Serinletici Sinema Kulübü: The Green Mile

Serinletici Sinema Kulübü bu hafta, devam edecek gücü olmayanlar, hayattan beklentisi kalmayanlar, ruhunu ve sevdiklerini kaybedenler için açıyor sinema perdesini. Haftanın filmi ‘The Green Mile’, hapsolduğumuz karanlığı ufacık da olsa aydınlatmayı dileyen bir kurşun asker…

Fakat hatırlıyordu…
Edgecomb uzunca bir süredir huzurevinde yaşıyordu. Çok yaşlanmıştı, hapishanede gardiyanlık yaptığı günlerin üstünden uzun yıllar geçmişti. Yaşına göre pek bir şeyi hatırlamadığı düşünülebilirdi. Fakat hatırlıyordu. Ne yeşil yolu ne de hayatını kurtaramadığı John Coffey’yi unutmuştu. Her aklına geldiğinde her şeyi en baştan yaşıyordu. Kendini bir anda eski zamanlarda buluveriyordu.

Ä°lgili resim

Bir millik yeşil yol.
Paul Edgecomb gençlik yıllarında Cold Mountain Cezaevi’nde gardiyan olarak çalışıyordu. Görevi, idam odası baş gardiyanlığı idi. Mahkumlara eşlik ederek adım adım nihai sonlarına doğru ilerlemelerinde görevliydi. Bugüne kadar sayısız mahkuma eşlik etmişti. Ölüme mahkum edilmiş kişileri hücrelerinden alıp yeşil yoldan ilerleyerek elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına kadar götürüyordu.

the green mile ile ilgili görsel sonucu

Coffey’nin gözyaşları…
Bu Paul’ün göreviydi. Yıllar içinde pek çok mahkuma eşlik etse de aralarından birini hala unutamıyordu: John Coffey. Bu iri yarı mahkum iki küçük kızı öldürmekle suçlanıyordu ve tabii ki ölüm cezasına çarptırılmıştı. Görünüşünü görüp de bu suçu işlemediğine kanaat getirecek kimse yoktu. Hele ki Coffey’yi buldukları anda iki küçük kızın cesedinin yanında gözyaşı döktüğü ortadayken…

Pişmanlık.
Coffey farklı biriydi. Korkutucu görünüşünün ardında yumuşacık bir kalbi vardı. Bir süre sonra Paul onun aslında suçlu olmadığını, istediği tek şeyin hayat kurtarmak olduğunu anlamıştı. Coffey’nin beklenmedik bir şekilde doğaüstü güçleri vardı. Ve bu güçleri küçük kızları yaşama geri döndürmek için kullanmaya çalışmıştı; fakat geç kalmıştı. Zamanında yetişememişti. Coffey’nin gözyaşlarının nedeni işte buydu. Yaptığı suçun pişmanlığı değil, zamanında yetişememenin verdiği pişmanlık.

the green mile ile ilgili görsel sonucu

Hayatta mucizelere de yer vardı.
Paul başta Coffey’nin bu farklı yanına inanmamıştı; fakat bizzat kendisinin de nasiplendiği bu doğaüstü gücü kabul etmekten başka seçeneği yoktu. Kendisi bunun en büyük kanıtlarından biriydi. Evet, hayatta mucizelere de yer vardı. Bunu anlayabiliyordu. Hapishaneye geldiğinde onun bir suçlu olduğuna kanaat getirse de artık Coffey’nin gizemli dünya ötesi güçlerinin farkına varabilmişti.

the green mile ile ilgili görsel sonucu

Ah insanlar ahh…
Paul gerçeği bilen bir gardiyan olmasına karşın ne hakimdi ne de elinde kanıt vardı. Ama biliyordu ki Coffey, bu karşısındaki korkutucu dev adam, o iki küçük kızın katili değildi. Coffey sadece onları hayata döndürmek istemişti. Ölüm cezasına çarptırılması adaletsizlikti. Ne yazık ki insanlar her zamanki gibi peşin hüküm vermişler ve Coffey’yi dış görünüşüne ve ten rengine göre yargılamışlardı. Böyle bir adam ancak taş kalpli bir katil olabilirdi ne de olsa. Ah insanlar ah..

paul edgecomb ile ilgili görsel sonucu

Özgürlük bir adım uzaktaydı.
Hiçbir zaman doğruluktan şaşmayan bir adamdı Paul Edgecomb. Fakat ilk defa doğrunun ne olduğunu sorguluyordu. Yasalara göre doğru John Coffey’nin idam edilmesiydi. Kendisine göre doğru ise Coffey’yi kurtarıp ona hayatını geri vermekti. İşte bu sebeple Paul planı yaptı, hapishaneden Coffey’yi kaçıracaktı. Her şey hazırdı; özgürlük bir adım uzaktaydı. Ne yazık ki Coffey kaçmayı kendine yediremedi. Kadere karşı çıkmak istemeyen Coffey adaletsiz de olsa kendisi hakkında verilen hükmü kabullendi.

michael clarke duncan died ile ilgili görsel sonucu

Dostluk…
‘Yoruldum patron’ diyerek kendisi için hazırlanan sona adım adım ilerleyen John Coffey’nin yanında ona eşlik eden Paul vardı. Mucizenin yaşamasını isteyen Paul Edgecomb ile insanların kötülüğünü durdurmaya çalışan John Coffey birlikte yeşil yolu geçtiler. Bir gardiyan ve bir mahkum… Onların arasındaki dostluk karanlıkta umudunuz olsun. Bilin ki bir yerlerde mucizeler gerçekleşmeye devam ediyor, tüm kötülüklere karşın…

İyi seyirler…

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, kamu sektöründe çalışırken bir yandan da Serinletici'de yaratıcı yönetmenlik görevini layıkıyla yürütüyor. Yaklaşık üç yıl önce Serinletici Sinema Kulübü'nü kuran Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. Bu yazıları yazarken hem yaşıyor hem de bir hayli eğleniyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.