Çiftler arasındaki uyumun gizli şifreleri

Şirin, komik ve sizinle aynı dizileri izlemeye bayılıyor… Yüzyılın çifti olmak için daha fazlasına ne gerek var ki, diye düşünebilirsiniz? Oysa, uzmanlar çiftler arasında gerçek bir uyumundan söz etmek için çok daha farklı faktörlerin olması gerektiğinden bahsediyorlar. Bunlar neler mi? Sorunun yanıtı haberimizde.

Büyük ihtimalle sizin de, bir “hayallerimin erkeği” listeniz var ve bu listede muhtemelen, “uzun boylu, kendinden emin ama mütevazı, iş-güç sahibi ve benim gibi Pug cinsi köpeklere aşık türünde maddeler bulunuyor, değil mi?

Ve sanıyorsunuz ki bu listede ne kadar çok şeyin yanına bir tik atarsanız, onunla o kadar mutlu olacaksınız.

Aslına bakarsanız, işin aslı pek de öyle değil… Birisi hayatınızın erkeği gibi görünse de, yapılan yeni araştırmalar gösteriyor ki uyumlu olmanın temel faktörleri “aynı müzik tarzını sevmek” veya “birlikte dışarıda olmaktan hoşlanmak” gibi şeylerden çok daha az dikkat çeken faktörler. Bu detayları ve çok daha fazlasını yazımızın devamından öğreneceksiniz.

İŞTE UZUN SÜREN İLİŞKİLERİN GÖRÜNMEZ GÜÇLERİ

SAVAŞMA TARZI
Uzmanlara göre birbirinizle tartışma şekliniz, bir çift olarak ne kadar iyi anlaşacağınıza ışık tutan önemli bir faktör. İnsanlar genelde üç kategoriye ayrılıyor: Sıcak tartışmalarda iyice alevlenenler, karşısındakinin hislerini anlamaya çalışanlar ve çözüm üretmektense kaçmayı tercih eden “uzlaşamamak üzerinde anlaşalım” diyenler. Uzmanlar ikinci kategoriyle üçüncü kategorinin bir araya gelmesinin, bir sürü problemi de beraberinde getireceğini söylüyor. Ama iki ateşli tartışmacı, beklenmedik bir şekilde çok iyi anlaşabiliyor (hani şu birbirine deli gibi bağırdıktan beş dakika sonra öpüşüp koklaşan çiftlerden bahsediyoruz.) Aynı kategoride bulunan diğer çiftlerin de birbirleriyle anlaşma potansiyelleri, farklı kategorilerde olmalarına kıyasla daha yüksek oluyor. Erkek arkadaşınız tartışmalarda nasıl davranıyor buna dikkat edin: Doğruca saldırıya mı geçip, hemen sizi mi suçluyor? Aynı şekilde, siz nasıl davranıyorsunuz buna bakın. Onu en acıtan yerinden mi vuruyor, yoksa tartışmayı tamamen yok mu sayıyorsunuz? Tüm bunlar ilişkinizin ne yöne gidiyor olduğuna dair size önemli ipuçları verecek.

PAYLAŞIM ŞEKLİNİZ
Burada bahsettiğimiz şey tamamen duygular. İkinizin de duygularınızı nasıl açığa vurduğunuzu veya bunlara tepki gösterdiğinizi düşünün. Uzmanlar “ilişkide eğer bir taraf negatif duyguların anında unutulup toprağa gömülmesini istiyor ama diğer taraf bu duyguların her santiminin irdelenmesi gerektiğini düşünüyorsa, işte o zaman problemler hiç bitmeyecektir” diyor. Öyle ki, yapılan araştırmalar, bu tip uyumsuzlukların yüzde 80 oranında boşanmaya neden olduğunu ortaya koyuyor. Sonuç olarak, duygularını en az sizin kadar yoğun (veya hafif) yaşayan biriyle birlikte olmanız, ilişkiniz açısından en ideali.

BAĞLANMA TARZINIZ
Uzmanlar burada yine üç insan tipinin olduğunu söylüyorlar. İlk gruptakiler “endişeliler” sınıfında yer alıyor. Bu kişiler aynı zamanda partnerlerinden fazla miktarda güvence bekleyenler. “Sana kızgın değilim hayatım, bugün sadece canım sıkkın o kadar” lafını duyana dek, sorunun ne olduğu konusunda sizi asla rahat bırakmıyorlar. “Kaçınanlar” ise size yaklaşmak istiyormuş gibi görünüp sonra sizden cüzzamlıymışsınız gibi kaçanlar. Son olarak “sağlamcılar” var ve onlar da Instagram hesaplarını çift selfie’leriyle doldurmaya bayılıyor, öte yandan da partnerlerine gerekli kişisel özgürlüğü de vermeyi biliyorlar. Doğal olarak herkes “sağlamcılar” ile iyi geçiniyor. Ancak diğer kombinasyonlar pek de iç açıcı değil. En kötüsü de “kaçınan” sınıftaki birisiyle “endişeli” birinin birlikteliği. Birbirlerini sürekli itip kakıyor ve en mutsuz çiftler genellikle onlar oluyor.

İLGİ GÖSTERME VE ALMA STİLİ
Çiftler genellikle birbirlerinden ilgi bekliyorlar. Bu, zaman zaman hava durumuyla ilgili kısa bir konuşma da olabiliyor veya kız kardeşinizle yaşadığınız sorunlarla ilgili daha derin bir paylaşım da… Her ne olursa olsun, çiftler bu ilgi isteğine ne kadar sıklıkla cevap verirlerse ve bunları görmezden gelmezlerse, ilişkileri o kadar uzun ve sağlıklı yürüyor. Uzmanlar insanların daha fazla “artık ortak noktamız hiç kalmadı” dediklerini anlatıyor. Ama işin aslı insanların birbirlerinin ilgi isteklerini görmezden gelmeleri. İyi tarafıysa, bunu sezmenin oldukça kolay olması. Daha ilk buluşmada, favori çocukluk anınızı ona anlatırken esnemeye başladıysa, ilerleyen aylarda da sizi uzun süre dinlemesini pek beklemeyin.

DESTEK ROLLERİ
Bu da son derece önemli konulardan biri. Partnerinizin, hayatınızdaki hedeflerinizle ilgili -bu hedefler her ne kadar onu heyecanlandırmasa dasize sürekli destek olmasını ve bu tutkuların gerçekleşmesi için elinden geleni yapmasını beklemeniz doğal. Hayalleriniz farklı olabilir ama hedefleriniz konusunda birbirinize destek olmaktan kaçınıyorsanız ilişkinizin pek de uzun süreli olmayacağından emin olabilirsiniz. Düşünsenize, sevgiliniz o sıkıcı web sitesinden bahsederken siz onu pür dikkat dinliyorsunuz ama sıra sizin hayalinizdeki Avrupa turuna gelince yüzünüze bile bakmıyor. Bu hiç de iyiye alamet değil…

Cosmopolitan

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümünü bitiren Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması’nda, İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Okuldan mezun olan Neval, medya sektöründe çalışmaya devam ederken Serinletici'de Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de başarıyla yürütüyor. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

You may also like...