Geçmiş zamanın ‘modası’ geçmez!

Çoğunlukla, yaşadığımız zamanın kıymetini bilmeyiz. Geçip gittikten sonra bizim için değerlenir. Eski kazağımız gibisini bir daha bulamayız mesela, gençken dinlediğimiz müzikler gibisi bir daha gelmemiştir ve yıllar önce çekilen o film en sevdiğimiz film olarak kalacaktır.

Lauren Rossi ise, işi biraz daha abartmış ve sadece geçmişe özlem duymak yerine, tanık olamadığı zamanları günümüzde yaşatmaya karar vermiş. 12-13 yaşlarındayken, tablolarda gördüğü kadınların kıyafetlerine bayılırmış. Bu, onu o kadar etkilemiş ki, farkında olmadan insanların –özellikle kadınların- nasıl giyindikleriyle ilgilenmeye başlamış. İlgisi arttıkça işin tekniğini de öğrenmeye başlayan Rossi, “Tarih boyunca sessiz kalan kadın seslerini, nasıl giyindikleri hakkında çalışarak duyabilir ve onların doğasını çözebilirsiniz” diyor.

18 ve 19. yüzyıl kıyafetlerini yeniden tasarlayıp diken Rossi’yi, çoğu zaman diktiği kıyafetler içinde görmeniz mümkün. Geçmişe duyduğu bu hayranlığını yaşam tarzına dönüştüren tasarımcı, görenleri kendine hayran bırakıyor.

Rossi, 1800’lerin kabarık elbiseleriyle olmasa da, 1900’lerin naif detaylı şık elbiseleriyle partilere katılıyor, şehir dışına çıkıyor ve alışveriş yapıyor. Ona göre, geçmiş zamanın modasına göre giyinmek, zaten hissettiği gibi yaşadığı için, hayatında pek bir şey değiştirmemiş. “Sadece geçmişle uyumlu hissetmeme yardımcı oluyor.” dese de, birkaç Uber şoförünü oldukça şaşırttığını ve muhtemelen “Kim bu tuhaf tip?” diye düşündürdüğünü kabul ediyor.

Lauren Rossi, yepyeni bir yaşam tarzı oluşturmaktansa, geçmişten beğendiği izleri hayatına adapte etmeye çalışıyor. Tasarımcı, eskiden işçiliğin yüksek seviyede olduğunu ve tek kullanımlık olmadığını söylüyor. “Elbiseler onarıldı, yeniden dikildi, tekrar tekrar kullanılarak nesilden nesile geçti. Ben de, gelecekte de sevilecek ürünler almak ve üretmek istiyorum” diyor.

Gelecekte de hatırlanacak tasarımlar olması için onun işlerinde, günümüz modasının aksine, her detay titizlikle düşünülüyor ve hayal gücüyle süsleniyor. Görkemli kumaşlar, sadece bir “yeniden yaratma” örneği değil; büyük emekle oluşturulmuş ilham verici çalışmalara dönüşüyor.

nolmus.com

 

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, kamu sektöründe çalışırken bir yandan da Serinletici'de yaratıcı yönetmenlik görevini layıkıyla yürütüyor. Yaklaşık üç yıl önce Serinletici Sinema Kulübü'nü kuran Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. Bu yazıları yazarken hem yaşıyor hem de bir hayli eğleniyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

You may also like...