Gerçek dünya kupası şimdi başlıyor

Rusya’da düzenlenen FIFA 2018 Dünya Kupası’nda grup maçları tamamlandı. Futbol kalitesi olarak beklenenin altında kalan grup maçlarının ardından cumartesi gününden itibaren ikinci tur maçlarıyla heyecanın artmasını ümit ediyoruz. Grup maçlarında öne çıkan detayları, hayalkırıklığı yaratanları, beklentilerin üzerine çıkan performansları ve diğer detayları, Spor Editörümüz Anıl Yazar sizler için not aldı.

Hayal Kırıklığı Yaratanlar: Mısır, Fas, Arjantin

Rusya biletini, eleme turlarından futbol dünyasının yükselen yıldızı Muhammed Salah önderliğinde son dakikada alan Mısır, yıldız futbolcusunun turnuvaya kısa bir süre kala Şampiyonlar Ligi finalinde yaşadığı sakatlık nedeniyle turnuvaya adeta 1-0 yenik başladı. İlk maçta Uruguay’a karşı 1 puana oldukça yaklaşmışlardı ancak hem son dakikada kaybettikleri Uruguay maçı hem de Salah’ın sakatlıktan bir hayli güçsüz çıkmasıyla grubun ikinci maçında Rusya karşısında dağıldılar ve son maçta da Suudi Arabistan’a yenilip grubu puansız son sırada tamamladılar.

B Grubunda Portekiz-İspanya ikilisini bir hayli tehdit etmesini beklediğim Fas, gruptaki üç maçta da belki de grubun en iyi futbolunu oynadı. Ancak İran karşısında son dakikada yedikleri entresan gol ve Portekiz karşısında oynadıkları geçer futbola rağmen atamadıkları gol onları evlerine erken gönderdi. Son maçta İspanya önünde oynadıkları futbolla ne kadar potansiyelli bir takım olduklarını gösterseler de, hücum hattındaki yıldızlarını net bir golcüyle tamamlayamamaları onların bu turnuvadaki en büyük handikabı oldu.

D Grubunda yer alan Arjantin, Nijerya maçının son 7 dakikasına girilirken turnuvaya veda etmek üzereydi. Nijerya’nın ikinci yarıda kaçırdığı iki net gol pozisyonunun ardından bulduğu golle adını üst tura yazdıran Arjantin, turnuvanın en kötü futbol oynayan takımlarından oldu, en azından grup aşaması için. İzlanda beraberliğiyle başladıkları grup maçlarına, Hırvatistan karşısında aldıkları hezimet ve kötü futbolla devam eden Tangocular’da teknik direktör Jorge Sampaoli’nin tüm kredisi ilk iki maç sonunda tükendi. Avrupa’da oynayan futbolcular yerine Arjantin ve Güney Amerika liginde oynayan futbolculara şans veren ve takımına bir kimya yansıtamayan Sampaoli’nin Nijerya maçı öncesinde takımdaki tüm ağırlığını Lionel Messi’ye bıraktığını, Nijerya maçında Messi’den oyuncu değişikliği konusunda aldığı iznin kameralara da yansımasıyla bir kez daha gördük.

Son şampiyonların laneti: Almanya

Almanya’yı oynadığı futbol ve grubu Güney Kore’nin ardından son sırada tamamlaması nedeniyle hayal kırıklığı başlığı altında değerlendirebilirdik. Ama Almanya ve içinde bulunduğu durumu ayrı bir başlık altında değerlendirmemiz gereken bir durum var. O da dünya kupalarını kazanan son 4 şampiyonun bir sonraki dünya kupasında gruptan çıkamadığı gerçeği. 98’i kazanan Fransa 2002’de; 2006’yı kazanan İtalya, 2010’da; 2010’u kazanan İspanya da 2014 Dünya Kupası’nda gruplarda elenmişti. Aynı kadere 2014’ün şampiyonu Almanya da uğradı. En son Fransa 1938’de gruptan çıkamayan Almanya’da Rusya’ya gelirken yaptığı kadro tercihleriyle eleştirilen Panzerlerin teknik patronu Joachim Löw, kötü bir turnuva geçirdi ve hem kadro tercihleri hem de oynattığı futbolla eleştirileri üzerine çekti. Manchester City’de iyi bir sezon geçiren Sane’yi kadroya çağırmayan ve Werner, Reus gibi isimleri Rusya’ya götüren Löw’ün bu felakette payı büyük olsa da Alman futbolcuların da sahadaki ruh hallerinden 2014’teki şampiyonlukla yetindikleri izlenimi oluşmadı değil. Bunun yanında sakatlıktan yeni çıkan Müller, Neuer gibi isimlerin formsuzluğu, Mesut Özil-İlkay Gündoğan krizi de Almanya’yı bir hayli yıprattı. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki Euro 2000’de İngiltere’yle birlikte gruptan çıkamayan Almanlar, devamında ilk meyvelerini 2006 Dünya Kupası’nda alacakları bir altyapı hamlesine gitmişler ve devamında da 2014 Dünya Kupasını kazanmışlardı. Benzer bir radikal hamleyle Almanya bir müsibetin bin nasihatten daha iyi olduğunu bir kez daha kanıtlamayabilirler.

En kötü maçlar: Fransa- Danimarka, Belçika-İngiltere

Bu iki maç için tek kelime etmeye gerek yok. Fransa-Danimarka’nın danışıklı dövüş ve Belçika-İngiltere’nin de Brezilya’dan kaçma çabası içinde olduğu maçlar izledik.

Fair-play’le tur geçen: Japonya

Grup maçlarının en akılda kalan noktalarından biri kuşkusuz Japonya’nın turlayışı oldu. Son maçta Polonya karşısına 4 puanla çıkan ancak rakibine kaybeden Japonlar, Senegal’in de Kolombiya’ya kaybetmesiyle H Grubunda bu iki takım; 4 puan, 0 averajla sıralanırken iki takımın attığı ve yediği gol sayılarının da aynı olmasıyla gruptan çıkan ikinci takımı fair-play kuralları belirledi. Japonya rakibine göre iki kart daha az görmesi nedeniyle grubu Kolombiya’nın ardından ikinci bitirirken Japonların bu durumu bilerek Polonya maçının son dakikalarında olası yiyecekleri bir ikinci gol tehdidine karşın rakip kaleye gitmeyerek kendi aralarında top çevirmesi futbol kamuoyunda eleştiri topladı. Şahsi görüşüm bu tarz durumlarda bu iki takım arasında bir maç daha oynanması yada penaltı atışları yapılması yönünde.

Yaşa, VAR ol ama…

Video Assistant Referee (VAR) uygulaması, dünya kupasıyla birlikte dünya futbol sahnesindeki ilk büyük sınavını veriyor. Şu ana kadar hatalı penaltı kararları ve ofsayt tartışmaları konusunda sınıfı geçti diyebiliriz. Ancak futbolun içindeki insan hatası payı da futbolun güzelliklerinden biri olduğunu düşündüğümüzde, kendi nazarımda hakemlerin maç ortasında saha kenarına gelip bir ekrandan pozisyonu izlemeleri ve kararlarını onaylamaları veya geri çekmeleri bir hayli eğreti de gözükmüyor değil. VAR’ın futbola daha adil bir düzen getireceği kesin ancak bu kez de hakemlerin saha içindeki rollerinin dezenformasyona uğraması tehlikesi de söz konusu.

Grup aşamasının enleri

En iyi maç: İspanya – Portekiz (3-3)

En iyi gol: Ricardo Quaresma (Portekiz – İran)

En iyi performans: Luka Modric (Hırvatistan)

En iyi maç performansı: Cristiano Ronaldo (İspanya-Portekiz)

En iyi takım: Hırvatistan

Kupaya giden yol

Futbol kalitesinin ve heyecanın artmasını beklediğimiz son 16 turu cumartesi günü başlıyor.

Önce eşleşmelere bakalım:

Fransa – Arjantin                                                      İspanya – Rusya

Uruguay – Portekiz                                                   Hırvatistan – Danimarka

Brezilya – Meksika                                                   İsveç – İsviçre

Belçika – Japonya                                                     Kolombiya – İngiltere

Kuşkusuz göze çarpan ilk eşleşme Fransa- Arjantin. Grup aşamasında çok zorlanan ve takım kimyası ve organizasyon açısından ciddi problemleri bulunan Arjantin, grup aşamasını lider tamamlasa da çok temposuz bir futbol oynayan Fransa’yla karşılaşacak.  İki takımın da iyi futbol oynamadıklarını ve sorunları olduğunu biliyoruz. İsmi çok büyük olsa da dağın fare doğurabileceği bir maça tanıklık edebiliriz. Fransa’yı çeyrek finale %60 daha yakın görüyorum.

Uruguay-Portekiz de son 16’nın en merak edilen ikinci eşleşmesi olacak. Cristiano Ronaldo’nun etrafında taktiksel bağlılığı yüksek olan ve savunma güvenliğini ön plana alan bir futbol oynayan Portekiz, Suarez-Cavani gibi iki stara sahip olmasına rağmen grup aşamasında ağızlarda pek de iyi bir tat bırakmayan Uruguay karşısında tura daha yakın taraf. Ancak Uruguay’ın tur atlaması da sürpriz olmayacaktır.

Belki de en çekişmeli maç İngiltere-Kolombiya arasında olacak. Kolombiya gruplara şok Japonya mağlubiyetiyle başlasa da grubunu lider bitirmeyi başardı. Şu an için en büyük problemleri James Rodriguez’in sakatlığı. İngiltere grubun son maçında Belçika’ya kaybederek finale kadar yolunu açmış gözükse de öncelikle bu turu geçmek zorunda ve bence işleri hiç de kolay değil. İsminin getirdiği bir ağırlıkla oynayan ve Panama maçını ölçü almayacağımız için Tunus maçında da son dakikada 3 puanı alabilen İngilizlerin işinin Kolombiya önünde hiç de kolay olmayacağını düşünüyorum.

İspanya-Rusya ve Brezilya-Meksika eşleşmelerinde favoriler belli gözüküyor. İspanya’nın bir sürprize izin vermeyeceğini düşünürken grup aşamasından lider çıksa da iyi futbol oynamayan Brezilya’nın dinamik bir futbol ortaya koyan ve çok çabuk kontra atağa çıkan Meksika önünde zorlanabileceğini düşünüyorum.

Belçika’nın Japonya, grup aşamasında şu ana kadar turnuvanın en iyi futbolunu ortaya koyan Hırvatistan’ın da Danimarka önünde zorlanmayacağını öngörüyorum.  İsveç – İsviçre eşleşmesinde ise İsviçre’nin savunma dörtlüsünden iki önemli oyuncusu Stephan Lichtsteiner ve Fabian Schar’ın cezalı duruma düşmesi onları zorlayacak. Ancak iyi bir turnuva geçiren Shaqiri, Dzemaili, Xhaka önderliğinde çeyrek finale yakın olan taraflar.

Çeyrek finalden itibaren oluşacak eşleşmelerde İspanya, Hırvatistan ve İngiltere tarafının daha açık olduğu görülüyor. Diğer tarafta ise Fransa, Arjantin, Brezilya, Portekiz ve Belçika bulunuyor. Diğer tarafta mücadele edecek olan takımların finale kadar daha zorlu bir yolu olacağı kesin. Ancak şu ana kadar takımların ortaya koyduğu futbolların ardından bir kupa favorisi söylemek gerçekten çok zor.