Serinletici Sinema Kulübü: The Kissing Booth

Karanlık bulutları dağıtmanın yolu, hayatı renklendirmekten geçermiş. Serinletici Sinema Kulübü’nde haftanın mottosu; gökyüzünü ve kendini renklendir. Abartıdan korkmadan, kararına aldırmadan renklendir!

Bu duygu ve düşüncelerle haftanın filmi The Kissing Booth’u takdim etmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. Neden mi bu kadar mutluyuz? Çünkü küçük mutluluklara kocaman sarılmanın vakti geldi de geçiyor…

Kurallar, kurallar…
Elle ve yakın arkadaşı Lee bir elmanın iki yarısıydılar. Aynı hastanede doğmaları ile başlayan arkadaşlıkları yıllar içinde ayrılmaz birer dostluk haline gelmişti. Sırlarını paylaşıyorlar, dans ediyorlar, eğleniyorlar, dertleşiyorlar ve daha pek çok şey… Dostluklarını korumak adına da yıllarla birlikte pek çok kurallar koymuşlardı. Kimisi saçma olsa da bu kuralları arkadaşlıklarının temeline oturtarak yollarına devam etmişlerdi.

jacob elordi and joey king ile ilgili görsel sonucu

Bir şans?
Genel olarak kurallar ile bir alıp veremediği olmayan Elle için sakıncalı tek bir madde vardı. O madde yüzünden Elle yıllardır gizliden gizliye aşık olduğu kişiye karşı bir türlü hislerini belli edememişti. Lee’nin abisi Noah, Elle’in hayallerini süsleyen yakışıklı bir prensti. Ama gelin görün ki o akıl almaz arkadaşlık kuralları yüzünden Elle Noah ile bir şansı olup olmayacağını bile hiçbir zaman bilemeyecekti.

Pek de bir özelliği olmayan…
Neden sadece kurallar da değildi. Noah erkeklerin kıskandığı, kızların gözünü alamadığı bir delikanlıydı. Dolayısıyla Elle ile birlikte olması için hiçbir sebep olamazdı. Elle kısa boylu, hafif balık etli, pek de bir özelliği olmadığını düşünen özgüveni olmayan bir genç kızdı. Aslında Elle’in diğer kızlar gibi olmadığını fark eden ve bunun iyi bir özellik olduğunu düşünen pek çok kişi vardı. Elle farkında olmasa da Noah da bunlardan biriydi.

Ä°lgili resim

Talihsiz fakat eğlenceli!
Elle’in üst üste yaşadığı talihsiz ve bir o kadar da eğlenceli olaylar Noah ile ikisini bir araya getirmeye başlamıştı. Elle’in saflığı, Noah’nın asiliği derken kendilerini sürekli bir çıkmazın içinde buluyorlardı. Noah anlam veremediği bir şekilde kendini Elle’in etrafında buluveriyordu. Bu kızı küçüklükten beri tanırdı ve onu sinir etmeye bayılırdı. Ama sanki yıllar içinde bir şeyler hızla değişmişti.

the kissing booth ile ilgili görsel sonucu

Büyük sürpriz.
Okudukları lisenin bahar festivali için Elle ve Lee’nin uçarı bir fikri vardı: Kissing booth yani öpücük kabini. Kurula bu fikri kabul ettirmeleri zor olmuştu ama birkaç gerçekdışı vaat ile olay tatlıya bağlanmıştı. Şimdilik. Zaman ilerledi ve festival günü geldi. Her şeyin tepetaklak olmasından korkan Elle’i büyük bir sürpriz bekliyordu. Başkalarına sürpriz olsun diye yaptıkları öpücük kabininin kurbanı bu kez kendisiydi. Ve hiç beklemediği bir anda kendini Noah ile öpüşürken buldu.

the kissing booth ile ilgili görsel sonucu

Pek çok engel.
Bu öpüşmenin ardından aralarındaki pek çok engel yıkıldı. Onun ayakaltında dolaşıp sinirini bozduğu zamanları hatırlayıp gülen Noah şimdi kendini onunla ilgili hayaller kurarken yakalıyordu. Ne yazık ki ilişkileri gizli kalmak zorundaydı. Eğer Lee bu durumu öğrenecek olursa muhtemelen arkadaşlıkları büyük bir tehlikeye girecekti.

Ä°lgili resim

Kavak yelleri…
Tehlikeye, kurallara, yasaklara ve imkansızlıklara aldırmayan Elle ve Noah bir arada olmanın keyfini çıkardılar. İçlerinde yanan gençlik ateşine ve deli gibi atan kalplerine boğun eğerek kural tanımaz olduklarını kabul ettiler. Hata yaptılar hem de fazlasıyla. Onları kim suçlayabilirdi ki? Hangimiz başımızda kavak yelleri uçarken şeytana uymadık ki? Önce ortalık bir hayli karıştı; fakat sonunda gerçek aşk kazandı.

Ä°lgili resim

Kalbinin sesini dinlemek…
Aslında önemli olan kazanmak değildi. Hayatını kendi istediğin şekilde kendi kurallarınla yaşamaktı aslolan. Ne bir arkadaşının ne de toplumun dikte ettiği kurallara bağlı kalmak, insanı özgürlüğe ulaştıramazdı. Hayat seçimlerden ibaretti evet ama kalbinin sensi dinlemek en büyük cesaret örneğiydi.

İyi seyirler…

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

Fragman:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, kamu sektöründe çalışırken bir yandan da Serinletici'de yaratıcı yönetmenlik görevini layıkıyla yürütüyor. Yaklaşık üç yıl önce Serinletici Sinema Kulübü'nü kuran Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. Bu yazıları yazarken hem yaşıyor hem de bir hayli eğleniyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.