Serinletici Sinema Kulübü: The Goonies

Tozlu tavan aralarındaki eşyalar, kayıp hazineler, perili evler, korkutucu hikayeler… Her biri çocukluğumuzda çözmek istediğimiz ve peşine düştüğümüz gizemlerdi. Haftanın filmi The Goonies, çocukluk maceralarımıza adeta selam yolluyor.

Serinletici Sinema Kulübü sizi kayıp bir hazinenin peşine düşmeye davet ediyor.

‘Goonies’
Diğer çocuklardan biraz farklıydılar. Kendilerine ‘Goonies’ adını vermişlerdi; Mikey, Chunk, Mouth ve Data. Okulun en popüler çocukları sayılmazlardı; fakat kendi aralarında anlaşmanın yolunu bulmuşlardı. Birbirlerinden farklıydılar; onları bir araya getiren de bu olmuştu. Mikey hayalleri gerçeğe dönüştürmenin peşinde koşarken, Data ilginç icatlar keşfetmeyi seviyordu. Mouth sürekli afacanlıkla haşır neşir iken Chunk ‘tombiş’lik kategorisinde bir hayli iddialıydı.

Tavan arası…
Aynı kasabada yaşayan yakın arkadaşlar için ayrılma vakti gelip çatmıştı. Yaşadıkları kasaba büyük bir golf sahasına çevrilecekti ve ne yazık ki evleri yıkılmaya mahkûmdu. Bugün birlikte geçirecekleri son gündü. Ve hayatlarının macerasına atılmak için en ideal gündü. Bu düşüncelerle soluğu Mikey’nin evlerindeki tavan arasında aldılar.

‘Define avcıları’
Mikey’nin babasının çalıştığı müzeye ait pek çok eşya tavan arasında korunuyordu. Birbirinden ilginç bir düzine eşya çocukların ilgisini çekmişti. Daha ne olduğunu anlamadan kendilerini bir gizemi çözmek zorunda hissetmişlerdi. Goonies gitmişti, yerine ‘define avcıları’ gelmişti. Madem ki bu son geceleriydi, o zaman işin içine bolca gizem ve heyecan katmak gerekirdi.

Ne macera ama!
Mikey’nin abisi Brand, çocuklara göz kulak olmakla sorumluydu. Bu çılgın planı desteklemese de peşlerinden gitmek için bir saniye bile düşünmemişti. Böylelikle ekip tamamlanmıştı. Brand onları vazgeçirmek için gitmişti peşlerinden; fakat kendini bir ada maceranın tam ortasında buluverdi. Çocukların hazinenin saklandığını düşündüğü metruk bina, gangster çetesinin konaklama mekanına dönüşmüştü.

Tehlikeyle burun buruna…
Anne Fratelli ve iki oğlundan oluşan çete, bir hayli korkutucu ve tehlikeliydiler. Macera peşinde koşan çocukların en son karşılaşması gereken tiplerdi. Fakat elden ne gelirdi ki, bir defa karşılaşmışlardı. Ellerindeki define haritası onları gizli geçitlere yönlendirdi. Kendilerini korkutucu bir yer altı mahseninde buldular. Her yer tuzaklarla doluydu. Buradan kurtulmaları çok zordu ama mücadele etmekten hiç vazgeçmediler.

Tehlikeyle burun buruna…
Kötü adamlarla savaştılar, iyileri kurtardılar. Tuzaklara aldanmadılar. Korktular ama cesurca davrandılar. Uğruna atıldıkları bu maceranın onları nereye götüreceğini bilmeden adım adım ilerlediler. El ele tutunara hayatta kaldılar; arkadaşlığın önemini daha iyi anladılar. Ve bilin bakalım ne oldu? Hikayenin sonunda iyiler kazandı.

Pazartesi günü içinde pek bir mucize, heyecan barındırmaz diyenler için harika bir öneri 1985 yapımı The Goonies.

İyi seyirler!

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

Fragman:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, kamu sektöründe çalışırken bir yandan da Serinletici'de yaratıcı yönetmenlik görevini layıkıyla yürütüyor. Yaklaşık üç yıl önce Serinletici Sinema Kulübü'nü kuran Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. Bu yazıları yazarken hem yaşıyor hem de bir hayli eğleniyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

You may also like...