Close

Bu seferki rotamı Bulgaristan’a çevirmek istedim. Şiirin dilinin evrensel olduğunu düşünenlerdenim. Bu yüzden de elimden geldiğince farklı ülkelerden şairlerin şiirlerini okumaya çalışıyorum.

Bulgar şair ve eleştirmen Ivan Hristov yazdığı kitabını iki bölüme ayırmış. İlk bölüm Bdin, O Bataklık; ikinci bölüm ise Amerika Şiirleridir.

İlk bölümde şair, öldüğünde Bdin’e gelir. Cennete gelemediğini annesine şiirler yazarak anlatır. Bdin ise Vidin şehrinin Ortaçağ’daki adıdır.

Şiirlerinde, Eleştirmenlere onu anlamadıklarını söyler. Onu anlamak için geç kalındığından bahseder. Bana şu hissi uyandırdı: Yaşadıkları veya gördükleri yüzünden dünyadan soyutlamak istemiş kendini. Bu yüzden de ölümü bir kaçış olarak görmüş. Ancak ölümün kaçış olmadığını (gittiği Bdin şehrini anlatırken o yerin durumundan) anlatmak istemiş. Ölümün bile aslında çıkış noktası olmadığını, ölümsüzlüğün varlığını şiirlerine serpmiş. Ölümsüzlük de bir imge. Umudun imgesi. Aslında olmayacak bir durumu hayal etmek ve onu yaşamak istiyor. Yani umut onun için yaşam.

Şiirlerinin dili anlaşılır ancak “Bağımsızlık, özgürlük, diriliş” onun için önemini bunu şiirlerinde hayal gücünün yüksek olmasıyla anlatmak istemiş.Şiirlerinde Bulgar dirilişinden de bahseder. Irmak imgesi gücü, yenilmezliği simgeler. İnsanların ırmağa tapmasını, o ne derse onu yaptıklarının simgesi.

Ayrıca şiirlerinde Rus edebiyatı etkisi vardır. Mayakorski akımından etkilenmiş. Şiirler serbest nazım şekli ile yazılmış. (Bunu sesleri daha iyi anlatmak için yapıyor.)

Ben şiirleri okurken biraz Nazım Hikmet esintisi hissettim. Mayakorski’den esinlemiş olmasından da kaynaklanabilir. Eğer Nazım Hikmet’in şiirlerini seviyorsanız bu kitaba bir şans verebilirsiniz.

Fulden Ufacık

İstanbul Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Fulden, okuduğu kitaplar ile kitap sevgisi aşılamayı amaçlıyor. Onun istediği hayatınızdaki dertlerden beş dakika bile olsa uzaklaşıp başka dünyalara yelken açmanızı sağlamak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.