Serinletici Sinema Kulübü: Peggy Sue Got Married

Zamanı geri alabilsek ne güzel olurdu değil mi? Her şeye en baştan başlardık, hiç hata yapmazdık, hayatımız kusursuz olurdu… Biz bunları yazıp bir yandan da iç çekerken uzaklardan bir kahkaha sesi duyuyoruz. Ne de olsa insanlar plan yapar Tanrı gülermiş.

Belki de bu kez gülme sırası bizdedir, ne dersiniz? Öğrenmenin tek yolu var: Zamanda ufak bir yolculuğa çıkmak… Haftanın filmi Peggy Sue Got Married ile, Serinletici Sinema Kulübü’nde fantastik ve nostaljik rüzgarlar esiyor!

‘Keşke her şeye baştan başlayabilsem…’

‘Keşke’lerimiz, pişmanlıklarımız, hatalarımız en umutsuz olduğumuz anlarda baş ucumuzda beliriverirler. Her şeye baştan başlasaydık ne de güzel olurdu değil mi? İşte Peggy Sue’nun aklından geçen de tam olarak bu cümleydi.

Peggy Sue 43 yaşındaydı, aldatılmıştı, kocasından boşanmak üzereydi ve muhtemelen bundan sonraki yaşamını umutsuzca tek başına geçirecekti…

Bu düşünceler içinde boğulan Peggy Sue, eski balo elbisesini üzerine giyip soluğu mezunlar partisinde aldı. Merdivenleri çıkarken elbise seçimi yüzünden gergin olan Peggy Sue, ‘böyle partilerde inanılmaz şeyler olur’ diye endişelenip durdu.

Ve gerçekten de inanılmaz bir şey oldu: Sahnede bayılan Peggy Sue, uyandığında kendini 1960 yılında, yani lise çağında buldu.

‘Buraya nasıl geldim?’

Mezunlar gecesinde eski günleri yad eden Peggy Sue, nasıl olup da eski zamanlara döndüğünü anlayamıyordu.

Önce yaşadıklarının rüya olduğunu zanneden Peggy, bir süre sonra zamanda yolculuğun mümkün olup olmadığını düşünmeye başladı.

Ve ‘en başa’ döndüğünü fark etmesi çok uzun sürmedi. Peggu Sue, hatalarını düzeltmek için kolları sıvadı. Hatalar listesinin ilk ve tek maddesi: Charlie Bodell!

‘Korkuyorum, hiçbir şeyi değiştiremiyorum.’

Gelecek yaşamında olanlardan ders alan Peggy Sue, geçmişini değiştirerek kalbinin kırılmasını önleyebileceğini düşünüyordu.

Ama hesaba katmadığı bir şey vardı; insanız sonuçta, ‘hata yaparak büyüyoruz’. Şikayet etsek de, bazen kendimize kızsak da yaşayarak öğreniyoruz…

Geleceğini değiştirmek için farklı yollar deneyen Peggy Sue, hata yaparak yaşamanın bir meziyet olduğunu gösteriyor bizlere. Zamanı geri alabilseydik, gerçekten en doğru olanı mı seçerdik, yoksa bizi olduğumuz kişi haline getiren hataları bir bir tekrarlar mıydık?

80’li yıllarda çekilen en iyi fantastik filmlerden biri olan Peggy Sue Got Married, hayatınıza (özellikle de pazartesi gününe) biraz sihir, biraz eğlence ve bolca cesaret katacak.

Gözlerinizi kapatın ve kendinizi geçmişten gelen esintiye bırakın. İyi seyirler…

Fragman çanları kimin için çalıyor?

Facebook Yorumları
Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

4 Responses

  1. Sezin Nil Tufan dedi ki:

    “Zamanda ufak bir yolculuk” dedin ya Nevalcim, hem film kendi adına bu yolculuğa çıkacak hem de biz filmin çağına gideceğiz. İki aşamalı bir eğlence ve derinlikli bir yapım kokusu alıverdim. Bir terslik yaşamazsam yarına izlemiş olacağım… Süper anlatmışsın her zamanki gibi 🙂

  2. Sema Doğan dedi ki:

    Fazla iyi.

    Dün gece tam da film arayışım sırasında güvendiğim Serinletici Sinema Kulübü’nü bekleme konusunda bir kaz daha haklı çıkçaktan çok mutluluk duydum. Son dönemde hak ettiği oyunculuk karşılıklarını bulamayan Nicolas Cage’in en deli dolu zamanlarında ve tam olarak yine deli dolu bir rolde izlemeye bayıldım. İnsanın canı dışarı adım atmak istemez ya bir kenara kurulup oş bir ışıkta sıcak bir içecekle oturup tadının çıkartılması gerekli bir film. Neval’i kutluyorum….

  3. nukaran@gmail.com' nuka dedi ki:

    sıradan bir lise gençlik filmidir. sadece biraz fantastik hava katılmış ancak o da başarısızca kullanılmıştır.

  4. Sezin Nil Tufan dedi ki:

    Oturduk, izledik şimdi de söyleyeceklerimizi söyleyelim…

    Filmde fantastiklik akıyor. Bu konuda çok mutluyuz. Bir düşüncenin gerçekleşmesi, bir olayın doğaüstü bir şekilde resmedilmesi harika.

    Bu sefer takıldığım konu oyuncuların gençlik yılları. Özellikle de Kathleen Turner. Peggy Sue’yu oynayan… İçinde bulunduğu çağa çok yakışırken onu bir liseli üniforması içerisinde görmek biraz yadırgayıcı oldu. O çağları çoktan geçmiş hali o kadar net anlaşılıyor ki, biraz değil bir hayli sırttı.

    Çok güzel film her şey çok güzel ama böyle şeylere takılıyorum işte….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.