Close

Bobby Brown’un Olağan ve Üstü Öyküsü, Arzu Birol

Havtorlu Albay Algor’un Dünya’ya evrimi gerçekleştirmek ve insanını bulması için gezegenler arası bir yolculuk gerçekleştirmesi gerekir. Peki onun bu olağan ve üstü hikayesini okumaya hazır mısınız?

Öncelikle kahramanımız bir köpek. Evet, yanlış okumadınız kahramanımız Algor, Dünya’ya sevimli, küçük, kahverengi bir köpek bedeninde gelir.Üstelik kendini Şişli Cami’nin avlusunda bulur. Bilmediği, kocaman İstanbul’da insanını bulabilecek midir?

Kitapta beni etkileyen ilk durum kahramanın bir köpek olması oldu. Dünya’yı bir hayvanın gözünden okumak, insanları onunla yeniden tanımak ve en önemlisi kendimi onun yolculuğunda yeniden bulmak…
Bu kitabı sadece onun olağan ve üstü öyküsü olarak okumayın. Bu kitabı okurken kendi duygularınızı -sakladığınız veya unutmak istediğiniz duyguları- çıkarıp Algor ile kendi evriminize doğru içsel bir yolculuk yapın. Ben kitabı okurken hayatımı, yaşadıklarımı, yaptığım şeyleri düşünerek kendimi yeniden keşfettim. Belki de yaşamın gizli kutusunu içinizden Algor’un yaşadıkları ile tekrardan açacaksınız.

“Yaşam sürekli değişerek dönüşen sonsuz bir enerji portalı. Var olan hiçbir şeyin aynı kalması mümkün değil. Bunu içsel olarak kabullendiğin zaman hayatı bu denli sihirli kılan şeyin de yine bu değişimin ta kendisi olduğunu kavrayabiliyorsun.”

Algor’un bu olağan ve üstü hikayesi ile sevgiyi, aşkı, empati duygusunu, umudu, birinin sizin için önemli olmasının güzelliğini yeniden keşfederken aynı zamanda bazı kişilerin empati duygusundan yoksun olduğunu, çıkarlarına önem verdiklerini yeniden göreceksiniz. Bir de hayvan ve çocuk yetiştirmenin ne kadar önemli olduğunu yeniden fark edeceksiniz. Dünya ne kadar tehlikeli ve bazen çıkarılarına düşkün insanlarla karşılaşsak da sevgi ve umut içimizde filizlenip büyümeli. Çünkü hayata nasıl bakarsanız hayat da size o şekilde gözükür.

“Sen değiştikçe hedeflerin de değişebilir. Körü körüne bir şeyleri saplantı haline getirmektense zamanın ruhuyla hareket etmek en iyisidir.”

Yazarın dilini çok sevdim. Ayrıca hayvanlar hakkında bilgisini kitabında yansıtmış. Bir köpeğin gözünden dünyayı okumak gerçekten keyifliydi. Umarım kendi yolculuğunuzu yaparken Albay Algor’un olağan ve üstü hikayesini hatırlayıp yüzünde güzel bir gülümseme olur.

Keyif alarak okudum bu kitabı. Eğer bu tarz kitaplardan hoşlanıyorsanız bu kitaba mutlaka bakmalısınız.

“Evet, sanat yaşamı anlamanın en güzel yolu.”

“Çünkü insan ancak zihnen iletişim kurduklarını unutabilirdi.. Kalbini açtıklarını unutamazdı.”

“Yaşanmışlıklar mutlaka mekanlar üzerinde iz bırakıyordu.”

“Acı çekmekten korkansan kimseyi sevemezsin. sevmeden yaşayamazsın; yaşamadan da bilemezsin.”

“Aşkın, türle, cinsle güzelle çirkinle işi mi olurmuş hiç? O aşk. Tüm katmanlarıyla şimdi ve buradadır o.”

“İyi ve kötü hakkında keskin köşeleri vardı insanların. Sevmek iyidir, acımak kötü. Oysa evreni oluşturan hiçbir şey köşeli değildi. Her şey daireseldi. Ve karşımızdaki kişinin ruhuna ancak ona şefkat duyduğunuzda dokunabilirdiniz. İnsanların pek çoğu bunun farkında değildi.”

“Kendi içinde güven duygusunu inşa etmenin olmazsa olmazı dengede olmaktır. Kendi iç dengenizi bulmalı, sadece kriz anlarında değil her an merkezinizde kalmayı öğrenmelisiniz.”

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on Facebook
Facebook
Share on Google+
Google+
Share on LinkedIn
Linkedin
Email this to someone
email

Fulden Ufacık

İstanbul Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Fulden, okuduğu kitaplar ile kitap sevgisi aşılamayı amaçlıyor. Onun istediği hayatınızdaki dertlerden beş dakika bile olsa uzaklaşıp başka dünyalara yelken açmanızı sağlamak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.