Neden acı çektirene bağlanıyoruz?

Birini acı çeke çeke, sürüne sürüne, kendinizi hasta edercesine sevdiniz mi? Buna sevgi demek ne kadar doğru, sormadan edemiyoruz… Psikoloji bize tabii ki bu durumu da açıklıyor ve adına şöyle diyor: Travmatik bağlanma.

Travmatik bağlanma (Traumatic Bonding), bir psikoloji terimi ve aslında hemen her gün çevremizde gördüğümüz, çok üzüldüğümüz durumları ifade ediyor. İflah olmaz, saplantılı, yıkıcı bir aşk durumundan bahsedebiliriz. Kişiyi azar azar tüketen, zehirli bir bağlılık türü… Üstelik kadın-erkek fark etmiyor, herkesi etkileyebiliyor.

156416581

Bir düzeye kadar ‘kaçan kovalanır’ durumu makuldür ve ilişkiye adrenalin pompalayan, ilişkinin cilveli bir halidir. Özgüven duygusu yerinde olan, yaşam içerisinde sahip olduğu değeri hissedebilen, özsaygı sahibi insanlar şahsiyetlerine saldırı niteliği taşıyan ilişkiyi bir saniyede bitirir. Sürekli bizi üzüp, bizi sarsan bir insana gösterilen bağlılık ise ciddi bir zayıflığa sahip olduğumuzun işaretidir.

Birinin sevme duygusunu, “ben sevilmeyi hak eden biriyim” şeklinde olgunlukla kabullenmekten çok; birinin bizi sevmesini bize yapılmış bir lütuf gibi hissediyorsak, bilinçaltı kişilik örgütlenmesinde böylesine bir yetersizlik alanı, boşluk söz konuysa sorunlu bir hastalıklı ilişki anlamındaki ‘kaçan kovalanır’ durumu ortaya çıkar.

Yani partnerimizin bizi sevmesini sadece sevgiyle değil de yüksek bir minnet duygusuyla yaşıyorsak, ortaya bir bağlılıktan çok bağımlılık durumu çıkar ve o kaçtıkça biz kovalarız.

Cosmopolitan