Serinletici Sinema Kulübü: Gnomeo & Juliet

İtiraf etmek gerekirse, Sevgililer Günü yaklaşırken bu bol kalpli atmosferden etkilenmeden duramadık. Her zaman için gerçek aşkın ve yürekten gelen cesaretin önünde büyük bir tevazuuyla eğilen Serinletici Sinema Kulübü, sevimli ve unutulmaz bir aşk hikayesiyle karşınızda.

Haftanın filmi ‘Gnomeo & Juliet’, sizlere bir soru soruyor: Gerçek aşk için neleri göze alırdınız?

İki talihsiz aşık…
Okumak/izlemek üzere olduğunuz hikaye daha önce anlatıldı. Hem de defalarca. Ve şimdi Romeo ve Juliet’in hikayesini tekrar anlatacağız. Ancak farklı bir biçimde ve farklı kahramanlar eşliğinde. Hikayemiz büyük bir kan davasının ayırdığı iki talihsiz aşık hakkında. Bu kan davasının nasıl başladığını kimse bilmiyor ancak hikayenin tamamı bir hayli macera barındırıyor. Bu kez talihsiz aşıklar sevimli birer bahçe cücesi!

Cücelerin dünyasına hoş geldiniz.
Maviler ve kırmızılar… Düşman iki aile ve ikisi de birbirinden gururlu. Bahçe cücelerinin sadece sevimli olduğunu düşünenlere inat bir hayli kinciler. Aralarındaki düşmanlığın sebebi belli değil ama ne de olsa böyle gelmiş böyle gider değil mi? Gitmez efendim git-mez! İşin içine aşk girerse kimse ne olacağını tahmin edemez.

Kaderin değişkenliği…
Juliet, babasının düşündüğünün aksine sadece bir süs değildi. O da diğer bahçe cüceleri gibi mücadeleci olabilirdi; fakat babası müsaade etmediği için bir prenses edasıyla bahçeye güzellik katma görevini sürdürmekteydi. Sonra bir gün, kaderini değiştirmeye karar verdi. Uzaktaki serada gördüğü o muhteşem orkideyi alıp bahçelerine getirebilirse hem bahçeleri muhteşem hale gelecek hem de Juliet kendini kanıtlamış olacaktı.

Kalp çarpıntısı!
Cesaretini toplayan Juliet bir gece gizliden bahçeden kaçtı. Unutulmaz bir macera hevesi içerisindeydi. Onu bekleyen ise bir çiçek değil şiddetli bir kalp çarpıntısıydı. Mavi bahçenin prensi Gnomeo ile karşılaşan Juliet bir anda ona vurulmuştu. Gnomeo ise çoktan kalbini Juliet’in ellerine teslim etmişti. Onları kader bir araya getirmişti ve yine kader ayırmak için uğraşacaktı.

Ne kadar romantik ve trajik.
Gnomeo ve Juliet aşklarını gizlice yaşamaya başladılar. İmkansızın içinde olduklarını biliyorlardı; yine de birbirlerinden vazgeçmeleri de bir başka imkansızlıktı. Mutlu olmak için önlerinde pek çok engel vardı. Önce düşman olan aileler orta yol bulmalı ve bir şekilde barışmalı. Sonra da Gnomeo ve Juliet’in birliktelikleri açıklanmalı.

Mutlu bir son için…
Kahramanlarımız birer bahçe cücesiydi belki ama biz insanlarınkine eş değerdi kalp ağrıları. Sevgileri için büyük engeller aştılar. Aşkları kötü sonla bitmeye mahkûmdu; fakat onlar mutlu bir son için mücadele edeceklerdi. Ne de olsa birini kendinden daha çok sevmek bunu gerektirirdi.

14 Şubat Sevgililer Günü için Gnomeo ve Juliet’ten ilham alın. Şaşalı kutlamalara ya da pahalı hediyelere kafanızı yormayın. Gerçek sevgi, plan program beklemez. Büyük bir sadelikle sunun ihtişamlı aşkınızı. Ne de olsa birini çok sevmek bunu gerektirirmiş…

İyi seyirler!

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

Fragman:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

You may also like...