Serinletici Sinema Kulübü: The Invention of Lying

Pek çok şey icat etti insanoğlu bugüne kadar. Şu anda hayatımızı oldukça konforlu sürdürebilmemizin altında hep bu büyük icatlar yatıyor. Bu icatlara biraz yakından bakalım dedik.

Serinletici Sinema Kulübü bu hafta dünyanın en ilginç icadını ve mucidini konuk ediyor. The Invention of Lying ile ütopik masum bir dünyanın kapılarını aralıyoruz.

‘Katıksız dürüstlük evreni’
Burası müthiş bir gerçeklik dünyasıydı. İnsanların düşündüğü her şeyi olduğu gibi söylediği bir yerdi. Zaman zaman kırıcı olabiliyorlardı; fakat sonuna kadar dürüstlük ile kuşatılmış bu gerçeküstü ortamda daha farklı olmak imkansızdı. Mark da bu katıksız dürüstlükten nasibini bolca alıyordu bu aralar. Hayatının aşkı ile bir randevusu vardı ve ne yaparsa yapsın bunu eline yüzüne bulaştırmamalıydı.

the invention of lying wallpaper ile ilgili görsel sonucu

İlk ve son akşam yemeği…
Bir şeyleri berbat etmemek Mark’ın yeteneklerinden biri değildi ne yazık ki. Ekonomik anlamda durumu iç açıcı değildi, muhtemelen yakın zamanda senaristlik yaptığı işinden kovulacaktı ve şundan da emindi karşısındaki güzel kadınla ilk ve son akşam yemeğini yiyordu. Anna ilk gördüğü anda Mark’ta eksik bir şeyler olduğunu anlamıştı ve bunları sıralamakta bir sakınca görmemişti: Birbirlerine uygun değillerdi, ne fiziksel anlamda ne de ekonomik anlamda Anna çok daha üst kategoride birini seçmeliydi.

invention of lying jennifer ile ilgili görsel sonucu

Hangi savaş?
Mark savaşın başlamadan kaybedildiğini biliyordu. Sempatikti, bazen komikti ve karşısındaki kadına çok aşıktı; ama doğuştan şanssızdı bir kere. Anna’yı elde edemeden elinden kaçırmıştı. Sıradaki yenilgisi işinden kovulmasıydı. Bir sonraki korkunç aşama evinden atılmasıydı. Umutsuzluk ve mutsuzluk girdabında sürüklenen Mark, bankada hesabındaki parayı çekmek isterken istemsiz bir şekilde hiç kimsenin yapmadığı bir şey yaptı: Yalan söyledi!

the invention of lying wallpaper ile ilgili görsel sonucu

Gözünü yükseklere dikti.
Hesabında 300 dolar vardı fakat 800 dolara ihtiyacı vardı. Bir anda beyni ona ilginç bir oyun oynadı ve hesabında olmayan 800 doları çekmiş bir şekilde bankadan ayrıldı. Sonuçta burası yalanın varlığından haberi olmayan insanların dünyasıydı ve eğer ki biri hesabında olduğunu iddia ettiği parayı çekmek isterse çekerdi. Mark’ın hayatını temelden değiştiren bu durum, keşfedilmeyi bekleyen yepyeni bir dünya gibiydi. Başta ufak tefek yalanlarla pratik yapan Mark bir anda gözünü yükseklere dikti.

the invention of lying bank ile ilgili görsel sonucu

Etkileyici Mark(!)
Yıllarca Mark’ın ezik biri olduğunu düşünenler şimdi ona hayranlıkla bakıyorlardı. Muhteşem bir yalancılık hikayesiyle işini geri almış ve film şirketinin en ünlü senaristi haline gelmişti. Kendine kocaman gösterişli bir ev almıştı. Artık zengindi. Anna’yla da bu zenginliğin bir kısmını paylaşmalıydı. Anna, kendine güvenen bu yeni Mark’tan bir hayli etkilenmişti fakat çözemediği bir şeyler vardı. Olan hiçbir şey aklına yatmıyordu tam olarak.

‘Cevap kaynağı’
Annesinin ölüm döşeğinde olduğu haberini aldığında Mark ve Anna randevudaydılar. Ölmek üzere olan annesini korkularından kurtarmak için çok güzel bir cennete gideceğini söyleyen Mark, kendisini dinleyen hemşire ve doktorlardan habersizdi. Cenneti, Tanrı’yı, ölümden sonraki yaşamı merak eden herkes için Mark büyük bir cevap kaynağıydı. İnsanlar onu ilah olarak görmeye başlamışlardı.

invention of lying movie ile ilgili görsel sonucu

Müthiş ayrıcalık…
Mark’ın ünü git gide yayılmıştı. Fakat ne kariyer başarısı ne de medyadaki ünü onu mutlu etmiyordu. Her şeyi olan bir adamdı, hayatındaki tek eksik Anna idi. Onu elde edebilmek için pek çok yalana başvurmuştu, yine de başarısız olmuştu. Dahası söylediği yalanlar artık Mark’ı mutlu etmiyordu. Dünyada tek başına müthiş bir ayrıcalığa sahipti ama aynı zamanda evrendeki en yalnız kişiydi…

Kalbinin sesini duymazdan gelemezdi.
Yalanlar Mark’a maddi ve manevi istediği şeyleri kısmen elde etme fırsatı vermişti. Her şeye sahip olabilirdi ama kalbinin sesini duymazdan gelemezdi. Sonunda dürüstlüğü ve sıcacık kalbi, belki de asla ulaşamayacağı bir şeye sahip olmasını sağlamıştı. Toplumun gerektirdiklerini boş verip biraz başına buyruk olmanın zamanı gelmişti.

İyi seyirler…

Serinletici Sinema Kulübü puanı:

Fragman: