Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

İnsanların bulundukları sıkıcılıktan çekilip çıkartılabilmesi ne kadar mümkünse, onların hayatları boyunca aynı çizgide ilerlediklerini düşünmek de o kadar olasılık dışıdır.

Almanca çeviri yapmak dışında deyim yerindeyse etliye sütlüye dokunmayan, kendi dünyasının dışına çıkmayan, sıkıcı, anlaşılmaz ve sıkça hastalanan yaşı ilerlemiş Raif Efendi, sizi geçmişini keşfetmeye çağırıyor.

Belki de şu ana kadar merak eden olmadığından olsa gerek, Raif Efendi’nin öyküsü de kendi içe kapanıklığında boğulmaya mahkum kalmış, yeni iş arkadaşı Rasim ile tanışana kadar da fazla merak uyandırmamıştır.

Girişte anlatıcımız da olan Rasim, Raif Efendi’nin garipleri karşısında bizi en baştan fikir sahibi yapan kişi olarak ön plana çıkıyor. İlerleyen dönemde bu içine kapanık adamın dünyasına  -kişilik özelliklerinin benzerliğini de yakalayacağınız üzere- ilgi duymaya başlayan Rasim, Raif Efendi’nin hastalığının etkisiyle ilişkilerini ev ziyaretlerine kadar taşıyor. Bu esnada bulduğu günlük benzeri bir defter ise bizi, Raif Efendi’nin gençliğine taşıyor.

Herkesin sıfırdan başlayacağının en güzel örneği ile karşılaşıyoruz Raif Efendi’nin 20’li yaşlardaki gençliğinde. Babasının işi sebebiyle onu gönderdiği Berlin’de, sabunculuktan çok sanata ilgi duymaya başlayan genç Raif için hayatının dönüm noktası bir galeride karşılaştığı Kürk Mantolu Madonna(*) tablosuyla değişmeye başlıyor.

Tablo, Raif’i hiç beklemediği tesadüfler eşliğinde Maria Puder ile tanıştırırken, bu rastlantı ikilinin hayatlarında daha önce pek de yaşamadıkları deneyimlere yelken açmalarına sebebiyet veriyor.

Türkçe’sini kolay kolay anlayamadığımız bir geçmişten, listelerden haftalarca inmeyeceği geleceğe yol almış olan bir kitap Kürk Mantolu Madonna. Üstelik, karşısında merak duygunuza yenilmenize değecek türden..

(*) Sabahattin Ali’nin 1943 tarihli romanı Kürk Mantolu Madonna’daki Maria Puder isimli karakter, Andrea del Sarto tarafından çizilen Madonna delle Arpie tablosundaki Bakire Meryem’e benzetilerek tasvir edilmiştir. (Wikipedia)

Görseller için Neval Kurtulmuş‘a sevgiler…

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Tolga Erbak

1986 yılında Kırklareli’de doğan Tolga Erbak, ilk ve orta öğretimini aynı şehrin Lüleburgaz ilçesinde tamamladı. Eğitim yaşamına İstanbul Kültür Üniversitesi’nde işletme okuyarak devam eden Tolga, üniversite yaşamının ardından İngiltere’de dil eğitimini tamamladı. Bu süre zarfında online dergi EDergim’in genel yayın yönetmenliği, yabancı film/diziler için altyazı çevirileri ve çeşitli dergi & sitelere Formula 1 haber çevirileri yapıp köşe yazıları yazan Tolga, aynı zamanda Türkiye’de önemli yer tutan sözlük sitelerinden Limon Sözlük’ün de kurucusu. Tolga Erbak’ın 2010 yılında başladığı ilk romanı Gidecek Var, yaklaşık 1,5 yılda tamamlandı ve 2012′nin Aralık ayında, Cinius Yayınları’ndan çıktı. 2015 yılında Beykent Üniversitesi İşletme Yönetimi (MBA) bölümünde yüksek lisansını tamamlayan Tolga, yine 2015’te, internet kullanıcılarının değişen beklentileri çerçevesinde Limon Sözlük’ü yeniden konumlandırarak aktüel haber-eğlence sitesi Serinletici'nin kurulmasına öncülük etti ve halen Serinletici'nin genel yayın yönetmenliği konumunda yer alıyor. | tolga.erbak@serinletici.com

İlgili Yazılar:

5 Responses

  1. Sezin Nil Tufan dedi ki:

    Modernizasyon şart.

    “Türkçe’sini kolay kolay anlayamadığımız bir geçmişten” demişsin ya, kitabın kırılma noktası bence budur. Modern çağda bu denli varlık gösterebilen bir kitabın yeni kelimelerle modernize edilmesi bana kalırsa gerekli izinler sağlanıp pekala gerçekleştirilebilir.

    Böyle projeleri modernleştirme deyince hep dizi çekme havasına giren yapımcılara kapak olur.

    Çok güzel bir inceleme olmuş Tolga kutluyorum.

  2. Sezin Nil Tufan dedi ki:

    Neval’in fotoğraf dokunuşunu da kutluyorum. Harika bir ekip çalışması gerçekleştirmişsiniz 🙂

  3. Basaktunal@gmail.com' Basak Tunal dedi ki:

    Gecmis ile gelecegimizi birlestiren, 3 jenerasyona hukmedip dorduncusu icin hazirlanan muhtesem bir basyapit.

    Bu arada modernizasyon kitaplara olmaz diye biliyorum.

  4. Sema Doğan dedi ki:

    Çok satan bir kitap. Ben de okudum ama zamanı daha iyi değerlendirecek eserler olduğuna inanıyorum. Bizim çağımıza çok hitap etmiyor. Her şeye karşın güzel inceleme Tolga. Ve güzel fotoğraflar Neval 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.