Hayatınızın Dönüm Noktaları

Hiçbir başlangıç kolay değil. O kararı alırken ne kadar zorlandığınızı en iyi siz biliyorsunuz. Hayatınız için önemli kararlar alırken kafanızda tartmanız gerekenleri sıralayalım istedik.

İlişkiye Başlarken
Günümüz erkeklerinin birlikte olup olmadığımız konusunda kafamızda soru işaretleri oluşturduğu bir dönemdeyiz. Yani ilişkiye başlamadan önce kendimize sorduğumuz sorular genelde şöyle oluyor: “Biz şu anda çıkıyor muyuz”, “Dün öpüştük, bu bizim sevgili olduğumuz anlamına geliyor mu?” Bize verdiği herhangi bir sinyal, gerçekten çift olduğumuz konusunda umutlarımızı artırıyor. Tabii aramızdan cesur olanları ilişkinin adını soruyor, bu sayede daha hızlı adımlar atıyor. ‘Takıldıkları’ cevabını aldıklarında, en azından hızla yaşadıkları bu ‘ilişkimsi’ye son verip kendilerini sürüncemeden çıkarıyorlar.

4bebaccc2b36a06ac930d638cfd88257

Karşınızdaki erkeğin hislerinden emin olup sizinle birlikte olmak istediğini öğrendikten sonra tabii ki işiniz kolaylaşmıyor. O zaman da siz kendi kendinize soruyorsunuz, “Acaba ben bu erkekle birlikte olmak istiyor muyum” diye. Delicesine aşık olduysanız şanslısınız. Tabii ki hemen kendinizi onun kollarına atacaksınız. Ama uzun zamandır sevgilinizin olmadığı ve artık sıkıldığınız durumlarda mantığınızı çalıştırmanız gerektiğini düşünüyorsunuz belki de. Ya da daha kötüsü, yaşınızın artık kemale erdiğini ve elinizi çabuk tutmazsanız anneniz ve arkadaşlarının dediği gibi ‘evde kalacağınızı’ düşünüyorsunuz.

Birisiyle ilk tanıştığınız anda midenizde kelebekler, tüylerinizde dikilmeler, sırtınızda ürpermeler olmuyorsa o erkek doğru erkek değildir zaten. Bunu şimdiye kadar çoktan öğrenmişsinizdir siz de. Size tüm bu hisleri yaşatan erkeğin de gitmesine izin vermeyin deriz tabii ki.

Evlenirken
Belki de her kadının hayali “Benimle evlenir misin” cümlesini duymak. “Belki de” diyoruz çünkü bunu duymak istemediğini, bunun için yaşamadığını söyleyen kadınların sayısı da yadsınamayacak kadar çok. Ama size sır verelim: “Ben evlenmeyi düşünmüyorum” diyen arkadaşların çoğu şu anda evli ve çok mutlu. Yani eninde sonunda ilişkilerde konu dönüp dolaşıp evliliğe geliyor. Kadının isteyip erkeğin evliliğe yanaşmadığı durumları başka yazı konularımıza saklıyoruz. Bizim durumumuzda erkek, kadınla evlenmek istiyor ama kadın anında “Evet” dese de biraz düşünmek istiyor.

Ne kadar uzun süredir çıkıyorlarsa çıksınlar, mutlaka kendilerine soracakları soruları oluyor. Çünkü hepimizin bildiği gibi, evlilik ciddi bir müessese. Bu kararı alırken çok ciddi şekilde düşünmek gerekiyor. Bu erkeğin sizi mutlu edeceğini düşünüyor musunuz? İyi bir eş olur mu? Size kol kanat gerer mi? İyi bir baba olur mu? Bunları iyice düşünüp tartın.

İşe Başlarken
Çok fazla işsizliğin olduğu, az maaşlardan şikayet edildiği bir dönemde bu ne şımarıklıkmış diye düşünmeyin. Büyükler ne demiş? İş seçmek eş seçmeye benzer. Gerçekten sevdiğiniz işi yapın. Ofise adımlarınızın geri geri gitmeyeceği bir iş seçin. Her zaman tabii ki büyük aşkla işe bağlı olmuyorsunuz, kabul ediyoruz. Ama ofisinizi ve ofistekileri sevmeniz çok önemli. İş görüşmesine gittiğinizde etrafa şöylece göz gezdirin.

Nasıl hava sezinliyorsunuz? Pozitif bir ortamda mısınız sizce? Sizinle görüşen insan kaynakları birimindeki kişiye karşı da açık olun. Ona kafanızdaki her soruyu çekinmeden sormalısınız. Çok çalıştığınızda mesai alacak mısınız? Servis var mı? Yemekhanesi var mı? Ya da yemek ücreti olarak ne veriliyor? Prim alacak mısınız? Maaş zammı ne kadar zamanda bir yapılıyor? Bunlar, kararınızın şekillenmesinde size yardımcı olacaktır.

Spora Başlarken
Spora yazılıp, parayı nakit verdiği halde salona adımını atmayan ne kadar çok ‘sporcu’ olduğunu biliyor musunuz? Tam sayıyı size tabii ki veremeyiz ama sizin de etrafınızdakilerde bunu yaşayan çok fazla arkadaşınız olduğunu biliyoruz. Spor salonu disiplini diye bir şey maalesef ki var. Bir salona yazıldıysanız haftanın en az üç günü o salona gitmelisiniz. Yoksa boşuna para vermiş olursunuz. Onca parayı vermeden önce kendinize şu soruları sorun: İş çıkışı mı gideceğim, sabahları mı? Bu sayede spor salonunun hangi semtte olacağını seçersiniz. Daha çok sabahları gideceğinizi düşünüyorsanız işinize yakın bir yer seçin. Akşamları spora gideceğiniz saat 21:00 civarındaysa evinize yakın bir yerde salon seçebilirsiniz.

Pilates gibi özel dersler almak istiyorsanız, spor salonları içinde bu derslerin ekstra ücretle verildiğini hepimiz biliyoruz. Hem üyelik ücreti hem pilates ders ücreti vermemek adına birinden birini seçin. En önemli soru da şu: İradenize güveniyor musunuz? Gerçekten düzenli şekilde spora gidecek misiniz? Daha önceki spor deneyimleriniz nasıl oldu? Kendinize güveniyorsanız ve “Ben bu işi yaparım” diyorsanız sizi kim tutar? Biraz şüpheyle bile bu işe girmeyin, paranız boşa gitmesin.

Cosmopolitan

Facebook Yorumları
Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.