Yine Bir 10 Kasım, Yine Burnumuzun Direği Sızlıyor!

Atatürk’ün, “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir” sözünü aklımıza getirsek de her 10 Kasım sabahı, gece ayazda kalmışçasına üşüyoruz. Burnumuzun direği sızlıyor.

Sonsuzluk gibi gelen 78 yıl…

Atatürk aramızdan ayrılalı bugün tam 78 yıl oldu. Bugün yas tutmamız gereken zaman değil. Tabii ki gözlerimiz dolacak, boğazımız düğümlenecek; ama yas tutmayacağız. Bugün Cumhuriyet’e ve Atatürk’e sahip çıkmamız gereken zaman. Ulu Önder, bugün aramızda olmasa dahi onu yaşatmak bizim elimizde.

‘Anıtkabir’

5 yaşından beri her yıl Anıtkabir’i defalarca ziyaret ettim. Ankara’da yaşamanın belki de en büyük ayrıcalığıydı bu ziyaretler. Aradan 23 yıl geçti. Hala ilk ziyaretimizi hatırlarım. O zamanlar oyun parkı göremezdiniz Anıtkabir’de. Gerek de yoktu zaten; orası oyun oynanacak bir yer değildi. Orası, buram buram Atatürk kokan bir yerdi.

Atatürk’e dair anılar

Her 23 Nisan’da, her 19 Mayıs’ta, her Cumhuriyet Bayramı’nda, her 10 Kasım’da… Her Anıtkabir’e gidişimde daha çok anı biriktirdim. Atatürk’ün zarif giysileri, modern şapkaları, klasik arabaları arasında dolaşırken kendimi zamanda yolculuk yapıyormuş gibi hissederdim. Sanki Atatürk yaşıyormuş gibi bir his…

Keşke burada olsaydın…

Hiç unutmam yine bir 10 Kasım’dı. İlkokul 3. sınıftayım. Ellerimin mi yoksa yüreğimin mi daha çok üşüdüğünü hatırlamıyorum. Kasım ayları Ankara’da buz gibidir, ama Ata’nın karşısına mont ile çıkılır mı hiç? Mavi önlüğümün beyaz yakasında Anıtkabir’den alınmış bir Atatürk rozeti ile geçtim Atatürk’ün huzuruna. ‘Ah’ dedim… ‘Ah Atam, keşke burada olsaydın…’

Umutla geleceğe…

İster ayyaş deyin, ister büyük bir lider değildi deyin; vicdanınızı görmezden gelin, ‘olmasaydın da olurduk’ deyin… Siz ne derseniz deyin, Anıtkabir’in kokusunu içine çekerek büyümüş çocuklara Atatürk düşmanlığını aşılayamazsınız. Yüreği Atatürk için çarpan bu gençlerden kindar bir nesil yaratamazsınız. Ne yaparsanız yapın, geleceğe umutla bakmamıza mani olamazsınız.

Çünkü biz Atatürk’ün evlatlarıyız.

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

2 Responses

  1. Tolga Erbak dedi ki:

    Okurken bile insanın tüyleri diken diken oluyor. Hayatımda yaşadığım en büyük eksikliklerden birini; Anıtkabir’i ziyaret etmenin nasıl bir duygu olduğunu hissettim adeta. Bu konuda daha fazla beklemememiz gerektiğini bir kez daha bize hatırlatırken anıyoruz Atatürk’ü. Bir kez daha ve hiç unutmamacasına…

  2. Sema Doğan dedi ki:

    Hayatımda 1 defa gidebildim ve her anından gurur duydum. Atamız biz var oldukça yaşayacak. Bu kadar ölümsüz bir ‘ölüm’ olamaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.