Close

İş hayatı bunaltıcı. Tek istediğimiz bir gün emekli(!) olmak, kendimizi hobilere ve tembelliğe adamak. Peki ya monotonluktan sıkılır da iş hayatının boğuculuğunu özlersek ne olacak? İşte bu sorunun yanıtı Serinletici Sinema Kulübü’nde haftanın filmi The Intern’de saklı…

Emeklilik hayatı…
Benjamin emeklilik hayatının tadını çıkarmalıydı teoride. Fakat bu yaşam tarzı ona göre değildi. Üç yıl önce karısını kaybetmişti. Ne iş yerinde ne de evinde ona ihtiyacı olan kimse yoktu. Bu boşluk Ben’i yiyip bitiriyordu. Bu sebeple kendine bir aktivite bulmaya karar verdi: Stajyerliğe başvurdu. 70 yaşını geçmiş olabilirdi fakat onun gibi yılların deneyimiyle yoğurulmuş bir asistana herkesin ihtiyacı vardı.

robert de niro le nouveau stagiaire ile ilgili görsel sonucu

‘Başarı ve başarısızlık’
Jules başarılı bir iş kadınıydı. 18 ay gibi kısa bir sürede hem şirket kurmuş hem de işini hızlı bir şekilde büyütmüştü. İşteki başarısını aile yaşantısında sürdürebildiği söylenemezdi. Kızları ile kocası Matt ilgileniyordu. Bu sırada Jules da kendi markasını dünya çapında duyuruyordu. Yine de her yere yetişmeye çalışırken her şeye yetişemiyordu. Üstelik şimdi bir de yaşlı bir stajyere bakıcılık yapması gerekiyordu.

the intern jules ile ilgili görsel sonucu

Biraz mecburiyet, biraz mahcubiyet…
Ben yeni patronunu sevmişti sevmesine fakat Jules’un etrafına ördüğü kalın duvarlar ona yaklaşmayı imkansız hale getiriyordu. Fakat Jules da unutmasın ki yıllar yılı iş hayatında başarılı bir yönetici olan Ben yabana atılmayacak kadar sevimli bir şeytandı. Başta mecburiyetten bir araya gelmişlerdi. Bir süre sonra ise iş arkadaşı olmuşlardı. En yakın arkadaş kıvamına gelmeleri ise birkaç sahne sonraydı.

the intern movie ile ilgili görsel sonucu

Bir taşla iki kuş!
Jules kocası Matt ile aralarındaki ‘ietişimsizliğe’ kendine göre bir çözüm bulmaya çalışıyordu. Ve yatırımcılar da Jules gibi genç birinin şirketin başında olmasından tedirginlik duyuyorlardı. O halde bir CEO bulmalı ve bir taşla iki kuş vurmalıydı. Kocasıyla ve kızıyla daha çok ilgilenmeli, ana sınıfının anne etkinliklerine daha çok katılmalıydı. Peki ama yoktan var ettiği şirketi ne olacaktı? Tek tek emek verdiği, zamanını harcadığı, uykusuz kaldığı biricik hayali ne olacaktı?

the intern movie wallpaper ile ilgili görsel sonucu

Kontrol…
Jules hayatının kontrolünü yitirirken yanında onu anlayan Ben vardı. Sevgili stajyeri ve en yakın arkadaşı… Yıllanmış deneyimi ve bir baba sıcaklığıyla ona doğru yolu gösteren Benjamin, düşerken elini tutmada tereddüt etmemişti. Ondan aldığı güçle daha kuvvetlenen Jules hem işinin hem de hayatının iplerini bir kez daha sıkıca kavramıştı. Bu kez ne olursa olsun bırakmamak üzere…

the intern movie ile ilgili görsel sonucu

‘Şans’
İkinci şansa inananlardan mısınız yoksa tüm hayatınız boyunca tek bir şansa bile rastlamayanlardan mı? Sorunun yanıtı ne olursa olsun Ben’in yaşama sevincinden ve Jules’un başarı hikayesinden ilham alın. Alın ki uyanmak için her gün size özgü bir nedeniniz olsun.

İyi seyirler…

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

 

Neval Erbak

Kocaeli Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümü mezunu olan Neval, İletişim Fakültesi radyosunda yayınlanan ‘Dört Köşe’ adlı programıyla, Aydın Doğan Vakfı 23. Genç İletişimciler Yarışması İşitsel Dal/Müzik Programı kategorisinde 1.'lik ödülü kazandı. Neval, Serinletici'de kültür-sanat, yaşam-eğlence üzerine yazılar yazıyor. | neval.kurtulmus@serinletici.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.