Hayat ‘romantik komedi’ değil!

En sevdiğiniz filmleri düşünün. Aralarında romantik komedilerin ne kadar çok olduğuna belki kendiniz bile şaşıracaksınız. En çok izlediğimiz şeyler, en aptalca bulduklarımız olabiliyor kimi zaman. Romantik komediler, çoğu erkek için basit bir aklın eğlence biçimi olabilir ama bugün pek çok kadının, romantik komedi fanatiği olduğu da bir gerçek!

Biz kadınların hayatında, ayrı bir dünya yaratıyor bu filmler. İşte tehlike çanları, tam da bu noktada çalmaya başlıyor. Modern peri masalları bizi olumsuz etkiliyor, yanlış yönlendiriyor. Evet, bu kısa yolculukta gülüyor, eğleniyor umutla doluyoruz. Fakat, peki, amma velakin 110 dakikanın ardından, eve gelip de haberleri açtığımızda ne görüyoruz? Terör nedeniyle ölen askerler, borsanın yükselişi, kadına şiddet, memura yapılan minicik maaş zammı… Eee iyi de, bunlar erkek tipi aksiyon filmleri! Kapattık gitti…

Neden sevdiğimiz çok açık değil mi romantik komedileri? İster siyasetçi ister rock yıldızı olun, aşk bir şekilde bir dönem hayatınızın başrolü olmayı başarır, bakınız Love Actually (Aşk Her Yerde)! Sonuçta, kadınlar romantizmi sever. Aksiyon seveni de, korku seveni de döner dolaşır romantik komediye bir şekilde bağlanır. İstediğiniz kadar inkar edin, özümüzde var. Kadın olmanın detayı…

En ufak bir şeye gözümüzün dolması, olur olmaz zamanda ince hareketler beklemek, istemiyor gibi yapmak ama hep umut etmek… Aynı filmlerde olduğu gibi hiçbirimiz mükemmel değiliz. Üstelik kimi zaman onlar kadar hantal, onlar kadar bahtsız, onlar kadar sakarız. Amaaa, önünde defalarca kez rezil olmanıza rağmen, merak etmeyin, o upuzun ve güzel bacaklı sarışın bombayı ekarte edip eninde sonunda onunla birlikte olacaksınız.

Ne de olsa, siz bir romantik komedi kadınısınız. Ve: ‘Happily ever after’, yani sonsuza dek mutlu bir yaşam! Masal dinlerken yaşadığımız mutluluğu büyüdükçe romantik komedi izlerken yakalar olduk adeta. Masallardan filmlere sıçradık. İnanıyoruz. İnanmak istiyoruz.

Psychology Today’de yer alan bir makale konuyla ilgili farklı bir detaya dikkat çekiyor: “Araştırmalar, kadın ve erkeklerin matematik ve diğer sayısal alanlarda zekalarının eşit olduğunu gösteriyor. Kadınların daha az zeki olmaları gibi bir şey yok yani, bunun böyle görünmesinin nedeni, tamamen kadınların kendi tercihi, ilgi alanları. Buna göre film yapımcılarının bu mesajı almaları önemli bir nokta. Çünkü kadınların bazı işleri yapamazlar diyerek engellenmeleri ve ikinci sınıf görülmeleri, lider pozisyonuna getirilmemeleri zaten ciddi bir sorun. Bu durum, senaristler sayesinde daha da ileriye taşınıyor. Romantik komedi film yapımcılarının verdikleri mesaj net: Kadınlar aptaldır! Entelektüel kapasiteleri gelişmemiştir. Bundan dolayı, onları aşağılamamızda ve boş bir eğlence kaynağı yaratmamızda sorun yok.”

Elele

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar: