Rakip arkadaşlıkların hazin sonu!

Rekabet hayatımızın her anında aldığımız sert bir nefestir. Doğduğumuz anda başlar. Sezaryen ile doğan bebeklere karşı biz normal doğmuşuzdur. Kilosu az olan bebeklere inat biz tosun gibi dünyaya gelmişizdir.

Bu kıyaslama yıllar yılı sürer gider. Çocuk kendini hep bir kıyaslama çemberinin içinde bulduğundan, normal olarak rekabeti hayati bir fonksiyon olarak görmeye başlar.

Ergenlik, gençlik derken çalkantılı bir ruh hali ile sosyal çevresine adapte olmaya çalışır; fakat olamaz. Ailevi etkenler, inanışlar, gelenek ve görenekler ile kuşatılan benliği daha fazlasına izin vermez.

Ne hikmetse bu tip kişiler kendilerinden hep daha üst seviyede kişilerle arkadaşlık kurarlar. Dahası onları rakip kategorisine yerleştirirler. Siz onlarla arkadaşlık yaptığınızı sanırsınız fakat onlar sinsice amansız bir yarışa başlamışlardır sizinle. Sizin kendisinden hep daha aşağıda olmanızı isterler. Sizin hayatta elde ettiğiniz en küçük başarı bile, gece uykularının kaçmasına sebep olur.

Sizin yaptığınız her şeyi daha iyi bir şekilde yapmaya çalışırlar. Özenme ile kıskançlık arası bir gel-git denizinde alabora olurlar. Başınıza kötü bir şey geldiğinde üzülürmüş gibi yapıp içten içe sizden daha iyi bir hayat sürdüğünü düşünerek tatmin olurlar.

Zaman geçtikçe siz de bu durumun farkına varırsınız tabii. Parçaları birleştirmek çok da zor olmasa gerek. Baştan beri bildiğini rakip olmadığınızı anlamaya başlarlar. Sizin rakibiniz olmaktan çok uzakta silik bir kopyanıza dönüşmüşlerdir. Haliyle bu rakip arkadaşlığın ilerleyeceği tek nokta, izlenmeyen dizilerin erken final yapmasından ibarettir.

Ara sıra hatırlanan nahoş bir anı olarak kalmak ise bu kendini başkalarının kopyasına dönüştürmeye çalışan kişilerin kaderidir.

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, kamu sektöründe çalışırken bir yandan da Serinletici'de yaratıcı yönetmenlik görevini layıkıyla yürütüyor. Yaklaşık üç yıl önce Serinletici Sinema Kulübü'nü kuran Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. Bu yazıları yazarken hem yaşıyor hem de bir hayli eğleniyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.