Serinletici Sinema Kulübü: The Muppets

Serinletici Sinema Kulübü’nde bu hafta çocukluğumuza dönüyoruz. Haftanın filmi The Muppets, bizleri hem eski hem de yeni bir yolculuğa çıkarıyor. Her şeyi çok çabuk unutan insanlığa, kahkaha ve mutluluk ile harmanlanmış geçmişi hatırlatıyor. The Muppets, hem dinlenesi hem de izlenesi bir hikaye ile karşınızda…

Muppet Show, 70-80’li yıllara damgasını vuran, kuklalardan oluşan bir tv programı. Yüzümüzde emsalsiz bir gülümsemeye neden olan ve her biri ikonikleşen bu kuklaların hayatımızdaki yeri bambaşka. Tabii her güzel şey gibi Muppet Show da bir gün sona erdi. Aradan yıllar geçip de ‘eskiyen’ şeylerin tekrar popüler olmasıyla sevimli kuklaları bu kez beyazperdede izleme şansına eriştik.

Yıllar önce dağılan Muppets’in bir araya geliş hikayesine siz de bizim gibi bayılacaksınız! Her şey Muppet hayranı iki kardeşin Los Angeles’a, Muppets stüdyolarına gitmeyi istemeleriyle başladı.

Walter, Gary ve Gary’nin sevgilisi Mary; Muppets stüdyolarındaki gezintileri sırasında kötü kalpli iş adamı Tex Richman’ın kukla tiyatrosunu satın alıp yıkacağını öğrenirler.

Üç kafadar soluğu Muppet Show’un sunucusu kurbağa Kermit’in yanında alırlar. Ekibin dağıldığını ve tekrar bir araya gelmelerinin olanaksız olduğunu söyleyen Kermit, kukla tiyatrosunun yıkılacağını öğrenince imkansızı başarmayı kendine görev edinir.

‘Tek yapmanız gereken yeniden başlamak…’

Hayatlarına farklı kariyer alanlarında devam eden kuklaları arayıp bulacaklar ve 10 milyon doları bir araya getirerek tiyatroyu kurtaracaklardır. Her şeye en baştan başlayacaklardır.

‘Müziğin başlama zamanı… Işıkların yanma zamanı… Muppetler’le buluşma zamanı…’

Eski Muppet dostların yavaş yavaş bir araya toplanmasıyla hikaye daha renkli bir hal almaya başlıyor. Kendilerine bir yapımcı bulan kuklalar, televizyonda bir program düzenlemeyi garantiliyorlar.

Yapımcının tek şartı ise programı ünlü birinin sunması… Bu şartı yerine getirmek için bir hayli çaba sarf eden sevimli Muppetler, bu eşsiz görev için Jack Black‘i seçiyorlar. Seçmiyorlar, daha doğrusu kaçırıyorlar!

Kuklaların yıllara dayanamayan esprileri Jack Black’in isteksiz sunuculuğunda hayat buluyor. Ve bağış için beklenen telefonlar birbiri ardına çalmaya başlıyor…

Karşılarına engeller çıkıyor ama vazgeçmiyorlar. Kötü insanlara inat, iyiliğin ve cesaretin var olduğunu kanıtlıyorlar. Son ana kadar çabalamaya devam ediyorlar.

Ne olursa olsun, onları Walter’ın bir araya getirdiğini bir saniye bile unutmuyorlar. Walter gerçekten de çok özel biri… Burada bir parantez açmamız şart: Walter’ı film boyunca bir muppet yani kukla olarak izliyoruz. Gerçekte insan mı yoksa kukla mı olduğu anlaşılmıyor.

İnsansı muppet‘ diye nitelendirilen Walter, kafamızda güzel bir soru işareti olarak kalıyor. Sanırım Walter bize bir şey anlatmaya çalışıyor: İnsanların size ne ya da kim olduğunuzu söylemesine izin vermeyin. Nasıl hissediyorsanız öyle yaşayın… 

Nerede kalmıştık… Walter’dan çok şey öğrenen kuklalar, Walter’a unuttuğu bir şeyi hatırlatmayı ihmal etmiyorlar:

‘Hep diğer insanlara inandın, bu kolay iş. Er ya da geç, kendine de inanman gerekir. Büyürsün çünkü. Büyüyünce olmak istediğin kişi olman gerekir.’

Başarısız olsanız da mücadele etmenin tadına varmalısınız. Hayatı öylece akışına bırakırsanız ancak bir figüran olursunuz. Oysaki siz, istediğiniz hayatı yaşamak için sahneye çıkmalısınız.
Şimdi sıra sizde!

İyi seyirler…

Serinletici Sinema Kulübü Puanı:

Sahneyi fragmana bırakıyoruz:

Facebook Yorumları
Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

12 Responses

  1. Sema Doğan dedi ki:

    Muppetsss!

    Küçüklüğümün kahramanıydılar. Pek çok kimse gibi favorim Kermit olsa bile hepsinin yeri kalbimde ayrıdır. Muppet Puppet Planet şova gitmişliğim bile vardır ki bunun ötesinde Türkiye gibi bir ülkede daha büyük fan zor bulunur:)))

    Film unutulan Muppet’ları biraz hüzünlede olsa bize hatırlatıyor. Çok güzel film ve harika bir inceleme Nevalcim. Sana kuklalar adına minnet sunuyorum:))

  2. klementaryan@gmail.com' Klement dedi ki:

    izlerken çok çok eğlendiğimiz, içinde absürt komedi ögeleri de bulunduran film.

  3. demetkamerci@gmail.com' Demet dedi ki:

    Filmin Türkçe dublajlı halinde hindi yerine kullanılan Turkey-Türkiye kısmı Mısır olarak çevrilmiştir. Bir dilde yaşadığımız problemi hemen bir diğerine atmak gibi huylarımızı bize göstermiştir.

  4. Sezin Nil Tufan dedi ki:

    Bugüne kadar her daim insanları güldürmeyi görev edinmiş kuklacıklarımızın bizi hüngür hüngür ağlattığı film olmuştur.

    İnsanlık burada durup kendisine şu soruyu sormalı: “Ben gelecek nesilleri vurdulu kırdılı garip çizgi filmlerle mi yetiştireceğim yoksa muppets gibi efsanelerle mi?”

    Muppets’ın ardındaki unutulmuşluk filme hakim olduğu kadar bu soruya da cevap veriyor.

  5. Sezin Nil Tufan dedi ki:

    Ayrıca favori karakterim kurabiye canavarıdır. Bir ben mi görmedim filmde? Sorun bende mi? İtiraf edin…

  6. Sezin Nil Tufan dedi ki:

    Çok güzel yazı olmuş Nevalcim. 8 puanı alır bana sorarsanız 😀

  7. candydecandy@gmail.com' Candy dedi ki:

    bir muppet show delisi olarak gözlerim dolarak izlediğim film olmuştur kendisi. hatta o kadar mutlu etti ki beni izlemek ve tekrar muppetları görmek son bir iki ay içinde en mutlu olduğum zamanın filmi izlediğim zaman olduğunu söyleyebilirim.

  8. Selim Kamitoğlu dedi ki:

    kurabiye canavarını bende aradım ve hatta bekledim ama gerçekten gelmedi…. neden yer almadığını bilen var mı? en ünlü kuklalardan biridir oysa.

    yazı çok güzel olmuş nevalcim. zevkle okudum ve izledim 🙂

  9. Tolga Erbak dedi ki:

    Aslında Cookie Monster/Kurabiye Canavarı’nın durumu biraz araştırmayla çözülebiliyor. Şöyle ki, temelde iki tane şov var. Sesame Street (Susam Sokağı) ve The Muppet Show. Kermit gibi bazı karakterler iki şovda da ortak. Ama Cookie Monster -ve onun gibi yokluğu belli olmayanlar da var- Sesame Street üyesi bir kukla. The Muppet Show çıkışlı The Muppets filminin dağıtıcısı ise Disney. Dolayısyla Disney’in Cookie Monster gibi Sesame Street üyelerini The Muppets’ta kullanma hakkı yok. Farklılık buradan geliyor.

    Ortamı yasal cehenneme çevirdikten sonra durumu kurtarmaya çalışırsak gayet esprili, duygusallık öğelerini barındıran ve kendini zevkle izleten bir yapımdı. Onun da öncesinde zevkle okutan bir Neval yazısı olduğu gibi 🙂

    • Sezin Nil Tufan dedi ki:

      “Siz cahillere böyle cevap verilir ” şeklinde yorumlarla dolaşıyorsun Tolga. Yanlış anlayacağız bak dikkat et 😀

  10. Selim Kamitoğlu dedi ki:

    Neee bende mi cahil oldun Nil senin yüzünden? 😀

    • Sezin Nil Tufan dedi ki:

      Benim yüzümden değil kendi yüzünden olmuşsundur olmuşsan da.

      Yok bana sorarsan evet doğru. Hatta baş cahilsin 😀

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.