Kopenhag Dağı – Kaspar Colling Nielsen

Danimarka sınırlarının içinde bulunan bir yere bir dağ yapılmasına karar verilir. Evet, yanlış okumadınız bir dağ inşa edilmesini ister Danimarka Hükümeti. Bu dağın inşaatı 200 yıl sürer. Artık Danimarka’nın ortasında yüksekliği üç bin beş yüz metre yüksekliğinde ve elli beş kmden daha fazla alana yayılan bir dağ vardır.

Böyle okuduğunuzda garip bir olay gibi gözüküyor, değil mi? Evet, garip olağan dışı bir durum. Kim bir ülkenin ortasına dağ inşa eder ki? Hatta bu dağ öyle popüler olur ki dünyanın her yerinden bu dağa akın akın insanlar gelir. Yeni türler ortaya çıkmaya başlamıştır.

Sizleri okuyacağınız şeylerin olma ihtimalini düşünmekte zorlanacağınız garip hikayelere doğru bir yolculuğa çıkaracağım. Yazarın hayal gücüne hayran kaldım. “Olabilir mi böyle bir şey? Yok, olmaz sanmam ama ilerde belki olur.” diye düşünerek birbirinden ilginç öyküler okudum.
Kitabın her kesime hitap edeceğini düşünmüyorum. Çünkü bazı hikayelerin içinde bulunan durum, yaşananlar bazı kişileri rahatsız edebilir. Bence yazar, insanları rahatsız etsin ve bu rahatsızlık sonucu onları düşündürsün diye bu şekilde yazmış. Danimarka Edebiyatı’na da bu kitapla başlamış oldum.

Adaptasyon ve sosyal deney gibi konuları düşünerek okumanızı isterim bu kitabı. Yeni bir ortam, yeni bir oluşum ve yeni türler. Yeni türleri ayrıntısına kadar oluşturmasına hayran kaldım. Yazarın iyi bir anatomi bilgisi olduğunu düşünüyorum. Bu durum da okuduklarımı daha derinlemesine düşünememi sağladı.

Farklı olmak, hayallerin ne olursa olsun peşinden gitmek gibi konuların içinde barındıran hikayeler karşılıyor sizi. “Farklı olmak bir kusur mu yoksa bir lütuf mu?” sorusunu düşüneceksiniz kitabı okurken.

Hikayelerin içinde topluma ve devlete yapılmış eleştirileri okurken kendi ülkenizdeki konularını da sorgulamalısınız. Zengin ve fakir ayrımını insanların yaşam biçimlerine göre düşünürken kalıplaşan düşüncelerin aslında yıkılabileceğinin de bir kanıtı niteliğinde bu kitap.

Eğer sıra dışı bir konu üzerinde yazılmış kitaplar okumaktan hoşlanıyorsanız bu kitaba bir şans verebilirsiniz.

“En parlak gün ışığında, erişir kusursuzluğa limon içinde ne kadar karanlık varsa.”

“Her şeyde bir parça karanlık vardır. Dünyadaki her nesne, her insan ve her hayvanın içinde fark ettiğimiz ve belli isimler taktığımız, renkli şekillerle kısmen örtbas edilen bir karanlık yatar.”