Önemli olan farklılık değil, farkındalık!

Televizyon dünyasının en önemli ödüllerinden olan Emmy, reklam kategorisindeki beş aday filmi duyurdu. Bu filmlerden en çok ilgimizi çeken ‘In Real Life’ adlı film oldu. ‘In Real Life’, 1998 yılında ABD Başkanı Bill Clinton ile yaşadığı skandal ile adını duyuran Monica Lewinsky’nin 2014 yılından beri hayat amacı haline getirdiği siber zorbalıkla mücadelesine destek vermek amacıyla hazırlandı.

Bu film aslında hem kamu spotu hem de sosyal bir deney. Sosyal medyada hiç tanımadığımız insanlara hakaretler savuruyoruz, onları kilolarıyla yargılıyor, çirkin oldukları için suçluyor, cinsiyet seçimleri nedeniyle ölmeleri gerektiğine inanıyoruz. Her gün tanımadığımız insanlara pek çok hakarette bulunuyoruz ve bu durumun onları nasıl etkilediğini asla umursamıyoruz.

Bir kişinin yaşaması gerektiğine ‘biz’ karar veriyoruz. Nasıl yaşaması gerektiğine ‘biz’ karar veriyoruz. Zayıflaması gerektiğine ‘biz’ karar veriyoruz. Ne yemesi gerektiğine ‘biz’ karar veriyoruz. Nasıl oturması gerektiğine ‘biz’ karar veriyoruz. Nasıl çocuk yetiştirmesi gerektiğine ‘biz’ karar veriyoruz. Hep biz, yine biz…

Peki ama biz kimiz? Dünyanın geri kalanı bu kadar berbat iken bizler nasıl böylesine lekesiz, günahsız ve tarafsız kalabildik? Bizler böylesine erdemleri nasıl göğsümüzü kabartarak taşıyabildik üstümüzde? Halbuki bu özellikler bize ya çok küçüktü ya da çok büyük. Hala anlamıyor musunuz, o cam ayakkabı ayağımıza ne yapsak olmayacak. Ya küçük gelecek ya da büyük. O ayakkabı bizim için yapılmadı.

Kendimizi her ne kadar üstün ırk ilan etsek de tek üstünlüğümüz insanları yargılamak ve hayatlarını çekilmez hale getirmek. Külkedisi’nin onu bir türlü sevemeyen üvey ablalarından hiçbir farkımız yok. Sabahtan akşama hakaret edeceğiz, aklımıza gelen her şeyi söyleyerek karşımızdaki kişinin duygularını rencide edeceğiz, hayatını çekilmez kılacağız ve ona zorbalık yapacağız.

social media bad people ile ilgili görsel sonucu

Sonra da içimiz rahat bir şekilde günlük hayatımıza devam edeceğiz. Bu iş bu kadar kolay olmamalı. Son zamanlarda pek çok farkındalık projesi hayata geçiriliyor ve bu projelerin ortak amacı ‘biz’ insanların daha duyarlı, daha nazik, daha düşünceli olmasını sağlamak.

Monica Lewinsky’nin siber zorbalıkla mücadelesine destek vermek amacıyla hazırlanan ‘In Real Life’ adlı film de bir farkındalık projesi. İzlediğimiz zaman fazlasıyla etkilendiğimiz bu kısa film izleyicilerine güçlü olmaları gerektiğini hatırlatırken bir yandan da  iyi insanların neslinin tükenmediğini görmemizi sağlıyor.

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, kamu sektöründe çalışırken bir yandan da Serinletici'de yaratıcı yönetmenlik görevini layıkıyla yürütüyor. Yaklaşık üç yıl önce Serinletici Sinema Kulübü'nü kuran Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. Bu yazıları yazarken hem yaşıyor hem de bir hayli eğleniyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.