Serinletici Sinema Kulübü: 10 Things I Hate About You

İki hafta sonra yeni bir yıla merhaba diyeceğiz. Ve her yeniliği kucakladığımız an ister istemez eskiler kurcalıyor aklımızı. Kafamız karışıyor; yeninin heyecanı eskinin anıları derken kendimizi o unutulmaz filmlerden birini yine ve yine izlerken buluyoruz.

Serinletici Sinema Kulübü’nde bu hafta birkaç yıl geriye gidiyoruz. Hatta tam sayı vermek gerekirse, 17 yıl. Kalp kırıklıkları, aşk, nefret ve çalkantılarla geçen yıllarımızı hatırlatan ‘10 Things I Hate About You’ filmi, haftanın unutulmazı olmaya aday!

Farklıydılar…
Kat, insanlara karşı duvar örmüş bir genç kızdı. Hem kalbi hem de kendi buz tutmuştu adeta. Asiliği, adıyla birlikte anılır olmuştu. Kabalığı nedeniyle herkesin sinir olduğu, uzak durmak istediği biri haline gelmişti. Kardeşi Bianca ise tatlılığı ve kibarlığı ile herkesin gönlünü çalan okulun popüler kızıydı. Aralarında birkaç yaş olan kardeşler, birbirlerinden ancak bu kadar farklı olabilirlerdi.

‘Büyük çatışma’
Babaları ise oldukça tutucuydu. Kendi aralarında sürekli çatışma haline olan Stratford kardeşler, bir de babalarıyla çatışmaya girdiklerinde, işler oldukça karışıyordu. Özellikle de babalarının koyduğu son kuraldan sonra: Ancak Kat biriyle çıkarsa Bianca’nın da erkek arkadaşı olabilirdi. Kat için anlamsız olan bu kural Bianca için bir yasak elmaya dönüşmüştü ve bir ısırık almak için can atıyordu.

Kurallar, kurallar…
Bu kural bir kelebek etkisi gibi herkesin hayatına dokunacaktı. Bianca ile birliktelik düşünen talipleri, ona giden yolun ablasından geçtiğini öğrenince, mantıklı bir planı devreye soktular. Masum gibi görünen, ama kalp kıran bir plandı: Okulun asi ve hırçın çocuğu Patrick Verona, Kat için biçilmiş kaftandı. Eğer birisi Kat’in buzlarını eritecekse bu ancak Patrick olabilirdi.

Ne kadar zor olabilirdi ki?
Bu plan Patrick’e ilk duyduğunda çok saçma geldi. İşin içinde para olduğunu öğrendiğinde ise ‘neden olmasın’ diye düşündü. Sonuçta alt tarafı birkaç kez randevuya çıkacaklardı, o kadar. Zavallı Patrick, çok yakında ağzının payını almak üzereydi. Kat, etrafındaki hiçbir kıza benzememekle birlikte onlardan son derece farklıydı. Önceleri ona saçma gelen ‘Kat davranışları’ zamanla sempatisini kazanmaya başlamıştı. Ve Kat’i elde etmek, Patrick için bir yaşam amacı haline gelivermişti.

Tatlı bir ok!
Aşk ve nefret arasındaki o ince çizgide dolaşan Kat ve Patrick, sonunda birbirlerine doğru çekilmeye başlamışlardı. Patrick’in sempatik aşk ilanı, Kat’in kalbine adeta tatlı bir ok fırlatmıştı. Ve cadalozluğu ile tanınan bu genç kız, ilk defa gardını indirmesi gerektiğini düşünmüştü. Taa ki kalbini çalan kişinin, kendisiyle ‘para’ için ilgilendiğini öğrenene kadar.

Acı bir kalp kırıklığı!
Kat’in kalbi paramparça olmuştu. İnsanlara güvenmemesi gerektiğini bir kez daha anlamıştı. Şüpheci olmakta haklıydı. İşgüzar insanlarla dolu bu dünya, ona göre değildi. Kırılan kalbi için ağlarken, hisleri Shakespeare’in dizelerinde dile gelmişti. Aslında basit bir ödevdi; fakat Kat için tam anlamıyla bir ağıt niteliğindeydi. Patrick’ten ne kadar nefret ettiğini anlattığı dizeler, aslında onu ne çok sevdiğini haykırıyordu. Gözyaşları ise bu dizelere eşlik ediyordu…

Ansızın…
Kat’in ne sevgisi ne de hüznü karşılıksız değildi. Aynı duyguların daha beteri Patrick’in içinde bir kaosa neden olmuştu. Suçluydu, biliyordu. Düşüncesizce kabul ettiği bu ‘gönül çalma’ olayının, kendi kalbinin çalınmasıyla sonuçlanacağını tahmin etmemişti. Kat’e aşık olmuştu. Aşkının karşılık bulduğunu anladığı an, kalbinin paramparça olduğunu fark ettiği andı. Kat’in gözyaşları adeta içine işlemişti.

Dürüstlük önemli bir meziyet.
Patrick’e düşen, kendinden ziyade Kat’in kalbindeki kırıkları tamir etmekti. O da bunu kendince ve en doğru şekilde yaptı. Bahanelere ve yalanlara sığınmak yerine dürüstlüğü tercih etti. Kalbinden geçenleri Kat’e anlattı. Çünkü biliyordu ki, kalbinden geçenler aslında Kat’in kalbinden geçenlerdi…

İyi seyirler!

Fragman:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

You may also like...