Serinletici Sinema Kulübü: We Bought A Zoo

Serinletici Sinema Kulübü’nde çanlar yeni bir serüven için çalıyor. Eğer siz de hayatın bir maceradan ibaret olduğunu düşünüyorsanız, telefonlarınızdan birkaç saatliğine uzaklaşın ve haftanın filmi ‘We Bought A Zoo (Düşler Bahçesi)’ ile hayatınıza biraz (belki bolca) cesaret katın!

maxresdefault

Yeni, yeni, yeni… Ne hoş bir kelime!
Benjamin, macera konusunda uzmanlaşmış bir yazardı. Bir zamanlar her şey çok güzeldi, karısı Katherine’in hayatta olduğu zamanlar… Fakat artık o zamanları anımsayamıyordu. Her şey tepetaklak olmuştu. İki çocuğu ve köpekleri Leon ile değişen hayatlarına adapte olmaya çalışıyorlardı. Annesinin kaybıyla başa çıkamayan oğlu Dylan’ın okuldan atılmasıyla ‘yeni bir başlangıç’ için düğmeye basıldı. İlk adım: Yeni bir ev.

www

‘Düşler Bahçesi’
Benjamin, oğlu Dylan ve kızı Rosie ile yaşayabilecekleri yeni bir ev arayışındayken karşılarına eşsiz bir ev çıktı. Ormanın içine kurulmuş bu biraz eski ama sıcacık ev,tam onlara göreydi. Yalnız bir takım pürüzler vardı: Burası yalnızca bir ev değil, aynı zamanda bir hayvanat bahçesiydi. Evi satın alan her kimse, hayvanat bahçesinin de sahibi oluyordu. Hayvanat bahçesinden çok, hayvanlar için kapalı yaşam alanıydı aslında bu arazi. Benjamin için ise tam anlamıyla bir ‘düşler bahçesi’.

we-bought-a-zoo-movie-image-matt-damon-tiger-01

Neden olmasın?
Şehirli sıradan bir adam, 47 tane hayvanın yaşadığı, yer yer tehlikeleri bulunan bu hayvanat bahçesinin sahibi olmalı mıydı gerçekten? Lütfen mantığınızla değil, tutkularınızla ve cesarete olan bağlılığınızla yanıt verin. ‘Hayır’ı cevap olarak kabul etmiyoruz. Doğru cevap şu: Neden olmasın?

-We-Bought-A-Zoo-Movie-Stills-elle-fanning-26866113-1200-798-4f1743571966f

Macera başlıyor!
İşte bütün mesele bu iki kelimede saklıydı: Neden olmasın? Ve olmuştu… Benjamin, Dylan ve Rosie artık bu sevimli evin ve hayvanat bahçesinin sahibi olmuşlardı. Hayvanat bahçesinden sorumlu olan ve başlarında Kelly Foster’ın bulunduğu ekip bir hayli başarılıydı. Bunun yanında ne yazık ki hayvanat bahçesi maddi sıkıntılar ile boğuşuyordu. Ve artık bu sıkıntılardan Benjamin sorumluydu. Evet, macera tam anlamıyla(!) başlamıştı.

we-bought-a-zoo-movie-image-fugit-damon-johansson-01

Karmaşıklık iyidir…
Tabii ilk heyecanı atlatınca gerçekler birer birer su yüzüne çıkmaya başlamıştı. Hayvanat bahçesi Benjamin’i büyük bir çıkmaza sokmuştu ve açıkçası ‘şehirli adam’, hayvanat bahçesi yönetmekle ilgili hiçbir şey bilmiyordu. Her şey tam anlamıyla bir karmaşaya dönüşmüştü. Ama ne demişler: ‘Bir şeyi iyi sebeplerden ötürü yapıyorsan, seni hiç kimse durduramaz.’ Benjamin de hayatını adeta bu hayvanat bahçesine adamıştı. İyi bir sebebi vardı, karmaşanın geçeceğine olan inancı da tamdı. Birkaç aksilik onu durduramazdı.

matt-damon-as-benjamin-mee-in-we-bought-a (1)

Vazgeçmeyin, ne olursa olsun vazgeçmeyin.
Benjamin’in maddi sıkıntısı ‘sürpriz’ bir banka hesabı ile geçici bir çözüme kavuşmuştu. Ama ona kalıcı çözümler gerekiyordu. Benjamin’in istediği, hayvanları kafeslere tıkarak onlardan para kazanmak değil, onlarla kocaman bir aile olmaktı. Bir yandan da oğlu Dylan’a yakın olmak… Ve tabii karısı Katherine’nin hayatta olması… Ama ne yazık ki hayatta her şey mümkün olmuyordu. Ama önemli olan bir şey vardı ki, o da tüm imkansızlıklara rağmen vazgeçmeyip devam etmekti… Onlar da en iyi bildikleri şeyi yaptılar: Devam ettiler.

5301e1fa776f722e3de81600

‘Modern çağın maceraperestleri’
‘Düşler bahçesi’nin çalışanları bir zamanlar güzel bir ekiptiler ama anlamadan kocaman bir aile olmuşlardı. Aralarında olumsuz hiçbir şeye yer yoktu. Yanı başlarında hep eğlence vardı, emek vardı, sevgi vardı. Doğrusunu söylemek gerekirse, en baştan beri önemli olan maceraydı. Önemli olan sonunda ne olacağı değil, o an hissedilen duygulardı.

Ve açıkçası işin sırrı, birini seviyorsan söylemekti… Ne de olsa hayatta her şey birbirine bağlıydı.

004815.48973642_o

Hadi biraz cesaret!
Serinletici Sinema Kulübü olarak, bu hafta We Bought A Zoo filminden ilham aldık. Ve sinema saatimizi, filmden güzel bir alıntıyla bitirelim dedik:

‘Bazen insana tek gereken 20 saniyelik deli cesaretidir. İnan ki sonunda harika bir şey elde edersin.’

İyi seyirler…

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

tumblr_o79goaeSS61udqbqpo5_400

Fragman:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

6 Responses

  1. Sezin Nil Tufan Bardakçı dedi ki:

    Bu aralar fena halde şapşal romatikliğe ihtiyacım var. Filmden aradım ilk etapta kesinkes bu değil ama sağlarsa hayır demem;)

  2. islakkedic@gmail.com' islak kedi corbasi dedi ki:

    biraz uzatmışlar sanki filmi ama sakin sakin film izliyim kafam rahat olsun diyorsanız izleyebileceğiniz bir film. küçük kız süper, durup durup “we bought a zoo!” dıye bağırması da cok tatlı… umudu kaybetmeme temalı bir film.

  3. orikilade@gmail.com' or-i dedi ki:

    ne olursa olsun halen içinde bozulmamış saf duyguları taşıyanların, sevgi dolu, fedakar, gerçek bir yaşanmışlığın perdeye yansıması.

  4. Sema Doğan dedi ki:

    Hem Scarlett hem de Matt’e ayrı ayrı bayılırım. Filmi garip bi şekilde izlememişim/rastlamamışım.

    Bir çırpıda bitiriverdim. Gerçek hikaye oluşunu mu öveyim yoksa bu harika oyunculukları mı bilemedim 🙂

    Teşekkür ederiz Nevalcim…

  5. jackkunday@hotmail.com' jack kunday dedi ki:

    matt damon’ın ailes babası rolüyle döktürdüğü film.

  6. Sinem Bekler dedi ki:

    20 saniyelik cesaret her şeyi olmasa bile çok şeyi değiştirir 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.