Serinletici Sinema Kulübü: The Way We Were

Serinletici Sinema Kulübü 70’li yıllara damgasını vurmuş The Way We Were filmi ile sizleri coşkuyla selamlıyor. Aşkın, savaşın, politikanın ve edebiyatın yollarının kesişmesini anlatan film; aklımıza şu soruyu getiriyor: Yolların kesişmesi sonsuz bir şey midir yoksa bu zamansız bir tesadüften mi ibarettir?

Farklıydı, Katie.
II. Dünya Savaşı tüm dünyanın üstüne bir karabasan gibi çökmüştü. Umutsuzluk sinsi bir hastalık gibi her yana yayılmıştı. Genç Katie de solcu bir akvisitti. Propagandalar planlıyor, broşürler dağıtıyor ve insanların bilinçli ve savaş karşıtı olması için çaba gösteriyordu. Okuduğu üniversitenin parasını karşılayabilmek için birkaç farklı işte çalışıyor ve öğrenimini sürdürmeye çalışıyordu. Farklıydı Katie, yaşıtlarına göre fazlasıyla olgun, fazlasıyla bilinçli ve duyarlıydı. Fakat genç bir kadındı; kalbine söz geçirmeyeceği bazı durumlar vardı…

Zaman zaman…
Katie’nin kalbi zaman zaman Hubbell diye atıyordu. Okulun en popüler, en sportif, en yakışıklı çocuğunu gördüğü anda kalbi tüm vücudunu ele geçiriyordu: Hubbell, Hubbell, Hubbell! Tabii ki Katie umutsuz bir durum olduğunun farkındaydı. Hatta ilk başta Hubbell’ın temsil ettiği zenginlik ve popülerlikten nefret bile ediyordu. Fakat bilinen bir gerçek de şuydu ki, aşk ve nefret arasında incecik bir çizgi vardı. Ve tabii Hubbell’ın da güzel bir sevgilisi vardı.

Savaş karşıtlığı.
Katie savaş karşıtlığına devam ediyor fakat Hubbell’ı gördüğü an bütün bunlara kısa bir ara verip onun etrafında olmanın yarattığı hissin keyfini çıkarıyordu. Hubbell da Katie’ye karşı kayıtsız değildi. Şöyle ki etrafındaki arkadaşları Katie ve propaganda çalışmaları ile dalga geçiyor olabilirlerdi fakat Hubbell onların oyunlarına dahil olmamayı seçmişti. Katie’nin idealistliği ve inandığı yoldan ilerlemesi Hubbell’ı diğer hiç kimsenin başaramayacağı kadar etkilemişti.

way we were 1973 wallpaper ile ilgili görsel sonucu

Zor ve karmaşık!
Yine de bir arada olmaları zordu hatta imkansızdı. Buna rağmen yolları pek çok kez ayrıldı ve kesişti. Hubbell, Katie’nin kendisi için zor biri olduğunu biliyordu. Zor ve karmaşıktı Katie. İdealistliği yıllar ile birlikte daha da perçinlenmişti. Tıpkı Hubbell’a karşı duyduğu aşk gibi… Dahası Katie’nin hisleri karşılıksız değildi, Hubbell da ona karşı bir şeyler hissediyordu. Katie’nin aklının çalışma şeklini, dünyayı değiştirebilecek güce sahip oluşu Hubbell’da hayranlık uyandırıyordu.

the way we were ile ilgili görsel sonucu

Sonsuz mutluluğa açılan bir pencere…
Katie kariyerine politikacı olarak devam ederken Hubbell da hayallerine kavuşup yazar olmayı başarmıştı. Pek çok kez kesişen yolları sonunda evlilikle sonuçlanmıştı. Katie’nin en büyük hayali Hubbell için büyük bir maceraya dönüşmüştü. Evlenmeleri sonsuz mutluluğa açılan bir pencere değildi, fırtınalı bir denizde akıntıya kapılmamak için çırpınıp durdular ilelebet. Katie, Hubbell’ın büyük bir yeteneğe sahip olduğunu düşünüyor ve bu gücü Hollywood filmlerine heba etmemesi gerektiğine inanıyordu. Hubbell ise Katie’nin sürekli kendisini ve yaptığı işi hor görmesinden sıkılmıştı. Dahası Katie’nin politik çalışmaları ve bildirimlerinin kendisini utandırıyordu.

the way we were ile ilgili görsel sonucu

Daha kolay bir yol.
Güzel zamanları da olmuştu; fakat Katie’nin kendinden çok daha derin düşünceleri vardı. Bu düşünceler zamanla Hubbell’ın üstüne büyük bir yük oldular. Çok fazla aşk, çok fazla kavga, çok fazla karmaşıklık vardı hayatlarında. Ve bu yükün ağırlığı altında ezilen Hubbell daha kolay bir yoldan gitmeyi seçti: Katie’yi aldattı. İşte uzun yıllar boyunca kesişen yolları böylelikle ayrılmış oldu. Zorlu ve bolca gözyaşının hakim olduğu bir ayrılıktı bu…

hubbell the way we were ile ilgili görsel sonucu

‘Your girl is lovely, Hubbell’
Aradan uzun yıllar geçti. Katie de Hubbell da birbirlerinde bulamadıkları mutluluğu başkalarında aramaya karar vermişlerdi. Ve günün birinde kader yine yollarını kesiştirdi. Birbirlerine baktılar, zaman durdu, Katie yine eskisi gibi Hubble’ın saçlarına dokundu, sarıldılar ve ‘görüşürüz’ diyerek ayrıldılar. Görüşmeyeceklerini biliyorlardı her ikisi de, fakat bu kabullenmek istedikleri bir durum değildi. Kendi hayatlarına çekilmeden önce kalplerine birer parça umut saklama istediler.

Ve bitti. İçlerinde bulundukları karmaşa, gürültülü kavgalar, dramatik çıkışlar yerini sessiz bir uğurlamaya bırakarak bitmişti. Katie ve Hubbell’ın yolları onları mutlu bir sona ulaştırmamıştı belki ama yolculukları sırasında mutlu zamanları olmuştu. Geriye güzel anılar ve bolca kalp ağrısı kalmıştı.

İyi seyirler…

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

Fragman:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, kamu sektöründe çalışırken bir yandan da Serinletici'de yaratıcı yönetmenlik görevini layıkıyla yürütüyor. Yaklaşık üç yıl önce Serinletici Sinema Kulübü'nü kuran Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. Bu yazıları yazarken hem yaşıyor hem de bir hayli eğleniyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.