Serinletici Sinema Kulübü: About Time

Zamana, daha doğrusu zaman yolculuğuna karşı bir sempatimiz olduğunu hep söylemişizdir. Eğer bu yazıyı yüz yıl sonra okuyorsanız ve zamanda yolculuk nihayet başladıysa, lütfen Serinletici Sinema Kulübü’ne uğramayı ve bizleri onurlandırmayı unutmayın.

Geleceğe notumuzu düştükten sonra bugüne dönüyoruz. Mademki henüz bu tarz bir fantastik yolculuk icat edilmedi; o zaman biz de zamanın içinde gezinmenin mümkün olduğunu anlatan filmlerle yetiniyoruz. Sinema kuşağında bu hafta zaman yolculuğunu en sade şekilde ve hayattaki en normal olaymışçasına anlatan bir film var: About Time.

Adım adım mükemmel hayata!
Tim içine kapanık, sessiz bir gençti. Takım elbiseleriyle gezinen ilginç dayısı Uncle D’den tutun da, çıplak ayaklarıyla ortalığı birbirine katan kardeşi Kit Kat’e kadar rengarenk bir ailenin en soluk üyesiydi. Peki ama nasıl oldu da Tim böyle bir hikayede başrolü kapıverdi?

Her şey ilginç bir aile sırrı ile başladı…
Tim Lake, 21 yaşına geldiğinde babasından ilginç bir aile sırrı öğrendi: Ailenin erkekleri gizli bir yeteneğe sahipti. Lake erkekleri zamanda yolculuğa çıkabilme gibi bir ayrıcalıkla kutsanmışlardı. Artık Tim’in de bu ‘zaman yolcuları kulübü’ne dahil olmasının zamanı gelmişti. Zaman yolculuğu ile ilgili bilmesi gereken en önemli şey, sadece kendi geçmiş yaşantılarına gidebilmeleriydi. Gelecekle işi yoktu bu yolculuğun. Geçmiş ve bugün arasında sürüp giden esrarengiz bir zaman oyunuydu.

Zaman sihirli bir varlıktır.
İlk önce babasına inanmayan Tim, yeni keşfettiği bu çılgın yeteneği sayesinde zaman içinde keşif gezilerine çıkmaya başladı. Bundan böyle Tim’in hayat amacı geçmiş yaşantısında hüsrana uğradığı olayları değiştirebilmekti.
Londra’ya taşınarak burada kendine bir hayat kurmaya çalışan Tim, günün birinde hayatının kadını Mary ile tanıştı. İlk görüşte Mary’ye aşık olan Tim, onu elde etmek için zamanın sınırlarını zorlamaya başladı. Tim’in bilmediği şey, geçmişte yaptığı en ufak bir değişikliğin bile ‘bugün’de büyük olaylara sebebiyet verdiği idi.

Hikaye başlıyor muydu yoksa yeni mi bitmişti?
Tim ve Mary’ninki bir aşk hikayesiydi. Ama bu hikaye bittikten sonra başlamaya meyilliydi ya da hiç başlamadan bitmeye elverişliydi. Bu nedenle de Tim, zamanı zorlamaya karar verdi. Tam da kavuşamayacaklarını düşündüğümüz anda hem zaman hem de aşk sihrini konuşturmaya başladı.

Zamana hükmedemezsin.
Tim, zaman yolculuğu sayesinde hayatını mükemmel bir hale getirmeye çalışırken, zamandan daha üstün bir gücün varlığını unutmuştu. Doğanın döngüsü ile Tim’in kendine çizdiği mükemmel planlar, bir süre sonra çatışmaya başladı.

Anı yaşa!
Zaman yolculuğu ile kusursuz hayatın peşinden koşan Tim, hep daha iyiye ulaşmayı amaçladığından; yaşadığı güzel anlardan vazgeçtiğinin farkına varamamıştı. Hayatın hatalarla güzel olduğunu anlayamamıştı. Taa ki zamana hükmedemeyeceğini idrak ettiği o güne kadar… O günden sonra Tim hayatını değiştirmeyi değil yaşadığı anı güzelleştirmek için çabalamaya başladı.

“Hepimiz hayatımızın her günü zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Bu önemli yolculuğu güzelleştirmek için yapabileceğimiz tek şey ‘elimizden geleni yapmak’.”

Bu pazartesi, mükemmelin hayaliyle yaşamaktansa gerçeklerden keyif almaya ne dersiniz? Elinizden geleni yapın ve hiçbir şeyden pişmanlık duymadan yaşayın!

İyi seyirler…

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

About time & about fragman:

Facebook Yorumları
Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

10 Responses

  1. Sema Doğan dedi ki:

    Fragmanını seyretmiş ve çok beğenmiştim. Sonra neden izleyemedim bilmiyorum ama sinema kulübümüzde takip etmek çok güzel olacak… 🙂

    • Neval Kurtulmuş dedi ki:

      Bazen öyle unuttuğumuz filmleri sinema kulübüyle hatırlamak iyi oluyor Semacım. Beğeneceğini umuyorum:)

      • Sema Doğan dedi ki:

        Salı akşamı izledim ve bayıldım Nevalcim. Konusu hiçbir filme benzemeyen film kaldı mı diye düşünürken bir tanesine denk gelmek çok iyi geliyor 🙂

  2. deniz.apcil@gmail.com' cashback dedi ki:

    cashback’i mutlaka izlemelisiniz bu filmden sonra.

  3. Merve Deniz dedi ki:

    Patlamış mısırımı alıp 9’da izlemeye koyuldum ve bayıldım. Hayal gücünü, aşkı, aşk için feda edilenleri anlatan fantastik bir yapım olmuş.

    Çok beğendim Nevalcim. Yazı ve film bir harika :)))

    • Neval Kurtulmuş dedi ki:

      İşte Serinletici Sinema Kulübü’nün aradığı ruh:)) İşin sırrı patlamış mısırda:) Beğenmene sevindim Mervecim.

  4. Sezin Nil Tufan dedi ki:

    izlediğim bir filme denk geldik bu hafta. her şey çok güzel ve orijinal ancak bu verilmiş yeteneklerin sadece aile erkeklerinde olmasını seksist buluyorum. sonuçta özgün bir senaryo ve nereye çekseniz oraya gelebilir. hatta yine olduğu gibi erkek çocukta da kalabilir yetenek ama mesela kız erkek farketmeksizin rastgele çocuklarda çıktığını vurgulasaydı? hoş olmaz mıydı?

    erkekler? biliyorum siz mutlusunuz o yüzden kızlar ne diyorsunuz?

    tabi yazı her zamanki gibi çok güzel olmuş Nevalcim… 🙂

    • Neval Kurtulmuş dedi ki:

      Nilcim beğenmene sevindim. Filmde zaman yolculuğu yeteneğinin erkek çocuklarda görülmesi, yıllar yılı cadıların büyü güçlerinin kız çocuklarına geçmesinin intikamı olabilir mi? :))

  5. sefil888ler@gmail.com' sefiller dedi ki:

    en az karmaşasız en az gizemli, en az “efektli” ve en az maceralı ve fakat en fazla derinlikli bir film.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.