İtiraf edin, siz de Alf’i özlediniz!

Teknoloji harikası, efekt dehası dizilere rağmen, her zaman için Alf’in kalbimizde apayrı bir yeri oldu. Melmac gezegeninden hayatımızın tam ortasına düşen sevimli ve bir o kadar da yaramaz uzaylı, ailemizin bir parçası haline geldi. Eğer siz de bir ‘Alfsever’seniz bu yazıda tanıdık bir şeylere rastlayacaksınız demektir.

Baştan söylememiz gerekir, bu yazının amacı günümüz dizilerini eleştirmek değil. Yoksa bir Buffy, bir Sherlock, bir CSI, bir Sex and the City, bir Mad Men (listenin sonu yok) bugünlere kolay gelmedi. Onlar bizim hem iyi gün hem de kötü gün dostlarımız. Sezon finallerinde hüzünlendiğimiz, yeni sezon bölümleriyle hayatımıza canlılık katan başyapıtlar.

Ama tabii çocukluk anılarına tolerans tanıyan bir beynimiz varsa eski diziler arada bir su yüzüne çıkarak kendilerini hatırlatırlar. İşte Alf de onlardan biri… Bazen eskilere dönüp bir Alf nostaljisi yapmak şart olur.

Ä°lgili resim

Alf’i hatırlamayan yoktur herhalde… Televizyona olan düşkünlüğü, kedileri yeme zaafı(!), gevezeliği, baş belası olma yeteneğiyle hayatımıza renk katan kahramanlardan biri sevimli uzaylı. Hatta bir süper kahraman. Ne yani, kırmızı bir pelerini olmaması ve sabahtan akşama yemek yiyerek tembellik yapması onun suçu mu? ASLA! Aksine Alf’i bu kadar sevmemizi ve yıllar geçmesine rağmen hafızamızda yer etmesini sağlayan da bu sevimli şapşallıklarıydı.

alf ile ilgili görsel sonucu

Uzaylı Alf, sürekli konuşur ama nadiren ciddiye alınırdı. Televizyon kumandası her zaman onun elindeydi ve yalnızca istediği program izlenirdi. Yüksek sesle konuşur, yüksek perdeden kahkahalar atar ve insanlara yüksekten bakardı; işte bunlar Alf’in en belirgin özellikleriydi.

Alf, yalnızca birlikte yaşadığı Tanner ailesinin değil bizim ailemizin de haylaz bir kahramanı haline gelmişti. Yıllar geçmesine rağmen her izlediğimizde attığımız kahkahalar uzaydan bile duyulabilir. Ve muhtemelen Melmac’te kedileri kovalamaya devam eden Alf de şen kahkahalarımıza “Just kidding, hah!” diyerek eşlik edebilir.

alf ile ilgili görsel sonucu

Bu yazıyı okuduğunuz anda hafızanızdaki soluk anılar rengarenk bir hale büründüyse ve dudağınızda bir gülümseme oluştuysa siz de Alf’i özlemişsiniz demektir…

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, kamu sektöründe çalışırken bir yandan da Serinletici'de yaratıcı yönetmenlik görevini layıkıyla yürütüyor. Yaklaşık üç yıl önce Serinletici Sinema Kulübü'nü kuran Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. Bu yazıları yazarken hem yaşıyor hem de bir hayli eğleniyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

İlgili Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.