iPhone 6S Analizi: Neler Değişti, Satın Almaya Değer Mi?

Teknoloji dünyasının en renkli akşamlarından birini daha geride bıraktık.

Beklendiği üzere iPhone 6 tasarımıyla gelen iPhone 6S (ve sürekli anmayı unutacağım için baştan iPhone 6S Plus’ı da söyleyeyim) için söylenebilecek en büyük ve kayda değer yenilik elbette 3D Touch. Apple Watch ve MacBook’larda kullanılmaya başlanan Force Touch yani dokunma basıncınıza göre cihazın farklı tepki vermesi, iPhone 6S ve 3D Touch ile üç seviyeye çıkartılmış. Örnek vermek gerekirse normalde kamera ikonuna bastığınızda nasıl kamera açılıyorsa, 3D Touch sayesinde daha fazla (veya az) bastırmanız halinde kamera size ön kamera, fotoğraflar gibi diğer ilgili seçeneklere giriş imkanı sağlıyor. Bu da demektir ki, 2007’deki ilk iPhone’dan beri kullanıcı deneyimi açısından görsel değişiklikleri saymazsak en büyük farklılığı 3D Touch ve iPhone 6S ikilisiyle görmüş olduk.

RAM konusunda iPhone 6’da görmediğimiz güncelleme de iPhone 6S ile gelmiş bulunuyor. Evet, Apple’ın işletim sistemi iOS, Android’e göre gayet az RAM ihtiyacına sahip olabilirdi ama görüyoruz ki artık ileriye bir adım atma zamanı daha gelmiş. 1 GB’tan 2 GB’a çıkan iPhone 6S’in RAM’i ve A9 işlemcisi, uygulama ekosistemi açısından daha güçlü örnekleri göreceğimizin en büyük işareti olacak. Tabii aynı işaret iPhone 6 ve daha önceki modeller için de eskime çanlarını biraz daha hızlı çaldırtacaktır.

iPhone 5S’ten beri kullanılan Touch ID’nin yeni jenerasyonu sayesinde daha hızlı parmak izi okuyabilecek olan iPhone 6S’te (ki ilk jenerasyondan da aslında şikayetçi olan yoktu) kamera da 12 MP bir modelle değiştirilerek 4K video çekme standartını yakalamış. Piyasada genelde en iyi kameralarıyla tanınan iPhone modelleri için, daha çok psikolojik olarak atılması gereken adımlardan biri olarak düşünebiliriz.

Ve gelelim tabii ki Apple’ın yine kullanıcıları hiçe saydığı noktalara… Bu konuda geçen seneki pek çok kişinin de dillendirdiği gibi benim de eleştirim 16 GB’lık iPhone 6S’lik modele gidiyor. Tamam, bulutta fotoğraf vb şeyleri depolamak hayli yaygınlaşıyor ve iCloud’ta da çok iyi indirimler var ama kimse iPhone gibi bir cihazın, 1 GB’tan çok ama çok büyük uygulamalar dahi bulunurken artık 16 GB’lık bir girilş modeline sahip olmasını haklı gösteremez. iPhone 6’nın 16-64-128 GB’lık modelleri aynı şekilde iPhone 6S’te de devam ediyor ve çoğu kullanıcı için en ideal model 32 GB’lık başlangıç seviyesi yerine 16’dan 64’e zorunlu bir terfi dayatılıyor.

Bir de özellikle geçtiğimiz yılki iPhone 6 Plus’ın bükülme sorunlarını hatırlamayanınız yoktur sanırım. Apple bunu önlemek için 7000 serisi alüminyum kullanmış ama soruna ertesi yıl çözüm bulmak, geçen yılki cihazı alanların deneme tahasına döndüğü gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Burada geçen yıldan mutsuz bir kitle oluştuğunu esgeçmemek gerekli. Belki bununla bağlantılı küçük bir ayrıntı ama bire bir iPhone 6 ile aynı gözükmesine rağmen iPhone 6S’in, 138.1 mm’ye karşılık 138.3 mm kadar kalın olduğunu belirtmekte fayda var.

Ve büyük soru: Terfi etmeli miyiz?

Her ne kadar Apple şimdilik Amerika’da geçerli olan ve “her yıl yeni iPhone” mottosunu gerçekleştirecek olan iPhone güncelleme programını başlatmış olsa da, kişisel olarak iki yılda terfiye daha yatkın hissediyorum kendimi. 3D Touch falan evet yeni şeyler ama örnek olarak Android’te herhangi bir şeye basılı tuttuğunuzda gelen menüleri fazla teknolojik olarak sunmanın ötesine geçmediğini de itiraf etmek gerekiyor.

Apple, 9 Eylül akşamı elinde olanları çok daha parlak bir şekilde tekrar ve tekrar dünyaya sundu. iPhone 6S dünyada ve artan kurlar sonrası 3000 liralara ulaşan fiyatına rağmen ülkemizde eminim ki çok güzel satış rakamlarına yine ulaşacak. Ancak dönüp baktığımızda tüketim çılgınlığının esiri bir jenerasyondan fazlasını da görüyor olmayacağız.

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Tolga Erbak

1986 yılında Kırklareli’de doğan Tolga Erbak, ilk ve orta öğretimini aynı şehrin Lüleburgaz ilçesinde tamamladı. Eğitim yaşamına İstanbul Kültür Üniversitesi’nde işletme okuyarak devam eden Tolga, üniversite yaşamının ardından İngiltere’de dil eğitimini tamamladı. Bu süre zarfında online dergi EDergim’in genel yayın yönetmenliği, yabancı film/diziler için altyazı çevirileri ve çeşitli dergi & sitelere Formula 1 haber çevirileri yapıp köşe yazıları yazan Tolga, aynı zamanda Türkiye’de önemli yer tutan sözlük sitelerinden Limon Sözlük’ün de kurucusu. Tolga Erbak’ın 2010 yılında başladığı ilk romanı Gidecek Var, yaklaşık 1,5 yılda tamamlandı ve 2012′nin Aralık ayında, Cinius Yayınları’ndan çıktı. 2015 yılında Beykent Üniversitesi İşletme Yönetimi (MBA) bölümünde yüksek lisansını tamamlayan Tolga, yine 2015’te, internet kullanıcılarının değişen beklentileri çerçevesinde Limon Sözlük’ü yeniden konumlandırarak aktüel haber-eğlence sitesi Serinletici'nin kurulmasına öncülük etti ve halen Serinletici'nin genel yayın yönetmenliği konumunda yer alıyor. | tolga.erbak@serinletici.com

İlgili Yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>