Close

Macbeth – William Shakespeare

İktidar hırsının bu hırsın getirdiği zalimliği Shakespeare’ın şiirsel diliyle okuyoruz Macbeth’te. Macbeth ülkesi için yiğit bir savaşçıyken herkesin yüce gönüllü olarak bahsettiği o yiğit Macbeth’in Kral olmak için yaptıklarını okurken ihtişamın belirtisinin bilinmesinin bile insan üzerindeki etkisine bir kere daha şahit oldum.

Yiğit bir savaşçıyken ülkesine geri dönerken cadılarla karşılaşır. Cadılar ona gelecekten haberler verirler. Bu haberlerden birinde Kral olacağını söylediklerinde yiğit kahraman Macbeth bunlara ilk başta inanmaz çünkü olmayacağını düşündüğü haberlerdir. Ancak cadıların dedikleri olduğunda işte o düşünce beynine ilişir. Neden ben Kral olmayayım?

Kral olmak için ne yapması gerektiğini biliyordu. Fakat bunun için vicdanın sesini elinin tersiyle itmesi gerekiyor. Peki vicdan mı öne çıkacak yoksa karısının dedikleriyle birleşince krallığın ihtişamı mı?

Aslında bu durumu günümüzde de görüyoruz. Günümüzde yaşanılan kavgalar, olaylar, çıkarlar hırsın o cezbeci gücünden dolayı değil mi? Hep daha iyisi en iyisi en güzeli olsun diye değil mi? Elimizdekilerle yetinmek yerine daha yukarlarda değil mi gözümüz?

İşte bu durumu iktidarın en tepesine çıkmak isteyen Macbeth ile yeniden şahit oluyoruz. Kral olmak için vicdanını bir kenara atan karısının dırdırlarıyla yapmaması gerektiğini bildiği halde sırf o tacın gösterişi için yaptı her şeyi. Yaparken de artık geri dönüşü olmadığını bilerek yaptı bunu. Ona göre o altın rengi pırıl pırıl parlarken o, ona verilen bir ünvanla kalamazdı. Pırıl pırıl altın rengi ile kaplanan tacın aslında kan kırmızısı olacağını bilerek Kral olmak istedi. Peki o kan onun peşini bırakacak mıdır? Hırsın sonucu ona pahalıya mal olduğunda her şey için geç kalacaktır.

Peki günümüzde de Macbeth gibi kişiler varken güven, sevgi ve adalet nasıl olacak? Herkes kötü olursa bu Dünya’da iyi kişiler ne olacak? Kitapta da olduğu gibi Dünya’da iyilik ve adalet için savaşan Macduff gibi insanlar da var. Önemli olan iyiliklerin peşinden koşup onları korumak.

Shakespeare’ın kelimeleri inci gibi işleyip yazdığı bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

“Ama gariptir: Çok kez, başımızı belaya sokacak işler yapmamız için şeytan doğru bilgiler verip önemsiz şeylerle bizi elde eder. Sonra da en önemli yerde bize ihanet eder.”

“Korkunç düşünceler insanın karşısında duran korkunç şeylerden daha beter.”

“Ne olursa olsun, zaman en kötü günü de sona erdirir. ”

“Zihnin neler kurduğunu insanın yüzünden anlayacak hiçbir sanat yok.”

“İnsan bir işten zevk alıyorsa zahmet olmaz.”

“Hangi insan aynı anda hem aklı başında hem şaşkın; hem öfkeli, hem dingin; hem gönülden bağlı, hem ilgisiz olabilir? Hiç kimse.”

“İstediklerimize eriştiğimizde gönül rahatlığıyla bir sevinç duyamıyorsak hiç bir şey kazanılmamış, her şey yitirilmiş demektir.”

“..oysa siz hepiniz bilirsiniz; kendine fazla güven ölümlü olanların baş düşmanıdır.”

“Bir kötülük etmedim ki. Ama, ah, anımsadım ki bu aşağılık dünyadayım: kötülüğün çok kez alkışlandığı, iyiliğin bazen tehlikeli bir çılgınlık sayıldığı dünyada.”

“İnandığım şeye yanarım; bildiğim şeye inanırım; düzeltebileceğim şeyi, zaman yar olursa, düzeltirim.”

“Zevkine sınır tanımamak doğanın bir işkencesidir.”

“İçinizi dökün; dile gelmeyen acı, zaten dolu olan yüreğe akar, onu parçalanmaya zorlar.”

“En uzun gecenin de sabahı olur.”

“Ömür bir yürür gölge; zavallı bir kukla ki sahnede salınıp çırpınarak saatini dolduruyor, sonra bir daha adı duyulmuyor.”

Fulden Ufacık

İstanbul Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Fulden, okuduğu kitaplar ile kitap sevgisi aşılamayı amaçlıyor. Onun istediği hayatınızdaki dertlerden beş dakika bile olsa uzaklaşıp başka dünyalara yelken açmanızı sağlamak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.