Cadı Kazanı: Sosyal Medya

‘Sosyal medya’ denilen cadı kazanında gezinip duruyoruz. Her defasında da maksimum 2 dakika bakınıp, bu tekin ve samimiyetsiz mıntıkayı terk ediyoruz. Önce çocuklar ve kadınlar prensibini benimsemiş bireyler olarak süpürgemize binip uzaklaşıyoruz.

Neden mi? Daha önceki veryansınlarda da belirttiğimiz üzere ilk sebebimiz ‘bıkkınlık‘. İkinci sebep ise ‘yapmacıklık‘. İnsanların sahte davranışlarına katlanamıyoruz.

Aslında eşiyle pek de mutlu olmadığını bildiğimiz bir yakınımızın fotoğrafını görüyoruz mesela. Fotoğrafın üstünde bir not: ‘Sevildiğini hissediyor’. Yanında kalpler, böcekler, çiçekler, toplamda 134509 adet emoji…

İşte sorun buradan kaynaklanıyor. Aslında sevildiğini hissedemeyen kişiler, sosyal medya üzerinden mutluluk çığırtkanlığı yapıyor. Sosyal medyadaki mutluluk oyunları, ne yazık ki uzun süre dayanmıyor. ‘Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildi’ itirafı ile iskambil kağıdından mutluluklar bir bir yıkılmaya başlıyor.

Samimiyetsizlik almış başını gidiyor. Birbirini görmeye dayanamayan insanlar sosyal medyadan birbirlerinin fotoğrafını beğeniyor. ‘Kim daha mutlu’ yarışı, eklenen fotoğrafların sayısıyla ölçülüyor. Ya da ‘bakın benim bugün moralim bozuk, dünya dönmeyi bıraksın’ gibi bir benmerkezcilik ile egolar tavan yapıyor!

Hanımlar, beyler ve özellikle ‘çocuklar’… Sosyal medyayı bir kenara bırakmanın vakti geldi. Bırakın fotoğraf filtreleriyle oynamayı; önce hayatınızdaki doğruları/yanlışları filtreleyin. Düşünün, düşünmeye vakit ayırın. Yeni bir şeyler üretin. Kaybolan gülümsemenizi selfie’lerde aramayın.

Hayatınızın karşısına geçin, elleriniz acıyana kadar kendinizi alkışlayın. Yanlışınızı, kötü çıkan fotoğrafınızı, sinir olduğunuz komşunuzu, altını yaktığınız bir tencere yemeği alkışlayın.

İyisiyle kötüsüyle kendi hayatınıza sahip çıkın!

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

2 Responses

  1. Tolga Erbak dedi ki:

    Adeta köşe yazısı formunda.. Hatta “cadı kazanı” kısmından sonrası değişerek köşe yazısı serisinin başlangıcı olabilir bile.

    PS: Buradaki “cadı kazanı” tabiri tamamen şans eseri olup herhangi bir ikincil mesaj taşımamaktadır 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.