Keşfedilmemiş Cennet El Nido, Palawan, Filipinler

İsmi gibi güzel bir yer El Nido. Henüz dev otellere, AVM’lere teslim olmamış bir yer. Zamanda geriye yolculuk yapmak gibi; hala toprak yollarda yürürken ayaklarının kirlenmesi hoşuna giden bir romantiksen, taze hindistan cevizi suyunu mavinin türlü tonları okyanusa, hamakta Einstein’nın relativity teorisini ispatlamaya çalışırcasına yudumlamayı ve palmiye ağaçlarının hışırtısını kulaklarında stereo olarak duymanın hep fantezisini kurduysan, elektrik- su kesintilerine aldırış etmem” bana doğa yeter “diyorsan : Hemen El Nido’ya!

Son yıllarda Dünya’daki iyi olaylardan biri olan Eco Turizm trendiyle beraber yıllarca doğal zenginlikleri sömürülen Filipinler biraz olsun uyanmış. 7000 üzerinde adadan oluşan ve türlü ekosistemi barındıran bu adalar ülkesinde korunabilmiş “the last frontier of Eco tourism”(Eco Turizmin son sınırı) lakaplı sayılı yerlerinden olan Palawan Ada’sinin kuzeyinde yer alan, nüfusun çoğunluğunu çiftçilerin ve tek tuk yabancı yatırımcıların (çoğunlukla Fransız) oluşturduğu bir yer El Nido.

El Nido’ya Filipinler’in başkenti Manila’dan 1 saat süren direk uçuşlar var. Bir diğer seçenek ise Ada’nın baş şehri olan Puerto Princesa’ya uçmak ( ~1:30) oradan Roro ve ya Shuttle’la yaklaşık 7 saat suren kara yolculuğu yapmak. Uzun deniz yolculuklarına dayanabilirim derseniz gemiyle ulaşım da mümkün. (Ben 2. seçeneği seçtim çünkü Puerto Princesa’yi görmek planlar arasındaydı.)

El Nido her ne kadar küçük bir kasaba olsa da, tricycle-larin çokluğundan ve gürültülü olmalarından kimi zaman büyük şehir hissi verebilir. Bu durumun üstesinden gelmek isterseniz, Corong Corong ve civarındaki yerlerde kalmanızı öneririm. Kaldı ki tricycle ile 10 dakikada ya da yürüyerek 30 dakikada El Nido’ya ulaşabilirsiniz.

El Nido’da Yapilacaklar:

1) Island Hopping (Ada Turları):

Bacuit Koyu’ndaki takım adaları balangaylarla turlamak El Nido’da yapılacak en güzel aktivitelerden biri. Öğle yemeği (kaptan tarafından hazırlanıp servis yapılıyor, bolca deniz ürünleri ve tabi ki otantik meyveler) dahil olan bu aktivitelerle sadece her biri ayrı ayrı güzel adaları görmekle kalmayıp adaların çevrelerinde şnorkel yaparak berrak suların altında türlü deniz canlılarını gözlemleyebilirsiniz. Nemo’yu da göreceksiniz =) Bu arada turlar A,B,C ve D seklinde 4 çeşit olarak sunulmakta -eee haliyle ada çok olunca…- Turlar sabah 9’dan öğlen 3’e kadar sürmekte. Yani çokça zamanınız olacak adaları sindire sindire görmek ve bolca yüzmek için. Turların hepsini öneririm! Fiyatlar: 1200 peso – 1800 peso arasında değişiyor. Ayrıca sadece bir seferlik 200 peso Eko Turizmi Destekleme ücreti veriyorsunuz ve bu iki hafta boyunca geçerli.

2) Taraw Zirvesi’ne Yürüyüş:

Siyah kireç taşlarından oluşmuş Taraw Tepesi’nin zirvesinden büyüleyici Baycuit Koyu’ndan güneşin doğuşunu izlemek gerçekten muhteşem. Yürüyüş, gidiş-dönüş toplam 2,5 saat sürüyor. Kayalar sert, sivri ve yol boyunca bir kaç defa tırmanış yapacağınız için yürüyüş ayakkabısı ve ya dayanıklı bir sandalet öneririm.

3) Kano Kiralayıp 7 Commandos Adası’nda Bir Gün Geçirmek:

Dedim ya ada çok diye, haliyle seçenekler de öyle. Biz Corong Corong’da kaldığımız için 7 Commandos Adası’na kanoyla gitmeyi tercih ettik. Gidiş, yaklaşık 1 saat sürüyor. 7 Commandos Adası’ni neden tercih ettiğimi sanırım yukarıdaki fotoğraflarım çok iyi özetliyor. Ayrıca kafa dinlemek için çok güzel pudra kıvamında bir kumsal, bol bol taze hindistan cevizi suyu alabileceğiniz ufak bir kafe ve büyüleyici bir vista var önünüzde. Daha ne olsun?

4) Otantik Yemekler:

Her ne kadar Filipin mutfağı favorim olmasa da, sunduğu seçeneklerle maceracı yemek severler için denenmesi şart dünya mutfakları arasında. “Crocodile Sisig” yani Timsah kavurmayı yanında soğuk hindistan cevizi suyuyla denemenizi öneririm. Her zaman dediğim gibi yerli restoranları tercih edin, farklı ve yöresel birçok seçenek bulacaksınız.

5) Marimegmeg Kumsalı:

Corong-Corong’dan 15 dakika yürüyerek ve ya 5 dakikalık tricycle ile Marimegmeg Kumsal’ına gidip bütün günü burada geçirebilir denizin gel-git hareketlerini kahvaltı, öğle yemeği eşliğinde ve gün batımını güzel bir aksam yemeğiyle izlenenebilir unutulmaz bir deneyim yasayabilirsiniz.

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Utkan Kocatürk

Erzurum'da dogudum, cocukluk yillarimin bir bolumu Izmir'de, Diyarbakir'da ve kismen Fatsa'da, yeni yetme hallerimin bir bolumu Luleburgaz'da ve Ankara'da gecti. Seyahat etmegi sevmemin, hep baska yerler gormek istememin sebeplerinden bir tanesidir hayatimin her evresinin baska sehirlerde gecmesi. (Ayrica Baris Manco'yla buyumenin de etkisi var!)... Yaklasik 8 senedir ogrenci olarak geldigim Amerika Birlesik Devletleri'nde yasiyorum. New York, NY ,Madison,WI derken suan Los Angeles,CA'ta bulunmaktayim. Amerika'nin hemen hemen her eyaletini gezdim. Yakin zamanda guneydogu Asya seyahat planlarimi gerceklestirdim. Hedefte orta ve guney Amerika var. Bunlarin disinda fotograf sanatiyla ve muzikle ilgilenmekteyim(ses muhendisiyim, ayrica besteler yapmaktayim). Los Angeles'taki Gece Bisikletcileri grubuna uyeyim ve ayrica Santa Monica Plaj Voleybolu grubunun koordinatorlerinden biriyim. Benim icin seyahat etmek hem ilham kaynagi hem de antropolojik-sosyolojik gozlem yapmami saglayan kisisel bir deneyim. Baska bir degisle seyahat ederken sadece gezip gormege odaklanmak yerine daha cok incelemek, kulture ve atmosfere olabildigince adapte olmaya ozen gosteriyorum. Paylasmanin ve ulasmanin gucune inananlardanim. iyi kesifler! |utkan.kocaturk@serinletici.com

İlgili Yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.