Ponso No Tao Adası’na Yolculuk Ve Uçan Balıklar

Pasifik Okyanusu’ndaki adaların doğal ve kendilerine has güzelliklerini duymayanınız yoktur. Ponso No Tao Adası da bu adalardan bir tanesi.

Yerli halk tarafindan “Ponso No Tao” yani “Ponso İnsanlarının Adası”, II. Dünya Savaşı’ndan sonra ise Tayvan halkı tarafından (蘭嶼 Lányǔ) orkidelerin bolca bulunduğu Orkide Adası olarak bilinen ada, Tayvan’ın en güney noktasında yer almakta. Ayrıca, Tayvan’nın güneydoğu bölgesinde bulunan Taitung şehrine 64 km yani feribotla yaklaşık olarak 2.5 saat uzaklıkta.

Adayı özel kılan, 3000’i askın Yami yerlisinin 800 yıldır doğa ile harmoni içinde yaşadıkları, filmlere mekan olabilecek kadar güzel olan bu coğrafyada tüm etkenlere rağmen kültürlerini, geleneklerini ve dillerini yaşatmaya çalışma çabası…

Lanyu Adası’nın ufak oluşu (49 km2) ve tarıma elverişli toprakların haliyle kısıtlı olması adalıların besin ihtiyaçlarını karşılamaları için okyanusa yönelmelerine sebep olmuş. Nesillerdir kayıklardan avlanma tekniklerine kadar her gereksinimlerini geleneksel yöntemlerle yapan Adalılar için okyanus kutsal. Özellikle, “Rajun” yani bahar aylarında Kuroshio akıntılarının getirdiği uçan balıkların gelişi ada kültüründe önemli olaylardan birisi.

Yamiler’e göre uçan balıklar cennetten gelen kutsal bir armağan. Bu yüzden Rajun ayinin ilk gününde Adalılar, adanın en güneyinde kalan kimsenin yaşamadığı kutsal Xiao Lanyu Adası’na (Küçük Lanyu) kayıklarıyla gidip inançlarına göre Yüce Ruh’a (bir çeşit Okyanus tanrısı) minnettarlıklarını göstermek için bu adada bir çeşit ayin yaparlar. Rajun ayları boyunca yakaladıkları uçan balıkların türleri ve sayıları okyanustaki ekolojik dengeyi korumak adına sınırlı tutulur.

Taolar için kutsal olan bir diğer şey ise nesilden nesile aktarılan, atalarından kalma yöntemlerle ve tek bir çivi bile kullanmadan yaptıkları el yapımı balıkçı kayıkları. Büyük bir ustalık ve sabır gerektiren bu kayıkların yapımı başlangıçtan bitime kadar 3 yıl sürüyor!

Feribotla uzaklardan yavaş yavaş yaklaşırken, okyanusun ortasında çöldeki bir serabı andıran bu güzel adada Kaiyuan Liman’nına yanaştiğınızda gözünüze çarpan ilk olumsuz görüntü Seven-11’nın varlığı. İkinci üzücü gerçekse, adada’nın kuzeyindeki nükleer atık tesisleri…

Coğrafi olarak Tayvan’dan ayrı olan ada 1967’ye kadar koruma altında ve ziyaretçilere kapalıyken, 1967 yılı sonrası bu uygulama kaldırılıyor. Yerli halkın tüm tepkilerine rağmen 1982 yılında nükleer atık (low-level) tesisleri inşaat ediliyor. Bundan ötüru, adada yerli halkın yabancılara karşı çok dostça ve sıcak olmadığını belirtmek isterim. Fakat, bu durumun üstesinden gelmenizin yolu yerli halka ilk adımı sizin atmanız. “Agogayii!” adali diyalektinde “Merhaba!”, “Ayoyi” “Teşekkür ederim” demekle başlayın, fotoğraf çekmeden önce izin isteyin ve kimsenin bahçesine izinsiz girmeyin!

Ada’daki arkadaşımın hakkımdaki açıklamaları: “Adaya ayak basan Türkiyeli ilk gezgin:

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Utkan Kocatürk

Erzurum'da dogudum, cocukluk yillarimin bir bolumu Izmir'de, Diyarbakir'da ve kismen Fatsa'da, yeni yetme hallerimin bir bolumu Luleburgaz'da ve Ankara'da gecti. Seyahat etmegi sevmemin, hep baska yerler gormek istememin sebeplerinden bir tanesidir hayatimin her evresinin baska sehirlerde gecmesi. (Ayrica Baris Manco'yla buyumenin de etkisi var!)... Yaklasik 8 senedir ogrenci olarak geldigim Amerika Birlesik Devletleri'nde yasiyorum. New York, NY ,Madison,WI derken suan Los Angeles,CA'ta bulunmaktayim. Amerika'nin hemen hemen her eyaletini gezdim. Yakin zamanda guneydogu Asya seyahat planlarimi gerceklestirdim. Hedefte orta ve guney Amerika var. Bunlarin disinda fotograf sanatiyla ve muzikle ilgilenmekteyim(ses muhendisiyim, ayrica besteler yapmaktayim). Los Angeles'taki Gece Bisikletcileri grubuna uyeyim ve ayrica Santa Monica Plaj Voleybolu grubunun koordinatorlerinden biriyim. Benim icin seyahat etmek hem ilham kaynagi hem de antropolojik-sosyolojik gozlem yapmami saglayan kisisel bir deneyim. Baska bir degisle seyahat ederken sadece gezip gormege odaklanmak yerine daha cok incelemek, kulture ve atmosfere olabildigince adapte olmaya ozen gosteriyorum. Paylasmanin ve ulasmanin gucune inananlardanim. iyi kesifler! |utkan.kocaturk@serinletici.com

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.