Unutmayın: 90’lar her zaman iyi fikir!

80’li yılların sonuna doğru doğduğumuzdan içimizde son nostaljik zaman dilimini yakalamış olmanın haklı gururu var. 90’lar, eğlence üzerine inşa edilmiş mükemmel bir zaman dilimiydi. Ve biz bu zaman diliminde ‘çocuktuk’. Dünyadaki en güzel yaştaydık, en güzel çağdaydık. O yüzden bugün hayata kısa bir mola verelim, 90’lara dönelim!

Bazen rüya gibi bir anı, bir şarkı, bir çikolata veya pekala sıradan olabilen bir nesne sizi alıp çok uzaklara götürebilir. Bu nesneler, aslında zamanın sihirli oyuncaklarıdır. Size bir zamanlar kim olduğunuzu hatırlatırlar. Yıllar geçtikçe sanıyoruz içimizdeki eğlenceli ruh bizi terk etti.

Lütfen silkelenelim ve kendimize gelelim. Biz 90’lı yılların yaratıcı ve enerjik çocuklarıyız. Bugün kim olduğumuzu hatırlayalım. Bırakın da birkaç tane sihirli anı size eski zamanları hatırlatsın!

10- Tombala mı oynasak?

İtiraf etmemiz gerekirse birçok kişinin kanı hiçbir zaman tam olarak ısınmadı tombalaya. Ama fazlasıyla oynandığı için bozulan atarilerin yokluğunu bir şekilde telafi etmemiz gerekiyordu. Bir devrin çocukları ‘tombalaa’ çığlıklarıyla büyüdü. Şimdi de tombalayla eski zamanlara döndü.

9- Bir Capri-Sun patlat!

Önce hüplet sonra gümlet: Çocukluğumuzun özeti ve komşu teyzelerin panik atak hastası olmasının ardındaki gizem bu cümlede saklı. Meyve suyunu sevmeseniz bile ‘gümletme’ eyleminin hatırına o Capri-Sun içilirdi. Sonrası zaten malum. Çocukluk alışkanlıkları kolay kolay unutulmuyor. Ne dersiniz, sizce de bir Capri-Sun patlatmanın tam zamanı değil mi?

8- Kafa karıştıran bardak altlıkları

Bardak altlığı dememe bakmayın, bu dantel örgülerin yegane görevi bardakların üstünü süslemek. Bardağa toz girmesini önlemek gibi kutsal bir amaçları var. Bu gizem halen çözülmüş değil. Yine de evde oraya buraya serpiştirilmiş dantel örgüler, sizi eskilere götürür.

7- Çokomel rüyası

90’larda yaşayan her çocuğun zaman zaman rüyalarını süslemiştir Çokomel. Çikolata kaplamalı marsmallow-bisküvinin bu kadar tatlı olabileceğine insanın inanası gelmiyor. Ama gerçekten lezzetli ve de dahiyane bir buluş.

6- İlginç parti süsleri

90’lı yıllarda özel günler bir başkaydı. Her doğum gününde klişe süsler ortalığa saçılırdı. Annelerin korkulu rüyası bu ilginç süsler, itinayla duvarlara yapıştırılır ve sökerken de duvardaki boyalar bantlara yapışır kalırdı. Neyse ki artık hamur yapıştırıcılar var, evinizi istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz.

5- Mabel ah Mabel…

“Mabel, Mabel istiyorum!” Bu cümleyi çocukluğumuz boyunca birçok kez tekrar ettik. Felsefemiz şuydu: Sıradan sakızlar bir yana Mabel bir yana. Hep 2-3 tane alıp ceplerimize yedekledik. Sakızların ambalajlarını da biriktirdik, belki bir gün lazım olur diye. O gün geldi çattı. ‘Mabel’leri çıkarın, 90’lara dönüyoruz.

4- Efsane VHS!

21. yüzyıl VHS’den DVD’ye geçmeyi gerektirdi. Üzerimize düşen görevi yaptık, evlerimize son teknoloji birer DVD player aldık. Ama bir türlü VHS kasetlerini atmaya kıyamadık. Dolapların köşesinde dinlenmeye çekildiler. Ne de olsa 90’lı yıllara gidiyoruz, öyleyse artık dışarı çıkabilirler.

3- ‘Bilye hazinesi’

Bilye ya da misket olarak tanınan küçük cam oyuncaklar en değerli hazinemizdi. Bugün, saklı hazineleri ortaya çıkarmanın tam zamanı. Bilyeleri odanın ortasına dağıtın ve oluşan ışık illüzyonunu hayranlıkla izleyin. Küçük bir bilye 90’larda kocaman bir dünyaydı…

2- Altın değerinde çikolata

Para çikolataların büyüsü nedir, halen çözebilmiş değiliz. Öyle ahım şahım bir tadı olmamasına rağmen vazgeçilmezimizdi. Galiba çocukların doğası da altının parlaklığına karşı savunmasız. Bir avuç çikolatayla en zengin bizmişiz meğerse. Çocukluk anıları işte bu kadar değerli.

1- Patlayan şeker

Gelmiş geçmiş en nostaljik tat ‘patlayan şeker’dir. Paketi açın, ağzınıza atın ve çıtır çıtır çıkan sesin keyfini çıkarın. Tabii şekerin de. Mümkünse çilekli… Fazla söze gerek yok, biz susalım şekerler konuşsun!

Not: Umarız, siz de bizim kadar keyif almışsınızdır bu nostaljik yolculuktan. Bir başka yolculuk macerasında görüşmek üzere…

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, kamu sektöründe çalışırken bir yandan da Serinletici'de yaratıcı yönetmenlik görevini layıkıyla yürütüyor. Yaklaşık üç yıl önce Serinletici Sinema Kulübü'nü kuran Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. Bu yazıları yazarken hem yaşıyor hem de bir hayli eğleniyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.