Serinletici Sinema Kulübü: Dreamer

Serinletici Sinema Kulübü‘nde haftanın filmi Dreamer ile hayalperestlere sesleniyoruz: Hadi gelin ve bizimle imkansız hayallerin peşine düşün!

walldr

Crane ailesi ile tanışma vakti!
Crane ailesinde işler son zamanlarda pek de iyi gitmiyordu. Evin reisi Ben, kendini işine fazlaca kaptırmıştı; eşi Lily sürekli evde kocasını beklemekten sıkılmıştı; kızları Cale ise babasından ilgi beklemekten yorulmuştu. Babası, Cale’i görmezden geliyor olabilirdi fakat Cale sürprizlerle dolu sıra dışı bir çocuktu.

061021033019_5kco0xmnab

Parla Cale, daha çok parla.
Görünmez olmak Cale’in karakteristik özelliklerine ters bir durumdu. Sarı saçları, gülen mavi gözleri, zeka dolu cümleleri ile Cale her zaman ışık gibi parlıyordu. Biraz daha parlamasının ve babasının gözlerini kamaştırmasının zamanı gelmişti. Dolayısıyla babasının peşine takılan Cale, soluğu at yarışlarının yapıldığı alanda aldı. Babasının sorumlu olduğu pek çok at vardı, fakat içlerinde en özeli Sonya idi. İki şampiyonluğu vardı ve üçüncü kupayı alması için önünde hiçbir engel yoktu.

image-w1280

Engeller…
Aslında Sonya bacağındaki problem nedeniyle bugünkü yarış için hazır değildi. Ben Crane’e kalsa yarışmazdı da; ne var ki son sözü patronlar söylüyordu. Patron takımı keyifli bir yarış izlemek istiyordu. Haliyle Sonya’nın piste çıkıp ortalığı dumana katmak dışında pek bir şansı yoktu.

Fakat huzursuzdu Sonya. Başına gelecekleri hissetmişti belki de. Yarışı önde götüren Sonya bir anda kötü bir düşüşle yerde bulmuştu kendini. Kaybettiği şey yarış değil yaşam mücadelesiydi…

dreamer-ein-traum-wird-wahr-kurt-russell-18-rcm0x1920u

Bir şans daha.
Cale ve babası, Sonya’nın bacağını kırmasıyla adeta kahrolmuşlardı. Ama ne olursa olsun Sonya’nın uyutulmasına razı değildiler. Zor bir karar vermeleri gerekiyordu ve onlar Sonya’nın yaşamına bir şans daha verdiler. Bu güzel ve yaralı atı alıp çiftliklerine getirdiler. İyileşmesini, yaşama dönmesini umut ediyorlardı. Kimse bir daha yarışmasını beklemiyordu. Sadece Sonya’nın yaşamasını istiyorlardı.

dreamer-ein-traum-wird-wahr-17-rcm0x1920u

Sonador: ‘Hayalperest’in İspanyolcası
Sonya için umut yoktu, belki de vardı; bu tam anlamıyla bir muammaydı. İmkansız şeylerin peşinden gitmek bu ailede bir gelenek olduğundan ailenin tüm üyeleri Sonya’nın iyileşeceğine dair umudunu yitirmemişti. Sonya’nın da çaba göstermesi gerekecekti. Adının hakkını vermeliydi. Sonya diyorlardı ama tam adı İspanyolca Hayalperest anlamına gelen Sonador idi.

Ve Sonador’un hayalleri kendisinin elindeydi.

Dreamer in Leg Cast_0

Onarılacak şeyler vardı.
Cale bir yandan Sonador’un iyileşmesi için bir mucize bekliyor bir yandan da babası ile aralarında oluşan bağı korumaya çalışıyordu. Sonador, onları bir araya getirmiş, kopan aile bağlarını onarmıştı. Onlar da Sonador’un bacağındaki ve ruhundaki yaraları onaracaklardı. Bunu başaracak kişi tatlı ve masum Cale’den başkası değildi. Olmadık yerlerde konuşacak, imkansız isteklerini dile getirecek, haksızlıklara karşı susmayacak ve kalbindeki merhameti ve sevgiyi her fırsatta gösterecekti. Böylesine harika bir kızdı Cale.

2005_dreamer_023

Hayallerini hatırlıyor musun?
Uzun zaman geçti… Sonador artık iyileşmişti. Sonador’un iyileşmesiyle her biri uzun zamandır izin vermedikleri hayallere kapılarını aralamışlardı. Ama bir köşede durup hayallerinin gerçekleşmesi için beklemediler. Her ihtimali değerlendirdiler, imkansızın peşinden gittiler. İnandılar ve harekete geçtiler.

Siz de inanın ve harekete geçin. İmkansızın peşinden gidin. Hayalperest bir atın rüzgarına kapılın. Belki de bugün sizin gününüzdür. İyi seyirler…

maxresdefault

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

Fragman:

Facebook Yorumları
Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

3 Responses

  1. Sezin Nil Tufan Bardakçı dedi ki:

    direk izledim/izledik. hayattan ümidi kesmişken karşına çıkan fırsatları bize sunuyor film. ders anılası ve harikulade.

    tebrikler Nevalciğim 🙂

  2. Tolga Erbak dedi ki:

    “Kaybettiği şey yarış değil yaşam mücadelesiydi…”

    O kadar vurucu bir cümle ki bu. Bir canlının para kaynağı olmasıyla canlı olmasının arasında gidip gelen ince çizgi. Ve iki dudak arasındaki bir yaşam. Sonya için “patronlar mı Crane ailesi mi” dense kimi seçeceği belli. Onun gözlerindeki cevabı, varları yokları pahasına okuyan insanlara adanmış bir hikaye..

  3. Sema Doğan dedi ki:

    öldürmek, hayatı sonlandırmak ne kolay. oysaki onun bir can, canlı olduğu ve yarışmasa bile yaşaması gerektiği gerçeği nasılda göz ardı ediliyor.

    —spoiler—

    babası belki kızı o halde görmesin diye atı sahiplendi ama aile olarak o para babalarından o kadar ayrılıyorlar ki aksini düşünme gereği bile duydurtmuyor film.

    bayıldım Nevalcim filme.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.