Serinletici Sinema Kulübü: Lion

Serinletici Sinema Kulübü bu hafta sizlere acısıyla tatlısıyla gerçek bir hikaye sunuyor. Pazartesi gününün dramatikliğine mükemmel bir şekilde uyum sağlayacağını düşündüğümüz ‘Lion’, sizleri unutulmaz bir arayış hikayesine davet ediyor.

‘Hintli Saroo’
Her şey Saroo’nun bir tren vagonunda uyuyakalmasıyla başladı. Abisini beklerken korkan Saroo, bir tren vagonuna sığınmak istemişti. Bir süre sonra içi geçti ve derin bir uykuya daldı. Uyandığında hareket eden bir trenin içindeydi. Her saniye evinden, annesinden ve abisinden daha da uzaklaşıyordu. Bağırdı, çığlık attı ama sesini duyan kimse olmadı. Henüz 5 yaşındaydı. Hayal kurması gereken yaşta, dünyanın acı gerçekleriyle yüzleşmek üzereydi.

Feryat.
Saroo’nun yolculuğu birkaç gün sürmüştü. Nereye gittiğinden haberi yoktu. Bildiği iki şey vardı: Annesini çok sevdiği ve abisini çok özlediği… Günler sonra nihayet tren durduğunda Saroo can havliyle kendini vagonun dışına attı. Cılız sesiyle abisi Guddu’nun ismini haykırdı. Abisinden çok uzakta olduğunu biliyordu. Zaten bu haykırış bir yardım çığlığı değil feryattı.

Karanlık günler…
Birkaç ay sokaklarda hayatta kalmaya çalıştı Saroo. Sonrasında ise kendini kayıp çocukların bakıldığı yetimhane görünümlü bir hapishanede bulmuştu. Hem görevlileri hem de yemekleri iğrenç olan bu bakımevi, ona umut edecek hiçbir şeyinin olmadığını fısıldıyordu. Gelecekte onu çok daha karanlık günler bekliyordu. Saroo artık kimsesiz bir çocuktu.

Yeni bir hayat.
Sonra bir gün Saroo için belki de ilk defa bir umut ışığı belirmişti. Avustralya’da yaşayan bir çift, Saroo’yu evlat edinmek istiyordu. Kendi ailesine kavuşmanın hayalini kuran Saroo için bunun düşüncesi bile kabul edilemezdi. Fakat… 5 yaşındaydı, korkuyordu ve evine gitmek istiyordu. O da hiç görmediği, bilmediği evine dönmeye karar verdi. Avustralya’da onu yeni bir hayat bekliyordu.

Yaraları sarmak önemlidir.
Saroo, geçmiş 5 yılını silip her şeye yeni baştan başlayacaktı. Artık yeni bir evi, yeni bir ailesi ve yeni bir ülkesi vardı. İki yıl sonra ise yeni bir kardeşi olmuştu. Kendisi gibi acılı bir geçmişe sahip olan Mantosh, ailenin yeni üyesiydi. Saroo’dan farklı olarak Mantosh’un yaşadıkları onda psikolojik bir etki bırakmıştı. Onlara düşen ise bu küçük çocuğun yaralarını sarmaktı.

Ayrıcalıklı bir yaşam…
Aradan yıllar geçmişti, tam tamına 25 yıl. Saroo genç bir adam olmuştu. Üniversiteyi kazanmıştı, mükemmel ailesi ona ayrıcalıklı bir yaşam sağlamıştı. O da karşısına çıkan bütün fırsatları değerlendirmiş, her türlü imkana kucak açmış ve bugünkü haline gelebilmişti. Mantosh’un aksine Saroo yeni yaşamına daha iyi uyum sağlamayı başarmıştı. Mantosh ise geçmişin sancılı anılarında sıkışıp kalmıştı.

Saroo ikilemde.
Saroo’nun yıllar sonra karşılaştığı minicik bir tatlı onunla adeta dalga geçmişti. Israrla istediği ama paraları yetmediği için hiçbir zaman yiyemediği bir lokma tatlısı ona aslında kim olduğunu hatırlatmıştı. Her ne kadar okumuş, kendini geliştirmiş, iyi bir ailenin çocuğu gibi gözükse de o aslında istasyonda abisini arayan 5 yaşındaki korkmuş çocuktu.

Hayal.
Beş yaşında hayalleri elinden alınan Saroo, aradan geçen 25 yıla inat hayal kurmaya başladı. Abisini ve annesini bulmanın hayaliyle yanıp tutuşuyordu. Onlar dışında hiçbir şeyin önemi yoktu. Sanki Saroo onları bulamazsa her saniye kaybolmaya devam edecekti. O da aradı, hiç durmadan aradı. Hayal kurmaya yeni başlamıştı ve bu hayalin onu hayatta tuttuğuna inanıyordu.

Sonunda…
Nihayet Saroo eski yaşamına dair izler bulmuştu. Şimdi yapması gereken Hindistan’a dönüp geçmişin izlerinin peşinden gitmekti. Saroo bu yolculukta hem kendini hem de hayallerini bulacaktı. Acı tatlı hatıraların yanı sıra Saroo kendine dair bir şeyi daha öğrenecekti: Yıllar yılı isminin Saroo olduğunu zannederken aslında Seru olduğunu keşfedecekti.

Seru, aslan demekti…

İyi seyirler!

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

Fragman:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar: