‘Frida’nın görkemli kahkahası’

Her şey baş aşağı gider ya bazen; metronun kapısına sıkışır, yaya geçidinde motosikletle tokuşur, ev anahtarını evde unutur, yarım gün çalıştığınız dokümanı bilgisayarda kaybeder, iş yerinde birine sinirlenir, ağrı kesicilerle baş ağrısını geçiremez ve mutsuzlukları liste yapmaya başladığınızı fark edersiniz ya, o zamanlarda -eğer henüz hâlâ aklım başımdaysa- Frida Kahlo’nun listesi geliyor aklıma; benim listemin mütevazı içeriğinin yanında çok görkemli görünüyor:

18 yaşındayken bir tramvay kazası geçirir, omurgası ve birçok kemiği kırılır; bu ölene dek çekeceği ağrıların başlangıcı olur. 22 yaşında, dönemin ünlü ressamı Diego Rivera ile evlenir. Bunu travma listesinde saymak lazım, çünkü Diego ile ömür boyu süren fırtınalı ilişkisi için Frida şunu söylemiştir: “Hayatımda iki büyük kazadan çektim; biri tramvay kazasıydı, diğeri de Diego.” 25 yaşında düşük yapar ve bir daha çocuk sahibi olamayacağını öğrenir. Üç yıl sonra Diego’nun kendisini kızkardeşi ile aldattığını fark eder. 32 yaşında boşanır. 34 yaşında Diego ile yeniden evlenir. 46 yaşında sağ ayağı kangren nedeniyle kesilir. Toplam 35 ameliyat geçirir. Gencecik, henüz 47 yaşındayken, ölür.

Frida resimlerinde fiziksel yaraları, ruhsal incinmelerinin sembolü olarak kullanmıştır. Birçok resminde sevgiliyi kaybetmeyi, yerinden sökülmüş kalbiyle göstermiştir.

Resimle kendini anlatmış, resimle iyileşmiştir. Yeniden incinene dek… Yaşadığı derin acı, öfke ve mutsuzluklara rağmen Frida hep neşeli görünmeye, alaycı espriler ile etrafındakileri eğlendirmeye çalışan biri olmuştur. “Aşırı duygusal bir sefil olmamaya, akıllı, soğukkanlı ve hayatından memnun bir kadın olmaya” karar vermiş, hayatın ona attığı “birkaç küçük çiziği” şakaya dönüştürmüştür. Günlüğüne de şöyle yazmıştır: “Hiçbir şey gülmek kadar değerli değil. İnsanın hafiflemek için gülmesi ve kendini kaptırması, güçlü olduğunu gösterir. Trajedi bu dünyadaki en saçma şey.”

Yok, oturup halimize şükredelim diye demiyorum, öyle aklıma geldi işte.

Yukarıda Frida Kahlo ve Chavela Vargas’ın kahkahalar atarken fotoğrafları. Sarmaş dolaş yere uzanmışlar, ne kadar hafif ve mutlu görünüyorlar. Çok yakın arkadaş oldukları biliniyor; müzisyen Chavela Vargas’ın Frida’ya âşık olduğu ve “No Volveré – lo que quieras de mi te lo doy pero no te devuelvo tus besos” (Benden ne istersen alabilirsin, bir tek öpücüklerini geri vermem) şarkısını onun için yazdığı da.

Yazı: Şenol Ayla, FOTOĞRAF: NICKOLAS MURAY, 1945

Psychologies

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Kurtulmuş Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar: