Close

Yüzümüzde buruk bir ifade var. Yine zamansız bir vedayla cebelleşiyoruz. El sallamayı bir türlü öğrenememiş küçük çocuklar gibiyiz. Uzaklara dalıp dalıp gidiyoruz, aklımızda hep şiirler.

Eğreti birkaç veda sözcüğü mırıldanıyoruz. Cümlenin yarısına gelince susuyoruz. Bir Yaşar Kemal’e elveda demek zor iş. Yakışmıyor sıradan sözcükler, ne dilimize ne de Yaşar Kemal’e. Vedalardan konuşmak yersiz. Buruk da olsa gülümsemeye niyetleniyoruz. İçimiz sızlasa da dudağımızın kenarına minik bir gülümseme kondurmaya çalışıyoruz.

Gülümse bitsin karanlık
Gülümse karamsarları şaşırt
Gülümse güller açsın yüzünde
Gülümsemenle yayılsın ışık
Dünyayı ısıtmasan da güneş gibi
Çevreni ısıt’ demiş ya Yaşar Kemal; bize düşen de gülümsemek.

Bize düşen kırmadan dökmeden yaşamak. İğnelemelerle değil zarif cümleler kurarak yaşamak. Vazoların içine taze bahar çiçekleri yerleştirerek yaşamak. O çiçeklerin kokusunu içimize çekerek yaşamak. Çocukluğumuzdaki bayram sabahları gibi yaşamak. Bize düşen, bu hayatı ‘hakkıyla’ yaşamak.

O yüzden gülümseyin. Yaşar Kemal için dudağınızın kenarına bir gülümseme yerleştirin. Veda sözcüklerine gerek yok; çünkü O ne demek istediğinizi anlayacaktır.

Siz gülümseyin yeter…

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on Facebook
Facebook
Share on Google+
Google+
Share on LinkedIn
Linkedin
Email this to someone
email

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.