Close

Özgürlüğüne düşkün olan bir kadın Feniçka. Ancak yapmak istediği veya yaptığı bazı şeyleri sadece kadın olmak için saklamak zorunda kalmak onu yoran en önemli durum. Kadın olmak…

Kadın nasıl olmalıdır? Bence bu sorunun cevabını vermek veya düşünmek de anlamsız. Her insan farklıdır ve nasıl olmak istiyorsa özgürce, saklanmak zorunda kalmadan yaşamalıdır. Toplumun istediği şekilde bireyler olmak zorunda mıyız? Ya da bir kadın ona ne deniliyorsa onu yapmak zorunda mı? İşte Lou Andreas- Salomé bu tabuları yıkmak için yazmış bu kitabı. Ana karakterimiz Feniçka konuşmaları, kendini ifade edişi, özgürlüğü ile dönemine ayrıkı bir kadın. Özgür ruha sahip olan herkesin yaşadıklarını yaşıyor Feniçka. Özgürlüğü için direnen, hayatı sorgulayan bir kadın.

“Niçin her iki durumda da kızın doğasını daracık bir kalıba sıkıştırıp, böylesine katı bir çerçevenin içine hapsetmeye kalkışalım, diye kendi kendine sordu. Kadınları salt insani zenginlikleri içinde kavramanın, hep cinsiyetleri açısından bakmaktan, hep yarı şematize ederek görmekten kaçınmanın bu kadar zor olması ne tuhaftı. İnsan kadınları ister idealize etsin ister şeytanileştirsin, her durumda erkeğe bağlı değerlendirip basitleştiriyordu. Belki de kadına adeta bir sfenks karakteri yüklenmesinin temelinde büyük ölçüde, erkeğinkinden hiç de geri kalmayan eksiksiz insaniyetinin bu ağır basitleştirmeyle örtüşmemesi yatıyordu.”

Erkek-kadın ilişkilerine değinerek erkeklerin yaptıklarını kadınların da yapabileceğini değinmiş yazar. Yaşadığı dönemdeki kadın-erkek ilişkilerindeki “görev” normuna karşı çıkmış. Bunu da Max Werner ve Feniçka üzerinden anlatmıştır. Erkelerin yapacağı bir şeyi neden kadınlar da yapmasın? Max Werner hayatında ilk kez Feniçka gibi özgürlüğüne düşkün bir kadınla karşılaştığında düşüncelerinin şekillenmesine şahit oluyoruz. Onu hayatındaki diğer kadınlarla karşılaştırarak yaptığı her hareketi kendi içinde sorguladı.

“Bu gerçekten de çok çirkin bir şey! Yani kadınlara bazı durumlarda gizliliğin düpedüz dayatılmasını kastediyorum. Bunu başarırlarsa da mutlu olmaları gerekiyor – erkekten de olağan bir şeymiş gibi, ketumluğuyla, bağışlayıcılığıyla, dikkatiyle kendilerini korumasını ve savunmasını beklemeliler! Evet, dünyanın şu haliyle bu gerekli olabilir, fakat benim duyduğum en aşağılayıcı şey. İnsanın yürekten inanarak yaptığı bir şeyi saklamak veya inkâr etmek zorunda kalması! Sevinmeniz gerekirken utanç duyuyorsunuz!”

Sizleri sorgulatacak, bazı yerlerde şaşıracağınız bazı yerlerde hayrete düşeceğiniz bir kitap. Kısa olmasına rağmen düşünerek okumanız gerektiğine inanıyorum bu kitabı. Yazarın hayatını araştırdığınızda Feniçka karakteri ile benzerliklerine şahit olacaksınız. Özgür ruhlu, yaptıklarını saklamaktan hoşlanmayan bir kadın. Yaşadığı dönemde kadına yüklenilen özellikleri düşündüğünüzde Lou Andreas Salomé ayakları üzerinde duran güçlü bir kadın olduğunu kanıtlıyor.

Güçlü kadınların olduğu, normların karşı çıkıldığı kitaplardan hoşlanıyorsanız bu kitaba bakabilirsiniz.

“İki aşık için önemli olan her zaman dünyaya değil , birbirlerine nasıl baktıklarıdır . Mutluluğun ne kadar korunacağı , ne kadar sağlam olduğu veya çıkan ilk sorunda birbirlerini terk edip etmeyecekleri ; bu sorular insana daha çok eziyet eder . ”

“Bakış açımızı genişleten, hayatı önümüze seren ve bizi bağımsızlaştıran kitaplar niye bir cephe hizmeti olsun ki, bu dünyada bizi özgürlüğe yaklaştıran tek bir şey varsa o da zihinsel çalışmalardır.”

“Kaygısızca yaşamalıyım ya da hiç. Bu yüzden gizlilik benim doğama öylesine aykırı.“

” Büyük kuramlar geliștiriyoruz, ruhen uyumlu olmak istiyoruz, her şeyi kılı kırk yararcasına sınamak istiyoruz, ama sonunda bașka hiçbir ișarete bakmadan anın bahșettikleriyle seçiyoruz birbirimizi.”

“Geceleri kitapların başında oturmayı tercih ederim. Ortalık o kadar sessizken…”

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on Facebook
Facebook
Share on Google+
Google+
Share on LinkedIn
Linkedin
Email this to someone
email

Fulden Ufacık

İstanbul Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Fulden, okuduğu kitaplar ile kitap sevgisi aşılamayı amaçlıyor. Onun istediği hayatınızdaki dertlerden beş dakika bile olsa uzaklaşıp başka dünyalara yelken açmanızı sağlamak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.