir. Zevkle izleyeceğim ve Nevalcim.

    Seçimin için kutluyorum… 🙂

    • Neval Kurtulmuş dedi ki:

      Teşekkür ediyorum Nilcim. Sinema kulübünün en cesur karakterlerinden biri Maria Altmann. Gerçek bir hikaye olması da filme ayrı bir büyüleyicilik katıyor. Bence beğeneceksin:)

  2. Deniz Çalışkan dedi ki:

    Haberini hatırlıyorum diye düşünürkenn arayarak buldum ve evet o!!! 🙂 Mutlaka izleyeceğim çok ilgimi çeken bir hikayeydi. Ben de seçimini kutluyorum Neval 🙂

    • Neval Kurtulmuş dedi ki:

      Haberi kadar filmi de bir o kadar ilgi çekici Denizcim. Baksana haberi bile akıllarda uzun zaman yer etmiş. Kesinlikle izlemeye ve tanık olmaya değer bir hikaye. Beğenmene sevindim:)

  3. Tolga Erbak dedi ki:

    Kesfedilesi baglari da beraberinde getiren bir film, bunun da otesinde gercek bir hikaye. Randy’nin “tamamen duygusal” sebeplerle giristigi bir davada “tamamen”in otesinde bir duygusallikla Maria’yi bile tekrar ikna etme cabasina tanik oluyoruz. Bu noktada Maria’nin Randy’e karsi olan ve arada baskalari tarafindan sorgulanan guvenini de gormezden gelmek olmaz elbette.

    Sonucta mahkeme surecleri ile bezenmis, goz korkutan konular dahi ilginclikten bir dakika uzaklasmadan islenmis izlenebilirlikte bir film ve harika bir yazi. Tadini cikartin 🙂

    • Neval Kurtulmuş dedi ki:

      80 yaşında bir kadın, yanında deneyimsiz bir avukatla koskoca Avusturya hükümetine savaş açıyor. Ki özellikle Viyana için, Gustav Klimt ekmek, su kadar hayati önem taşır. Ama imkansızı başarıyorlar. Bizler de imkansız diye bir şeyin olmadığını bir kez daha öğrenmiş oluyoruz. Payımıza düşen de bu eşsiz hikayeden bir parça cesaret alarak yolumuza devam etmek. Tabii tadını çıkararak:)

  4. Deniz Çalışkan dedi ki:

    Filmimizi izledim. Bir kişiye karşı koskoca hükümet hatta iki hükümet gerçeği hayata dair fazlasıyla ilham verici. Haberinden filmine bu tanıklığı yaşattığın için teşekkürler Neval 🙂

  5. Sezin Nil Tufan dedi ki:

    Serinletici Sinema kulübü takipçileri, film severler, adalet arayıcıları ve siz Romalılar!

    Önümüzde bulunmaz bir cevher var. Bir tarafta soykırımın eşiğine dayanıp ailesini kaybeden Maria diğer yanda ise geçmişiyle yüzleşme derdine düşüp eline yüzüne bulaştıran Avusturya hükümeti. Bir kadına karşı bir ulus. Maria’ya karşı haksızlığa uğradığı kendi ulusu…

    Adalet bir gün herkes için gerekecektirin en kanlı canlı örneği bir film. Gerçek hikayeden doğan bir tarih dersi ve ilham kaynağı. İzlemediğiniz her dakikayı kendi kişisel gelişiminiz ve insanlık adına yapabileceklerinizi keşfedememeniz açısından zarar saymanız gereken bir çelişim.

    Her zaman bir avukat olmak istemişimdir. Şimdi daha çok istiyorum. Bu güzel keşif için Neval’e sevgilier…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.