Serinletici Sinema Kulübü: The Holiday

Hayatımızda yenilik istiyoruz evet ama gönlümüz yılbaşı ruhunu hemen terk etmekten yana değil. 2018’in bize tatlı tanışmalar, eğlenceli tesadüfler ve bol macera getirmesini dileyerek Serinletici Sinema Kulübü‘nde senenin ilk filmi ‘The Holiday’i huzurlarınıza çağırıyoruz…

Ne yapmalı?
Amanda ve Iris, ikisi de aşktan yana dertli iki kadındı. Birbirlerinden çok farklıydılar. Amanda Los Angeles’lı güzel, sinema sektörünün zengin iş kadınlarından biriydi. Ağlamak ona göre değildi; 16 yaşında anne ve babası boşandığından beri hiç ağlamamıştı. Hayatında duygulara pek yer yoktu, yine de kalbini 12’den vuracak bir aşk istiyordu içten içe. Ona yalnızlığını ve terk edilmişliğini unutturacak bir tatile çıkmanın peşindeydi. Iris’in nostaljik İngiliz kulübesine işte o anda rastlamıştı.

Rastlantı mı, kader mi?
Amanda, bu rastlantının Iris’in hayatını kurtardığından habersizdi. Çünkü eski sevgilisinin nişanlandığını öğrenen Iris, kendi umutsuzluğuna ağlıyordu. Bir anlığına şeytana uyup içine derin derin ocağın nahoş gaz kokusunu çekti. İşte tam o sırada Amanda’nın yardım çığlığını duydu. Sıradan bir mesaj sesi gibi görünebilirdi şayet o sırada Iris kendi yaşamından vazgeçme savaşı vermeseydi.

‘Olay yerini terk et’
İkisi de yaralıydı. Bulundukları şehir, onlara ne kadar yara aldıklarını hatırlatıyordu; o zaman yapılacak en önemli şey olay yerini terk etmekti. Amanda ve Iris de anlaşmalarını yaptılar ve 2 haftalığına evlerini değiştirmeye karar verdiler. İşte asıl macera böyle başladı.

Bırak peşimi yalnızlık!
Amanda, Iris’in küçük ve sevimli evine alışmaya çalışıyordu; fakat gerçeklerden saklanmak için geldiği bu yer ona yalnızlığını daha da çok hissettiriyordu. O zaman yapılacak tek şey vardı: Evine dönecekti. Eğer gecenin bir yarısı kapısı gürültülü bir şekilde çalmasaydı, bunu yapacaktı da. Beklenmeyen bir misafiri vardı: Graham. Iris’in abisi.

Başrol kimin?
Amanda, tatilde beklenmedik maceralar yaşamanın nasıl bir his olduğunu keşfederken Iris de Amanda’nın görkemli ve lüks evinin keyfini sürüyordu. Yan komşusu Hollywood’dan emekli bir senarist olan Arthur idi. Arthur, yıllardır terapistinin veremediği kadar iyi bir tavsiye vermişti Iris’e. Peki ama kalbi bu kadar kırılmışken Iris bu kırıkları tamir edebilecek miydi?

Çok fazla karışıklık…
Los Angeles’li Amanda ve Surrey’li Iris’in hikayesi öylesine bir hikaye. Destan olabilecek nitelikte olduğunu söyleyemeyiz; ama böylesi karışıklıkları alt etmek cesaret ister. Ve onlar da cesaretlerini kuşanıp kendi hayatlarının başrolüne soyundular. Kalplerinin kırılması tehlikesiyle karşı karşıyaydılar; ama korkarak saklanmak onlara göre değildi.

‘An’
Mutlu anıların toplamı, mutlu bir yıla denk gelir. Eğer mutlu bir yıl geçirmenin peşindeyseniz, yaşadığınız her anın değerini bilin! Amanda ve Iris’ten ilham alın; biraz hayal, bolca cesaret ve maceraya karışın. Kalpleri feth edin, başrolü kimseye vermeyin. Bu sizin hayatınız ne de olsa, değil mi?

İyi seyirler…

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

Fragman:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar: