Serinletici Sinema Kulübü: The BFG

Köşe başında bekleyen mucizeleri göz ardı etmek bize göre değil. Serinletici Sinema Kulübü olarak gerçeklikten ziyade fantastik hikayelere meyilliyiz. Haftanın filmi The BFG, sizlere imkansızlıklar ülkesine davet ediyor.

Bu daveti kabul ederseniz, sihre inancınız tam demektir!

Büyü saati!
Sophie, yetimhanede yaşayan küçük bir kızdı. Biraz fazla meraklı ve yaramaz olması dışında tek bir kusuru yoktu. Tabii söylediği beyaz yalanları saymazsanız. Sophie’nin uykusuz ve fazla meraklı gecelerinden biriydi. Yorganına sarınıp yetimhanede dolaşmaya çıktığında saat neredeyse 3.00 olmuştu. Bu da demekti ki büyü saatine denk gelmişti.

Kurallar ve kurallar…
Diğer insanlara göre değil Sophie’ye göreydi büyü saati. O, mucizelere inanıyordu diğer insanların aksine. Ama kurallar vardı. Ne duyarsa duysun ne görürse görsün yatağından çıkmaması, perdenin arkasına geçmemesi ve balkona çıkmaması gerekiyordu. Eğer Sophie söz dinleyen bir çocuk olsaydı her şey normal seyrinde devam edecekti.

Macera başlasın!
Fakat Sophie yatağından kalktı, perdeyi açtı ve balkona çıktı. İşte hayatının macerası da böylelikle başlamış oldu. Sokağın köşesinde önce dev bir el belirdi, sonra dev bir ayak, sonra dev bir vücut ve en nihayetinde dev bir kafa. Sophie nefesini tutup beklerken dev bir çift göz ile burun buruna geldi.

‘Dev’in niyeti…
Sophie ne olduğunu anlamadan yorganına sarmalanmış bir halde buldu kendini. Dev, Sophie’yi kaçırmıştı. Uzun bir yol kat ettiler ve sonunda Sophie kendini muazzam ve bir evde buldu. Ev fazlasıyla büyük, dev ise fazlasıyla korkutucuydu. Sophie defalarca eve gitmek istediğini söyledi fakat devin onu bırakmaya niyeti yoktu.

Düşlerin peşinde…
Korkmasına rağmen cesareti de elden bırakmayan Sophie, deve kafa tuttu. Ne olursa olsun kaçacaktı, bu dev yaratığa yem olmaya niyeti yoktu. Ama sonra gördüğü bir düş Sophie’ye aslında kaçarsa ne büyük bir tehlikenin onu beklediğini göstermiş oldu. Bu korkutucu rüyayı görmesini sağlayan da onu yakalayan dev idi. Bu yaratık insanlara zarar vermekten ziyade onların düşlerini yakalamakla ilgileniyordu.

Dönüşü yoktu.
Dev, Sophie’yi bırakamayacağını biliyordu. Bırakırsa dışarıdaki korkunç yaratıklara yem olacaktı. Dahası Sophie, kendisini görmüştü. Bunun dönüşü yoktu. Sophie bu duruma alışmaya çalışırken esir değil bir misafir olduğunu anlamaya başlamıştı. Hatta korkutucu deve, arkadaş canlısı dev anlamına gelen BFG ismini bile takmıştı. Diğer devlerle kıyaslandığında gerçekten de masum ve arkadaş canlısıydı BFG.

Korkutucu senaryo…
Fakat diğer devler onun kadar masum değildi. Sophie’nin kokusunu almışlardı bir kez, tadına da bakmak niyetindeydiler. Bu korkutucu senaryo, BFG’yi hiç istemediği bir şeyi yapmaya zorladı: Sophie’yi yetimhaneye geri bıraktı. Yalnızlığına ilaç gibi gelmiş olsa da önemli olan Sophie’nin güvenliğiydi. Sophie ise başta dönmek için adım attığı yetimhaneye gitmemekte ısrarcıydı.

Kırılan düşler, yok olan hayaller…
Kalbinden geçenleri fısıldadı ve BFG onu sarıp sarmalamakta gecikmedi. Çünkü dünya üzerinde herkesin söylediği veyahut kalbinden geçirdiği her şeyi duyabilme yeteneğine sahipti bu tatlı dev. Böylelikle Sophie ve BFG birlikte devler ülkesine döndüler. Fakat onları bekleyen korkutucu devler pusuya yatmışlardı. BFG’nin evinin altını üstüne getirdiler, kavanozlarda sakladığı düşleri kırdılar. Bir insanoğlu kokusu aşmışlardı ve ne olursa olsun tadına bakacaklardı.

Umutsuzluk…
Bu korkunç saldırıyı neredeyse yara almadan atlatan Sophie ve BFG umutsuzluğa düşmüşlerdi. İşte o sırada Sophie’nin aklına bir plan geldi: Kraliçe onları kurtarabilirdi. Çünkü kraliçenin gücü bu dünyaya ve dünya ötesi varlıklara bile yeterdi. Böylelikle BFG bir rüya karışımı hazırladı ve Sophie ile birlikte soluğu sarayda aldılar. Riskli bir plandı fakat gerçekleşmesi halinde birden fazla masumun hayatı kurtulacaktı.

Ve beklenen an!
Ve hiç beklenmeyen fakat olağanüstü bir şey oldu. Plan tam istedikleri gibi ilerledi. Kraliçenin kudreti sayesinde bir harekat planı hazırlandı ve devler ülkesine operasyon yapıldı. Korkunç devler uzak diyarlara sürgüne gönderildi. BFG ve Sophie’nin hayatı kurtuldu. Ve herkes kendi ülkesinde mutlu bir hayat sürdü.

Bu, düşler kuran bir kızın hikayesiydi. Düşlerinizin güzel hikayelere dönüşmesi dileğiyle, iyi seyirler…

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

Fragman:

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, kamu sektöründe çalışırken bir yandan da Serinletici'de yaratıcı yönetmenlik görevini layıkıyla yürütüyor. Yaklaşık üç yıl önce Serinletici Sinema Kulübü'nü kuran Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. Bu yazıları yazarken hem yaşıyor hem de bir hayli eğleniyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.