Breaking Bad İle İlgili Az Bilinen Gerçekler

Amerikalı bir kimya öğretmeni olan Walter White ile onun eski bir öğrencisi olan Jesse Pinkman’ın ibret dolu öyküsünü anlatan Breaking Bad ile ilgili muhtemelen daha önce duymadığınız bazı bilgiler.

Yazı Breaking Bad spoiler’ı içerir.

Dizi henüz proje aşamasındayken, senaristin ziyaret ettiği tv kanallarının tamamı (Showtime, TNT, FX ve HBO dahil) yapımı pas geçmiş. İçlerinde sadece AMC bu senaryoda bir ışık görmüş ve haklı da çıkmış.

John Cusack ve Matthew Broderick, kendilerine teklif edilen Walter White rolünü geri çevirmişler. Daha sonra Vince Gilligan, Bryan Cranston’un The X-Files dizisinde yer aldığı bazı sahneleri AMC yöneticilerine gösterince dizinin yapımı kabul edilmiş.

Dizide Walter White’ın sürekli gözümüze gözümüze soktuğu dar beyaz slip külodu, aslında Bryan Cranston’un ısrarıymış. Senarist Vince Gilligan “Bryan Cranston, Walt’ın mümkün olan en acınası şeyi giymesini istedi” demiş.

Aaron Paul, Jesse Pinkman rolüne hazırlanmak için bayağı araştırma yapmış. “Eski bağımlılar ve halen kullananlarla uzunca bir süre vakit geçirdim. İnsanların daha önce hiç şahit olmadığım karanlık taraflarını gördüm” demiş.

Jesse Pinkman, normalde ilk sezonun final bölümünde ölecekmiş ancak Vince Gilligan, Aaron Paul’un performansını gördükten sonra fikrini değiştirmiş. Aaron Paul “böyle bir şey olsaydı kariyerim biterdi ve diziyi her hafta hıçkırıklarla izlemeye devam ederdim” demiş.

Skyler White rolüyle Emmy ödülü kazanan Anna Gunn, çekimler sırasında gizemli bir hastalıkla boğuşup durmuş. “Bana verdikleri kortizondan dolayı sürekli şişerek kilo aldım. Tanrıya şükür, şimdi daha iyiyim” demiş.

Dizide Walter Jr’ı oynayan aktör R.J. Mitte’ın gerçek hayatta da cerebral palsy (beyin felci) rahatsızlığı varmış ancak etkileri canlandırdığı karakterde olduğu kadar ağır değilmiş. Yani Walter Jr’ın sahip olduğu konuşma engeli ve koltuk değnekli yürüme şekli neyse ki gerçek hayatta kendisinde yokmuş.

Senaryonun özgün halinde Walt, Jane’nin ölümünden direkt olarak sorumluymuş. Final versiyonda Walt, Jane’in başını arkaya iter ve böylece kızın boğulmasını seyreder ancak ilk halinde ise kazara ensesine vurup bayılttıktan sonra boğulmasını izler ve bunu engelleyecek hiçbir şey yapamazmış.

Aaron Paul (Jesse Pinkman), Raymond Cruz (Tuco Salamanca) ile yaptığı dövüş sahnesinde beyin sarsıntısı geçirmiş. Bu kaza ile ilgili olarak ise “hatırlayabildiğim kadarıyla gözlerim karardı ve bayıldım. Daha sonra uyandığımda ise sağlık görevlimiz gözüme fener tutuyordu.” demiş.

Gus Fring İspanyolca’yı gayet güzel konuşabildiği halde bu karakteri canlandıran aktör Giancarlo Esposito İspanyol değil, aslında İtalyan’mış.

Walt ve Jesse’nin mavi meth’i aslında kristalize edilmiş şeker, yani özgün adı ile rock candy imiş.

Normalde 3. sezonun asıl kötü adamı Tio Salamanca olacakmış ama yapımcılar Giancarlo Esposito’nun performansını gördükten sonra değişikliğe gidilmiş ve baş kötü karakter Gus Fring olmuş.

Los Pollos Hermanos kurgu bir lokantaymış. Dizide kullanılan binası ise Albuquerque’deki “Twisters” isimli gerçek bir restorantmış.

Bryan Cranston, evinin çatısına atması gereken pizzayı hem tek seferde fırlatmış, hem de görüntü yönetmeninin tam istediği şekilde (malzemeli kısım yukarıda) oturtmuş. Haliyle bu sahne büyük şaşkınlıkla ve tek çekimde hemen bitmiş.

Dean Norris (Hank Schrader), final sezonun ilk yarısında canlandırdığı karakterin öldürülmesini istemiş, böylelikle yeni bir komedi dizisinin pilot bölümü için rol alımına yetişebileceğini belirtmiş. Ancak Vince Gilligan “Sana ihtiyacım var. Sen olmadan son sekiz bölüm için ne yazabilirim ki” demiş.

Bryan Cranston sette çok eğlenceli ve şakacıymış. Aaron Paul, kendisi için “dildo şeklinde bir su tabancası ile sürekli yüzüme su fışkırtırdı” demiş.

Jonathan Banks’in (Mike Ehrmantraut) dizideki rolü aslında çok küçük olacakmış. Normalde avukat Saul Goodman (Bob Odenkirk) için çalışan ve Jane öldüğünde cesedi temizlemesi için gönderilen bir adam olarak diziye dahil edilmiş ancak ilerleyen zamanlarda senaryoda çok daha büyük bir şekilde yer almış.

Dizi seti normalde Riverside – California’da kurulmuş ancak daha sonra film ve tv yapımcılarına geri ödenen önemli miktarda vergi iadesi avantajından faydalanma amacıyla New Mexico’ya taşınmış.

Dizide üretilen mavi meth (diğer adlarıyla blue sky veya blue meth), bir diğer amc yapımı The Walking Dead’in bölümlerinden birinde de görülmüş.

Dizinin en iyi bölümlerinden Ozymandias’ın (S05E14) başındaki flashback sahnesi, dizi için çekilen en son sahneymiş. Yapımcı ve senarist Vince Gilligan, bu sahne sonlanınca ekibine mini bir tebrik konuşması yapmış.

Dizi bölümlerinden birinde Bryan Cranston tamamen çıplak kalmış. Soyunurken o kadar rahatmış ki, Aaron Paul kahkahalarla “adam arkasını döndü, yürümeye başladı ve soyunuverdi. ne zaman bir fırsatını bulsa bana illa o götünü gösterecek, bunu yapmaya bayılıyor.” demiş.

Çekimler montaja gönderildikten sonra Bryan Cranston, parmağının üstüne dizinin logosundan bir dövme yaptırmış ve “ne zaman ellerime baksam gözüm parmağıma takılıyor ve orada Breaking Bad’in logosunu görmek her seferinde beni gülümsetebiliyor” demiş.

Ekşi Sözlük / cok sey hakkinda az sey bilen adam

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Tolga Erbak

1986 yılında Kırklareli’de doğan Tolga Erbak, ilk ve orta öğretimini aynı şehrin Lüleburgaz ilçesinde tamamladı. Eğitim yaşamına İstanbul Kültür Üniversitesi’nde işletme okuyarak devam eden Tolga, üniversite yaşamının ardından İngiltere’de dil eğitimini tamamladı. Bu süre zarfında online dergi EDergim’in genel yayın yönetmenliği, yabancı film/diziler için altyazı çevirileri ve çeşitli dergi & sitelere Formula 1 haber çevirileri yapıp köşe yazıları yazan Tolga, aynı zamanda Türkiye’de önemli yer tutan sözlük sitelerinden Limon Sözlük’ün de kurucusu. Tolga Erbak’ın 2010 yılında başladığı ilk romanı Gidecek Var, yaklaşık 1,5 yılda tamamlandı ve 2012′nin Aralık ayında, Cinius Yayınları’ndan çıktı. 2015 yılında Beykent Üniversitesi İşletme Yönetimi (MBA) bölümünde yüksek lisansını tamamlayan Tolga, yine 2015’te, internet kullanıcılarının değişen beklentileri çerçevesinde Limon Sözlük’ü yeniden konumlandırarak aktüel haber-eğlence sitesi Serinletici'nin kurulmasına öncülük etti ve halen Serinletici'nin genel yayın yönetmenliği konumunda yer alıyor. | tolga.erbak@serinletici.com

İlgili Yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.