Dünya Kupası oldu mini Avrupa şampiyonası

Rusya’da düzenlenen 2018 Dünya Kupasında, çeyrek finale kalan 8 takımdan ikisi(Brezilya ve Uruguay) dışındaki diğer takımlar Avrupa kıtasındandı.  Brezilya ve Uruguay’ın da elenmesiyle Dünya Kupası artık bir mini Avrupa şampiyonası halini aldı.

Sona Bir Kala: Yarı Finaller

Yarı finalde İngiltere-Hırvatistan ve Fransa-Belçika eşleşmelerini izleyeceğiz. Fransa ve Belçika turnuva öncesinde burada olmasını öngördüğüm takımlardı. İngiltere ve Hırvatistan için de futbol anlamında olumlu şeyler söylememizin yanında fikstürün de onlara ‘yürü ya kulum’ dediğini de eklemeliyiz diye düşünüyorum.

Fransa-Belçika

Turnuvanın en iyi kadrolarından ikisinin çarpışacağı bu eşleşmede, Fransa’nın ilk turdan itibaren futbol olarak çok tat vermese de bir turnuva takımı gibi oynadığını söyleyebiliriz. Arjantin karşısında geri düştükten sonra verdikleri reaksiyonla maçı çevirmeleri ve çeyrek finalde Uruguay karşısında oynadıkları olgun futbol, onları son 4 takım arasında bu yönüyle öne çıkarıyor. Ancak Horozların hücumda Mbappe’ye fazla bağımlı olmaları ve Griezmann’ın şu ana dek beklenenin altında kalması onları yarı finalde zorlayabilir.

Belçika’nın ise altın jenerasyonu nihayet beklenen başarıyı gerçekleştirmeye yakın. Yarı final oynamaları bu kadro için ne denli bir başarı addedilebilir tartışılır ancak Brezilya karşısında oynadıkları futbolla, bu takımın saf yeteneğin dışında bir taktiksel derinliğinin de olduğunu gördük. Lukaku-De Bruyne-Hazard üçlüsünün ultra serbest düzeniyle Brezilya savunmasında yarattığı tahribat (bunda Brezilya’da Casemiro’nun eksikliği de etkili oldu) onlara yarı final kapısını araladı ve Neymar maç boyunca pasifize hale getirerek işin savunma kısmında da iyi olabileceklerinin sinyallerini verdiler.

Fransa-Belçika eşleşmesinin galibinin kupayı kazanacağını düşünüyorum. Ancak bu eşleşmeden kimin adını finale yazdıracağını kestirmek gerçekten güç. Ben duygusal davranarak Belçika’yı seçiyorum.

İngiltere-Hırvatistan

İngiltere grup aşamasında kaçak dövüştüğü Belçika maçını kaybederek Brezilya eşleşmesinden kaçmış ve yarı finale kadar kendine nispeten daha rahat bir yol açmıştı. Kolombiya karşısında penaltılardaki makus talihini yenen İngilizler, İsveç karşısında da grup aşamasından beri oynadıkları kontrollü oyunlarını yine bir duran top golüyle süsleyerek yarı finale geldiler. Southgate’in takımı da çok şaşaalı bir futbol oynamasa da gerek basın gerek de taraftarlarının yoğun desteğiyle yarı finale gelmeyi başardılar.

Rakipleri Hırvatistan ise kadrosunda önemli oyuncuları bulundurmasına rağmen hem Danimarka hem de Rusya maçlarında oynadıkları futbolla güven vermediler. En dikkat çeken zaafları da hücum geçişlerde tempolarının çok düşük olması ve yavaş bir futbol oynamaları. Bunun yanında hem Danimarka hem de Rusya önünde oynadıkları iki 120 dakikayla İngiltere’nin önüne çıkacaklar ve Modric, Mandzukic gibi yaşı olan isimlerin Rusya maçının son bölümlerinde çektikleri acıyı televizyon ekranlarından hepimiz gördük. Bunun yanında Modric’e ekürilik etmesi beklenen ve bir “Batman ve Robin” çalışması beklenen Ivan Rakitic’in de Danimarka ve Rusya maçlarında adeta sahada yok olması ve kötü bir turnuva geçirmesi de Hırvatların işini yarı finalde zorlaştıracak bir etmen.

Tura yakın olan tarafı %60’la İngiltere olarak görüyorum.

Turnuvanın Sürprizi: Rusya

Turnuva öncesinde hem taraftarlarının hem de basının hiç güvenmediği hatta alay ettiği Stanislav Çerçesov, 1966’dan bu yana (o zaman SSCB ismiyle mücadele ediyorlardı) ülkesini ilk kez yarı finalin kapısına dayandırdı. Teknik direktör Çerçesov, takımına turnuva öncesinde İsviçre Alp’lerinde yaptırdığı antrenmanlarla fizik gücü yüksek bir takım yarattı ve Ruslar dünya kupasının en çok koşan takımlarından biri oldular. Öyle ki Çerçesov’un takımı ikinci tur maçındaki İspanya ve çeyrek finaldeki Hırvatistan maçlarında ortalama 147 kilometrelik koşu mesafesiyle oynadı ki bu inanılmaz bir rakam. İki maçta da rakiplerinden 9 kilometre fazla koştular. Bunun yanında ilk maç olan Suudi Arabistan’dan Hırvatistan’a penaltılarda kaybettikleri çeyrek final maçına kadar saha içindeki bütünlüklü takım görüntüleriyle dikkat çektiler. Göze hoş gelen ve oyunu domine eden bir futbol oynamasalar da takım için yardımlaşmanın ve savunma konsantrasyonunun üst düzeyde olduğu Rusya, İspanya’yı eleyip geldiği çeyrek finalde, Hırvatistan’a penaltılarla boyun eğse de bu turnuvanın en akılda kalan performansına imza attılar diyebiliriz.

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Anıl Yazar

Üniversite'ye kadar lisanslı olarak basketbol oynayan ve 2008'den itibaren internet sitelerinde editör ve yazarlık yapmaya başlayan Anıl Yazar, Hürriyet gazetesi ve Nesine.com'da kadrolu olarak çalıştı. Londra'da, BBC Türkçe Servisinde de staj yapan ve burada BBC'nin eğitimlerine katılan Yazar, Serinletici'de spor içerikli yazılarının yanında gazetecilik başta olmak üzere hayatın diğer alanlarına dokunan yazılar yazıyor. Halen internet spor medyasında aktif olarak çalışan Yazar, Ankara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümü mezunudur. Ankara Üniversitesi Gazetecilik Bölümünde yüksek lisans eğitimini devam ettiren Anıl Yazar, futbol, basketbol ve Formula 1’le ilgili yazılar yazması sebebiyle takipçisi olduğu bu konuların dışında bir tarih meraklısı ve farklı ülkeleri, kültürleri keşfetmeyi seven bir gezgindir. | anil.yazar@serinletici.com

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.