Kafes dövüşü (MMA) nedir?

Share

Legend Fighting League tarafından organize edilen ve halk arasında ‘kafes dövüşü ‘olarak bilinen MMA maçları, son yıllarda Türkiye’de de ilgi görmeye başladı. Dünyada ise Elon Musk, Johnny Depp’i kafes dövüşüne davet etti.

Kafes dövüşünün tarihi MÖ 648’de Antik Yunan’da yapılan Olimpiyat Oyunları’na dayanıyor. Peki, Mixed Martial Arts (MMA) yaygın olarak bilinen adıyla kafes dövüşü nedir?

Mixed Martial Arts (MMA) Türkçe karşılığıyla “Karışık Dövüş Sanatları” diğer mücadele savunma, mücadele ve atak gibi farklı teknikleri içeren bir savunma sporudur. Kafes dövüşü, tarafların karşılaşmalarda üstünlük sağlamak için her türlü dövüş sanatı tekniğinden faydalanabilmesi nedeniyle en zor spor dallarından biridir. En çok tanınan karma savaş sanatları organizasyonları; Ultimate Fighting Championship ve Pride Fighting Championship’tir.

KAFES DÖVÜŞÜNÜN TARİHİ

MÖ 648’de Antik Yunan’da yapılan Olimpiyat Oyunları arasında Pankreas (Pankration) adında bir spor da katılmıştı. Pankration kelimesi Yunanca’daki her şey, tüm anlamına gelen “Pan” ile güçler anlamına gelen “kratos” kelimesinden türetilmişti ve Helenik boks ile güreşin karmasıydı. Karşılaşmalarda yalnızca iki kural vardı; biri ısırmamak diğeri gözlere zarar vermemekti. Karşılaşmalar taraflardan birinin bilincini kaybetmesi veya yenilgiyi kabul etmesiyle bitirilirdi fakat bazen de müsabıklardan birinin veya ikisinin ölümüyle son bulurdu. Kullanılan teknikler arasında yumruklar, eklem kilitleri, fırlatmalar, dirsek ve diz vuruşları ve tekmeler bulunurdu.

Büyük İskender pankreasçıların silahsız dövüşteki yetenekleri yüzünden askerlerini onlar arasından seçerdi. MÖ 326’da Hindistan’ı işgal ettiğinde beraberinde çok sayıda pankreasçı da bulunmaktaydı. İnanışa göre pek çok asya savaş sanatının doğuşu da bu döneme denk gelmektedir. Pankreas günümüzde karma savaş sanatları olarak bilinen şeyin de ilk kayıtlı formunu oluşturmaktadır.

Yunanıstan’daki pankreasın düşüşü Roma İmparatorluğunun doğuşuyla aynı zaman dilimine denk gelmektedir. Diğer dövüş sporları pankreasın önüne geçmiş ve Batı’da güreş ve boks hakim duruma geçmişti. Bu durum yüzyıllarca böyle devam etmiş ve Rio de Janeiro’da (Brezilya) ilk kez 1925 yılında karma savaş sanatları uygulanmaya başlamıştı.

1801 yılında George Gracie İskoçya’dan Brezilya’ya göç etmiş ve kuzeydoğu Brezilya’nın Para bölgesinde yaşamaya başlamıştı. Aynı bölgeye 1900’lerin başlarında Japon Mitsuyo Maeda da göç etmişti. Maeda bölgede kurulan kolonide Japon hükümetinin temsilcisiydi ve Graice’nin soyundan gelen Gustão ile yakın arkadaş olmuşlardı.

Maeda aynı zamanda tanınmış bir Judo şampiyonuydu ve onun oğlu Carlos’a Judo’yu öğretmeye başlamıştı. Maeda Japonya’ya döndükten sonra Carlos çalışmalarına devam eder ve kardeşine de öğrendiği sanatı öğretmeye başlar ancak Carlos bu sanata öğrendiği diğer savunma sanatından unsurları da eklemeye başlar. Carlos ve kardeşi Helio Bölgenin Karate okullarının temcilcilerinin, profesyonel boksörlerin, Capoeiracıların ve diğer sanatçılarının katıldığı Antik Yunan’daki Pankreas karşılaşmalarını andıran Vale-Tudo karşılaşmalarına katılırlar. Helio Gracie bu karşılaşmalarda karşısına çıkan Japon dövüşçüleri, boksörleri ve güreşçileri yenilgiye uğratır.

Vale-Tudo karşılaşmaları Amerika’ya da taşınır. Gracie kardeşlerden Rorion, Tayland’a yaptığı gezilerde gizli karma dövüş karşılaşmalarına şahit olmuş olan Art Davie ve Semaphore Entertainment Group’in (SEG) başkanlığını yapmış olan Bob Meyrowitz Ultimate Fighting Championship’i kurmuşlardır.
Kilo kategorileri, zaman veya raund kısıtlaması ve güvenlik ekipmanı bulunmayan bu karşılaşmalarda dövüşçülere sadece göz oyma, ısırma, balık kancası kullanmalarına izin verilmemekte ve dövüşler hakemin durdurması, Knock out veya sözlü veya işaretle bildirilen teslimiyet ile sona erdirilmektedir.

Ultimate Fighting Championship dışında farklı karma savaş sanatları müsabakaları da bulunmaktadır.

Hürriyet

Emre Kalkan

Serinletici idari işler yöneticisi ve teknoloji editörü Emre, mobil cihazlara ve donanımlara oldukça ilgili ve konsol oyunları olmadan yaşayamayacağına inananlardan. Türkiye'de VR'ın da öncülerinden olan Emre, bilgisayar programcılığı mezunu.

You may also like...