Serinletici Sinema Kulübü: Beyond The Sea

Müzik dinlemeyi sevmeyen yoktur. Bazılarımız için müzik vazgeçilmez bir unsur iken bazılarımız için büyük bir tutkudur. Kimi insanlar içinse müzik yaşamdır.
Yaşamın ta kendisidir. En derinidir. En gizemlisidir.

Serinletici Sinema Kulübü’nde bu hafta hayatını müziğe, müziği de hayatına adamış efsane müzisyen Bobby Darin’ın yaşamını anlatan Beyond the Sea (Hayatımın Şarkısı) filmini izliyoruz.

Her şey müzikle başladı…
Walden Robert Cassotto, sıradan bir çocukluk geçirmişti. 7 yaşında geçirdiği bir hastalık kalıcı bir kalp rahatsızlığına sebep olmuştu. Doktorlar küçük Robert ile ilgili umutlu konuşmuyordu. Ama Robert’ın annesine göre umut yoksa müzik vardı. Annesi Robert’a yaşaması için çok önemli bir neden vermişti: Müzik.

Bu bir hayal sahnesi.
Bobby’nin yaşadıkları tam anlamıyla birer hayal sahnesiydi. Müzikle yaşama tutunmuştu. Büyüyordu, acıyla ve müzikle büyüyordu. Gerçekleri unutmaya çalışıyordu ve hayallerine olan inancı tamdı. Annesinin ona olan inancı ise çok daha fazlaydı. Küçük Robert ileride Frank Sinatra’dan bile daha büyük bir yıldız olacaktı, bundan emindi.

Başarıya ulaşmak mı? Hiç kolay değildi.
Yıllar yıllar geçti. Robert için şöhret yolu fazlasıyla zorlu olmuştu. Vazgeçmemişti belki ama şevki kırılmıştı. O günlerden birinde ismini değiştirmeye karar verdi. Walden Robert Cassotto belki sıradan bir isimdi ama Bobby Darin ismini duymayan kalmamıştı. Sanıyoruz ki haklıydı; çünkü yeni ismi Bobby’ye yepyeni bir şans getirmişti.

Merhaba, Hollywood!
Eğlenceli şarkılar, ödüller derken Bobby kariyerindeki altın merdivenleri bir bir çıkmaya başlamıştı. Zaman almıştı belki ama sonunda olmuştu. Frank Sinatra kadar ünlü bir müzisyen olmasına ramak kalmıştı. Bobby artık hayranları tarafından ayakta alkışlanan bir şarkıcıydı. Haliyle Hollywood’un kapısını çalması uzun sürmemişti. Rock Hudson ve Sandra Dee ile film çekecekti.

Büyük aşk…
Bobby Hollywood’a adım atar atmaz büyük bir aşka tutulmuştu. Filmdeki rolünden ziyade Sandra Dee’nin yaşamındaki rolü onu daha fazla ilgilendiriyordu. Sandra’nın gerçek hayatta bir jöne ihtiyacı vardı ve Bobby bu rol için biçilmiş kaftandı. Sandra Dee ile yanlış bir başlangıç yapmışlardı. Bunun farkında olan Bobby, bu güzel kadının kalbini çalmak için bütün yeteneklerini sergilemeye hazırdı.

‘Hayatımın Şarkısı’
Müzik hayatındaki en önemli şey olabilirdi ama Sandra Dee, Bobby’nin hayatının şarkısı oluvermişti. Ne istediğini biliyordu ve elde etmesi an meselesiydi. Sandy’ye dediği tek cümle şuydu: ‘Onlara Bobby Darin’la tanıştığını ve onun seninle evleneceğini söyle.’

İnsanın bir planı olmalı.
Bobby’nin tüm yaşamı geleceğe dair planlarla geçmişti. Şimdi ise en büyük planı Sandra Dee’yi elde etmekti. Ve başarmıştı da. Gerçek bir gülümseme ve gerçek bir kalp atışı bunu sağlamıştı. Ama efsane olmayı aklına koyan Bobby Darin için için yeni planlar yapmanın sırası gelmişti. Sandra’yı seviyordu evet ama onun yaşamı müzikti, sahnelerdi, başarıydı, alkıştı… Ve fazlasıyla hırstı.

Copacabana!
Ve sonunda o gün geldi. Bobby’nin çocukluktan beri hayalini kurduğu bir şeydi bu. Copacabana’da sahneye çıkacaktı. Copacabana, dünyanın en önemli gece kulübüydü. Ve orada sahneye çıkmak Bobby ve annesinin onun için yaptıkları en önemli plandı.

Bir çift alkış…
Bobby’nin hayatı sahneydi. Sahnedeyken mutluydu, alkışlar gururunu ve egosunu okşuyordu. Beğenilme zaafı ona dünyadaki diğer önemli mutlulukları unutturuyordu. Çocuğunu çok az görüyordu, karısı ile aralarındaki o müthiş bağ kopmaya yüz tutmuştu. Bobby’nin elinde sadece bir çift alkış vardı.

Kendini bulmalıydı.
Bobby Darin, 7 yılda 10 film çekti, iki Grammy kazandı, 7 tane ilk 10’a giren parça çıkardı ve Oscar’a aday gösterildi. Bunların hiçbiri ona yeterli gelmiyordu. Esas görevi kendisini bulmaktı. Bobby’nin yaşamı, geçmiş, gelecek, sırlar, hayaller ve gerçekler arasında sıkışıp kalmıştı. Ne yöne gideceğini bilemiyordu. O da uzaklaşmayı seçti. Her şeyden ve herkesten. Bir an önce ve sadece kendini bulmalıydı.

Veda şarkısı.
Bobby Darin, büyük bir sanatçıydı. Zirveyi de gördü, yerin yarılıp içine girdiğini de. Kimi zaman kızdı, kimi zaman olgunca karşıladı. Modası geçmiş biriydi, ama zaten en güzeli de bu değil miydi? Popülerlik kaygısını bir kenara atmak belki de en önemli şeydi. O yüzden Bobby’nin hayatı yeniden ve yeniden müzikle başladı.

Serinletici Sinema Kulübü’nde bu haftanın ilham kaynağı unutulmaz müzisyen Bobby Darin… Şarkı söylediğiniz sürece dünyada her şey yolunda gider, bunu sakın unutmayın.
İyi seyirler…

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

Fragman:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar: