Serinletici Sinema Kulübü: Sing Street

Her birimizin fantastik çocuk hayalleri olmuştur. Kimimiz uçan tek boynuzlu at hayali kurarken, kimimiz de astronot olmanın peşindeydi. Bazısı için yaşadığımız dünya elverişli değildi; bazı hayaller içinse biraz azim gerekliydi.

Serinletici Sinema Kulübü olarak ‘azimli hayalciler’e sesleniyoruz: Haftanın filmi Sing Street ile, 80’li yıllarda müzik grubu kuran bir grup gencin hayallerine tanık olacağız.

80’li yılların Dublin’indeyiz.
Conor, ailesinin içine düştüğü ekonomik kriz nedeniyle okulunu değiştirmek zorunda kalmıştı. Yeni başladığı Hristiyan okulunda her şey ters giderken Conor güzel bir şeylere tutunmak istemişti. İşte o sırada gözüne, tüm ihtişamıyla merdivenlerde bekleyen kız takıldı. Kimdi bu güzel kız?

‘Merdivenlerdeki kız’
Merdivenlerdeki kız Raphina adında bir modeldi. Onunla tanıştıktan sonra Conor’ın hayatında pek çok şey değişecekti. Conor Raphina’nın model olduğunu öğrenince, ona kendi müzik grubunun klibinde oynamayı teklif etti. Küçük bir problem dışında her şey kusursuzdu: Ortada bir müzik grubu yoktu; ama bu olmayacağı anlamına gelmiyordu!

Sing Street doğuyor…
Şans Conor’dan yanaydı. Kısa zamanda müzik grupları kurulmuş, iyi kötü şarkı bile besteler olmuşlardı. Ama ortada hala klibi çekilebilecek bir şarkı yoktu. Taa ki Conor’ın Raphina için hissettikleri kağıda dökülene kadar… Bu sözler, Raphina’nın kalbine ulaşmayı başarmıştı ve soluğu klibin çekileceği alanda aldı.

Müzikleri geleceği yansıtmalıydı.
Conor’ın müzik tutkunu abisi sayesinde hem müzik zevkleri hem de giyim tarzları değişiyordu. Bugüne kadar yazılıp söylenmiş şarkıları bir kenara bırakmışlardı. Onlar gelecek için söylüyorlardı.

Hayat amacı…
Birbiri ardına şarkılar gelmeye başladı. Aşk, kalp kırıklıkları, umut, sıra dışı okul hayatları, şarkı sözlerine karıştı. Müzik onları bu köhne yaşamdan çekip çıkaran yegane amaç haline gelmişti. Hayatlarında olup biten tüm kötü şeyler, müzik ile anlam kazanmaya başlıyordu.

Konser zamanı!
Okul panosuna asılan bir ilan ile Sing Street, hayallerini bir adım öteye taşımaya karar verdi. Okul balosunda ilk canlı konserlerini vereceklerdi. Her şey ters gidebilirdi, ya da muhteşem olabilirdi… Alınması gereken büyük bir risk, söylenmesi gereken şarkıları vardı… Geri adım atmak, bu koca yürekli genç çocuklar için seçenek dahilinde değildi.

Ve hayallerine yelken açtılar…
Birbirlerini tesadüf eseri bulan bu yetenekli gençler; müzik sayesinde dostluğu ve hayatı keşfettiler. ‘Hayaller ve gerçekler’ arasında seçim yapmayı akıllarına bile getirmediler. Onlar, müziğe inanmayı seçtiler.

Ve bir gün hayallerini yaşamak üzere uzak diyarlara yelken açtılar… Hayat sizin, hayal sizin; yaşayın gitsin!

İyi seyirler…

Fragman:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, kamu sektöründe çalışırken bir yandan da Serinletici'de yaratıcı yönetmenlik görevini layıkıyla yürütüyor. Yaklaşık üç yıl önce Serinletici Sinema Kulübü'nü kuran Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. Bu yazıları yazarken hem yaşıyor hem de bir hayli eğleniyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

You may also like...

4 Responses

  1. Sezin Nil Tufan Bardakçı dedi ki:

    Tuval bunu beğendi. İzliyoruzzz!

  2. Selim Kamitoğlu dedi ki:

    Conor’un oturtmaya çalıştığı tarzını pek beğendim. Bir an emovari bir halde çıkarken diğer gün rock’çı olabiliyor. Deniyor ve çabalıyor. İşin güzel yanı başarıyorda.

    Hayatta insanın tutunacak bir dalı olması her şeyi değiştiriyor. Bu merdivendeki kız olarak bile karşımıza çıkabilir. BAşkalarının istediklerini önemseyerek kendini keşfetmek herkese rast gelmez.

    Çok beğendim Neval. Harika bir seçim olmuş…

    🙂

  3. doruk dedi ki:

    em muzik hem gorsel hem de donemi yansitmasiyla nefis bir film..

  4. Sema Doğan dedi ki:

    Ben de bu akşam seyrettim.

    Filmin geçtiği dönemi çok anlamlı buldum. Düşünsenize günümüz çağında böyle bir girişim ne kadar sahte ve gerçek dışı gelir. Ama çocukların çabalamaları ve eforları o dönemin şartlarında hayli güzel çalışmalara dönüşüyor.

    Bir an gerçek bir hikaye mi diye bile düşünecek kadar hikayeye dahil olduğumu söyleyebilirim.

    Kutluyorum Nevalcim çok güzel bir seçim olmuş yine:)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.