İstanbul Yaşanan ‘Süper Hücreli’ Fırtınaydı

19 Mayıs Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kahraman dün akşam yaşanan yağışı yorumladı. Kahraman, İstanbul’u vuran yağış ve fırtınanın nedeni için ‘süper hücre’ değerlendirmesi yaptı. Kahraman, “Bir önceki seldeki durum bir süper hücre değildi teknik olarak. O yağışın süper hücre olmadığını değerlendirmiştim. O orta ölçekli konvektif sistemdi. Süper hücreli fırtına genişliği yaklaşık 10 km mertebesinde olan fırtınadır. Orta ölçekli konvektif fırtına çok daha geniş bir alanda olur” dedi.

Kahraman, dün akşam yaşanan hava durumunu şöyle yorumladı:

“Bu süper hücreli fırtınaydı”

“Bu süper hücreli fırtınaydı. Bu sistem bizim birkaç gündür takip ettiğimiz bir sistemdi. Bir önceki seldeki durum bir süper hücre değildi teknik olarak. O orta ölçekli konvektif sistemdi.Süper hücreli fırtına genişliği yaklaşık 10 km mertebesinde olan fırtınadır. Orta ölçekli konvektif fırtına çok daha geniş bir alanda olur.

Bugünü karmaşık yapan şu. Orta ölçeklif konvektif sistem söz konusuydu Trakya’dan. Bir de güneybatıdan gelen bir orta ölçekli konvektif sistem vardı.

Süper Hücre’nin en önemli özelliği ‘mezosiklon’ özelliği. Genişliği 3 ila 8 kilometre civarında olan siklondur. Bunu bir bulut oluşumunda dönen bir bulut gibi gözlemleyebilirsiniz. Kenarları, çeperleri çok belirlidir. Geçen haftaki selde böyle bir durum yoktu. Bugün süper hücre karakterini işaret eden çok sayıda emare gördük. Yüzde 99 ‘süper hücre’ydi.

Gökgürültülü fırtınanın belki de yüzde 1’i süper hücredir. Çok çok az görülür. Bir keresinde 15 Ağustos 2004’te İstanbul üzerinden geçmişti. Yalova’da hortum yapmıştı. Ekstrem bir olay. İstanbul’a denk gelmesi talihsizlik.

“Kayıtlarda var”

Türkiye’de uzun yıllardır kayıtlarda olan bir hadise. Anadolu’nun pekçok yerinde seyrek olarak görülüyor. Bugünün önemi İstanbul’a denk gelmesi. Çok büyük zararı olmuştur. Dolu dışında hasar yapan şey de şiddetli rüzgardı.

Soğuk havanın aşağı doğru boşalması gibi bir mekanizma var. Normalde gökgürültülü fırtınalar aşağıdan yukarıya doğru bir hareketle başlarlar, yerin çok fazla ısınmasıyla ilgili bir durumdur. Hava ne kadar nemliyse o kadar hafiftir. Isınan hava yükselir.

“Sıcaklık farkı çok yüksek”

Bugünkü durumda yer sıcaktı, yukarı seviyede soğuk hava vardı. Dolayısıyla sıcaklık farkı çok fazlaydı. Bu durumda çok fazla fırtına enerjisi meydana geliyor.

“Tam İstanbul Üzerine denk geldi”

Çevre koşulları o şekilde gelişti ki, yukarıdaki hava aşağıdaki havaya göre çok ağır ve soğuk kaldı. Olduğu gibi aşağıya çöktü. Dolayısıyla hem bir dolu hem bir fırtına etkisi var. Bu fırtına tam İstanbul üzerinde denk geldi. Yani bu açıdan ilginç bir olaydı.

2014’te de bir hortum yaşamıştık. İstanbul bu tip hadiselere çok uzak değil. 1914’teki hortumda Büyükçekmece’de 2 kişi hayatını kaybetmişti.

“İstanbul’da çok büyük dolu kayıtlarımız var”

Adana Kadirli’de 1936’da 300 gram ile 1000 gram arası olduğuna dair kayıtlar var. ABD’de en büyüğü 1 kilogram olarak kayıtlara geçti.

İstanbul’da fotoğraflardan 6 cm belki biraz daha büyük tanecikler gördüm. Bunlar birkaç yüz gram olabilir. İznik’te 1947’de 750 gramlık bir dolu kaydı var.

Vatandaşlar 2 cm ve daha büyük bir doluya rastlarsa bana da ulaşırlarsa çok sevinirim. Kayıt altına alınması için. Mesela Amerika’da mesela bunun için gönüllüler var.”

Hürriyet

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Hande Sheref

Daha çocukken ailesiyle birlikte ABD'ye yerleşen Hande, Los Angeles'ın bitmeyen sıcak rüzgarlarıyla her güne daha olgunlaşmış ve bilge olarak uyandığına inanıyor. Bir gün ülkesine dönme hayalinden asla vazgeçmeyen Hande Sheref, hayatın tadını çıkartmaktan geri kalmıyor. Serinletici'de ağırlıkla kültür-sanat çalışmalarında yer alan yazar, hayatın bir resim tablosu olduğuna inananlardan... | hande.sheref@serinletici.com

İlgili Yazılar: